X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Popülerlik artık önemli değil'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Popülerlik artık önemli değil'

  • Giriş Tarihi: 11.2.2015
'Popülerlik artık önemli değil'
'Popülerlik artık önemli değil'

Yıllarını müziğe veren sanatçı Kadir İpek, işin mutfağında olmayı, medyada göz önünde olmaya tercih ettiğini belirterek "Geldiğim noktada popülerliği önemsemiyorum" diye konuştu

Ailesinin yanında marangozluk yapıyordu. Müziğe duyduğu sevdayla 16 yaşında tek başına Diyarbakır Dicle'den Ankara'ya geldi. Küçük Emrahların, Küçük Ceylanların dönemiydi tam da… Müzikle iç içe bir hayat kurdu kendisine, ünlü isimlerle tanıştı, pek çok albüm çıkardı. Sanatçı Kadir İpek yıllar süren müzik yolculuğunu anlattı. 2014 yılında 13'üncü albümü "Nefes" i sevenleri ile buluşturan İpek, geldiği noktada artık popülerliği önemsemediğini belirtti. İşin mutfağında olmayı, medyada göz önünde olmaya tercih eden sanatçı TRT 6'da 41 bölüm yayınlanan programında TRT repertuarına altı yüzden fazla eser kazandırdı.

İLKOKUL ÖĞRETMENİ TEŞVİK ETTİ

Müziğe ne zaman başladınız?

Biraz klasik bir cevap olacak ama çok küçük yaşlarda başladım. Okulda bir hobi olarak başladı. İlkokulda İbrahim Keskin hocam vardı. Ben o zaman ilkokul 4. sınıftım. Bir gün geldi. Okulda beni dinledikten sonra, 'Sen bu işi yapmalısın' diye beni çok teşvik etti. Bunun akademik tarafını da tamamlamalısın, gitmelisin dedi. İlk başlangıç onunla oldu. İlkokulu bitirdikten sonra aileme katkım olsun diye marangozluk yapmaya, marangoz yanında çalışmaya başladım. Kaza geçirdim sağ elimden, bir iki parmağım zarar gördü. Ama benim mutlaka bir iş yapmam lazım. Benim zamanımda çocuk furyası vardı. Küçük Emrahlar, Küçük Ceylanların olduğu döneme denk geldim ben. Onlardan birkaç yaş büyüktüm. 16-17 yaşında çıkıp Ankara'ya geldim. Cehalet mi bilmiyorum ama galiba yaşıma göre fazla olgun bir çocuktum. Anne baba nasıl izin verdi derseniz? Babam kararlılığımı gördü. Annem babama Ankara'ya gitmeme izin verdiği için kızmış. Daha sabidir, çocuktur niye izin verdin diye… Babam da, 'İzin vermeseydim de gidecekti ama bu sefer küs gidecekti. O zaman bu kapı tamamen kapanırdı, bu kapı kapanmasın, yenilirse geri dönebilsin diye izin verdim' demiş. Babam çok güzel kaval çalardı. Hüzünlü bir eser çaldığında gözlerim dolardı. Sanıyorum müzik yeteneğim ondan gelmiş.

17 YAŞINDA İLK ALBÜM

Kaç albümünüz var. İlk albümünüzü ne zaman yaptınız?

Son albümüm 13'üncü albümümdür. İlk albümümü 17 yaşında yaptım. Yönetmeni Musa Eroğlu idi. Herkes kol saati falan alır ama bana o zaman bir duvar saati hediye almışlardı. Ama çok güzel yıllardı. Müzik sanki daha çok saygı görüyordu o dönemlerde. İkinci albümümü 19 yaşında yaptım. O çok sattı. 'Caney Caney' albümü idi. O parçayı daha sonra pek çok kişi okudu. Anonim bir türküydü. Yeni söz yazmıştım. O albümü de Musa Eroğlu yönetmişti. O dönemde albümler milyonlar satıyordu. Şimdi 100 bini bulana kral diyorlar.
İstanbul'da da yaşadınız…?
Tabi, 16 yıl İstanbul'da yaşadım.16 yıldan sonra Ankara'ya döndüm. İstanbul'dan önce de bir Ankara evveliyatım vardı. 1984 yılında Ankara'ya geldim.

KUŞAK DEĞİŞTİ

TRT'de kimlerle çalıştınız?
İsmet Akyol, Hikmet Taşan, Erkan Sürmen… Bunlar benim hocalarımdı, üstatlarımdı.
Günümüz müziğini nasıl buluyorsunuz?
Kuşak değişiyor, zevk değişiyor, sound değişiyor. Hele ki bu devirde her şey çok hızlı. Bazen insan ayak uyduramayabiliyor, hantal kalıyorsunuz. Şimdiye baktığınızda daha basit, daha anlaşılır, çabuk tüketilir şeyler yapılıyor. Bunlar rağbet görüyor. Baktığımızda eskilerin yaptığı şeylerin daha kalıcı olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce müthiş bir lügat kullanmışlardır diyebilirim. Ama oldukça başarılı genç arkadaşlar da var. Biz de bunların içinde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.