X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ünal TURAKOĞLU: Bakkal kurtarıcı mı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ünal TURAKOĞLU: Bakkal kurtarıcı mı?

  • Giriş Tarihi: 20.2.2015

Bir başkan düşünün...
Sezona "hedefimiz üst sıralar"la başlayıp sezon ortası "Kümede kalsak yeter"e dönen...
İstediği futbolcuyu oyundan çıkarmadı diye antrenör değiştiren...
Oynanan futbola değil de oyuncusunun saçıyla sakalıyla uğraşan...
"İrfan Buz ile uzun yıllar çalışmak istiyoruz" dedikten 2 ay sonra kovan...
"Kulübümüzün 1 TL borcu yoktur" deyip kendini avutan...
Yapan da yapan, diyen de diyen...
Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir insan Cavcav. Öyle bir hale geldi ki, 30 senedir küme düşürmüyorum dediği kulübün sonunu bizzat kendisi erken görüp, "Küme de kalsak yeter" açıklaması yaptı.
Yaptığı her değişiklik, bize belki malzeme oldu, haber yaptık, tartıştık, yazdık. Ama o insanların gözüyle bakıldığında Cavcav'ın tavrı teknik adamlara saygısızlık boyutuna ulaştı. Çünkü onları üç kuruşa alınıp, satılan pullara çevirdi.
Gerçi o kadar çok teknik direktör var ki ortada dolaşan, aslında Cavcav'a da kızmanın anlamı yok.
Bellemişiz 3-5 isim, takım kötü mü gidiyor hemen çağır. Ya tutarsa!
Aynı hoca 2 ay sonra başka bir yerde. Öyle insanlar var ki ben peşinatımı alayım da kovarsa kovsun derdinde. Kimsenin Türk futbolu, genç oyuncular, Avrupa hayali, taraftarın beklentisi falan umrunda değil. Yeter ki üç kuruşu cebine koysun, ondan sonra
"Ammaaaan Gençler olmazsa Eskişehir olur, o olmazsa Samsun olur.." Nasıl olsa iş kapısı çok. İrfan Buz çok iyi bir hocaydı.
Onun gitmesinde o kadar çok etken var ki. Cavcav hatalar zincirine bir yenisini daha ekleyip Mesut Bakkal'ı getirdi.
Ama bu kez hayatının hatasını yaptı.
Birkaç maç yalancı bahar olur sonra yine çakılmaya devam.
Parayla saadet olmazın en güzel örneğidir sayın Cavcav. "Bir kuruş borcumuz yok" diyip caka satacağına keşke borcun olsa da şampiyonluğa oynatsaydı takımı. O zaman çok daha fazla sevilirdi.
Ve Bakkal...
Ankara'da
yapılan TSYD Turnuvası'nda Konyaspor'un hocasıydı. Beştepe'ye gitmişken Konya'yı da izleyeyim dedim.
Tanıştık, şen şakrak biriydi. "Sürekli Ankara'ya geliyorum.
Hatta bilmem ne otelinde kalıyorum"
deyince "Hocam bir gün röportaj yapalım" dedim. "Tabiki" deyip telefonunu verdi.
Aradan aylar geçti. Mesut Bakkal'ın Gençlerbirliği'ne geldiğini duyunca aradım. "SABAH gazetesinden Ünal ben hocam. Hayırlı olsun..." dedim. "Ben seni tanımıyorum" dedi. Beni tanıman gerekmiyor ki. Gazeteci kimliğiyle biri aramış seni. Sadece "Şu an konuşamam, erken olur" desen anlarım, ama "Ben seni tanımıyorum" deyip telefonu kapatırsan o olmaz işte.
Ben onunla Beştepe'de 10 dakika görüşmüştüm TSYD Turnuvası öncesi. 3-5 kişi vardı ve '+18'lik hikayelerini dinlerken herkes keyifle gülüyordu.
Şimdi o adam Gençler'in başında.
Bir basın mensubuna olan tavrını mı eleştireyim, yoksa öyle birinin bu köklü kulübün kurtarıcısı olarak gelmesini mi? İrfan Buz'un ipinin Bursa maçının ardından çekildiğini hatta Mesut Bakkal'ı arayan Cavcav'ın "Hazır ol" dediğini geçenlerde yazmıştım. Ve hocanın kovulmasından sadece bir kaç saat sonra Bakkal ile anlaşıldığının duyurulması da bunun dedikodu değil gerçek olduğunu ortaya çıkardı.
Ve ortada olan bir gerçek daha var. Bu takım sırasıyla Balıkesir (D), Sivasspor, Erciyesspor (D), Fenerbahçe, Başakşehir (D), Kasımpaşa ile oynayacak.
Ya can derdinde olanlarla ya da kasaplarla...
İşleri gerçekten de zor olacak.
Bakkal'ın elinde sihirli değnek mi var? Daha düne kadar çalıştığı kulüpten kovulduktan sonra yorumculuk yapan biri mi kurtaracak bu kulübü? Cavcav'ı tanıyorsak Bakkal'ın ömrü nisan ayına kadardır.
Sonrasında Mustafa Kaplan'ı takımın başına getirir. Kurtulursa anca öyle kurtulur.
Bir başkan ve bir hoca... İşte Cumhuriyetle yaşıt bir kulübün kaderi bu sezon iki kişinin elinde.
Son sözüm Bakkal'a.
Hocam şimdi tanıdın mı beni?


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.