X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYHAN B. ATALAY: Ben Mevlana değilim adam ol öyle gel!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYHAN B. ATALAY: Ben Mevlana değilim adam ol öyle gel!

  • Giriş Tarihi: 13.3.2015

Şu sosyal ağlar nasıl da değiştirdi hayatımızı! Bazen Mevlana ne kadar da aciz biriymiş meğer diyoruz, içimizde ne Mevlanalar varmış da görememişiz. Yıllarca Mevlana ve Yunus ile uyutmuşlar bizi, şükür yeni anlayabildik(!) İnsanın yazdıkları mı, yaptıkları mı ayrımına geliyoruz; öyle ya, bu kadar nitelikli söz yazan ve konuşan insanların yaptıkları nasıl olmalı? Nitelikli sözlerin sahibi, niceliksiz özlü insanlara dönüştüğümüzden, bu sözlerin başta yazanları olmak üzere kimseye bir etkisi olmuyor! "İnsanlara bin sefer yap yap diyeceğine, bir kere yap da görsünler!" demek lazım. Sadece yazıyor, konuşuyor ama hiç birini kendimiz yapmıyoruz, hastalığımız da bu. Oysa yüce kitabımız Bakara Suresi'nin 44. ayetinde bizi, kendimizin yapmayacağı güzellikleri başkalarına söylememizi şiddetle kınıyor. Bakın ifade ne kadar keskin ve net, "Yoksa insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Hâlbuki kitabı da okursunuz. Hala akıllanmayacak mısınız?" "İnsanlar göründükleri gibi olmalıdır. Eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi" diyor Othello. Televizyonlara bakın, akıl danelik taslayan prof, mrof bir yığın gereksiz bilgiler ansiklopedisi canlılar. Biz bu bilgiye ve inanışa asla iltifat etmeyiz, mamafih kendi görüşleri olduğu için yazıyorum, John Peri, Erteleme Paradoksu isimli makalesinde, "İnsan, doğası gereği akıllı hayvandır. Akıl yürütme yeteneğimiz, bizi diğer hayvanlardan sözüm ona ayırıyor. Öyleyse son derece aklı başında olmamız, her davranışımızı etraflıca değerlendirmemiz ve bu değerlendirmeler sonucunda olası en iyi şeyi yapmamız gerekir. Platon ve Aristoteles kendilerini bu ideale o denli kaptırmışlardı ki buna uygun yaşamayı beceremeyişimizi felsefi bir sorun olarak görmüşlerdi: akrasia, yani insanın kendisi için en iyi olduğunu düşündüğü şeyi yapmaktansa neden başka şeyler yapmayı yeğlediği sorunu" var sözleriyle ifade ediyor halimizi. Zamanımızda belki binlerce çakma Mevlana ve Yunus var, ne var ki kendileri adam olamamışlar ki başkasına faydaları olsun. "Kendisi himmete muhtaç Himmet dede, aklı ere de kime himmet ede" misali. Zamanımızın çok laf eden çakma bilgeleri gibi, yalanla abad olmaya yeltenen çakma müflis siyasiler de bolca mevcut. Adamlıktan ve insanlıktan bihaber bu mahlûklar da insanları kendisine inanmaya ve birlikte olmaya davet ediyorlar. İnsanlar söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla anılırlar. Sorun bakalım, çakılmış bir çiviniz var mı diye? Billahi yoktur. Bunlar için söylüyorum işte, ben Mevlana değilim, adam ol da öyle gel diye!


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.