X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir diplomattan aşk romanı: İzmirli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir diplomattan aşk romanı: İzmirli

  • Giriş Tarihi: 22.3.2015
Bir diplomattan aşk romanı: İzmirli
Bir diplomattan aşk romanı: İzmirli

Doğu Afrika ülkelerinden Eritre'deki ilk Türk Büyükelçisi olan Fırat Sunel, yeni kitabı İzmirli'yi anlattı. Sunel "İzmirli tutkulu, gizemli, sarsıcı bir aşkın romanı" dedi

Eritre Büyükelçisi Fırat Sunel raflarda yerini alan ve Nisan sonunda TÜYAP İzmir Kitap Fuarı'nda görücüye çıkacak olan yeni romanı İzmirli ile kendinden söz ettireceğe benziyor. Kitabın şimdiden ilk baskısı tükenmek üzere. Yeni kitabını SABAH 'ya anlatan Sunel, İzmirli'yi, "tutkulu, gizemli ve sarsıcı bir aşkın romanı" olarak tanımlıyor. Kendisi de İzmirli olan Sunel, roman yazarı olarak alışılmış diplomat tasvirinin dışına çıkıyor. Yazar olma hayalinin ilkokul günlerine kadar gittiğini belirten Sunel, yazarlık serüvenini şöyle anlatıyor: "Diplomatlık çok zor, özveri isteyen ama bir o kadar da ilginç bir hayat sunuyor. Hikâyelerin peşinde koşmanıza gerek yok, onlar sizi buluyor. Ve nitekim öyle de oldu. Gerçi roman yazmayı emeklilikten önce hayata geçirebileceğimi sanmıyordum. Fakat Gürcistan'da Büyükelçilik Müsteşarlığı yaptığım dönemde kendimi ilk romanımı yazarken buldum."

'İZMİRLİ 5 YILIMI ALDI'
Sunel, "Salkım Söğütlerin Gölgesinde' adlı kitabımı bitirince uzun süre eline kalem almamayı düşünmüş. Ancak bir hafta sonra, İzmirli'yi yazarken bulmuş kendisini. "İzmirli'yi yazmam da tam 5 yılımı aldı" diyen Sunel "Kitabı yazmamın somut bir hikâyesi yok. Birikimler, gözlemler, gerçek ve hayaller, yaşanmışlıklar ve yaşanmamışlıklar balık burcu bir yazarın hayal gücü ve kalemiyle birleşince ortaya İzmirli çıktı" diyor.

'YAZMAYA SABAH 5'TE BAŞLIYORUM'
Yazmak için uzun yıllardır sabah 5'te kalktığını ve bu sayede hem roman yazarlığı hem de diplomatlığı yürütebildiğini belirten Sunel, "Saat 8'e kadar ev ahalisi uyuyor, telefon çalmıyor, kapıyı tıklatan yok, mesai yok" diyor ve ekliyor: "Her gün sadece bana ait olan 3 saat var. Bu haftada 21 net çalışma saati demek. 8 saatlik bir iş gününe uyarlarsak 2.5 iş günü eder. Yani ben bir haftayı yedi gün değil, dokuz buçuk gün olarak yaşıyor, en az iki gününü de romanlarıma ayırabiliyorum. Ve bu zaman benim ailemden veya işimden değil, tercihlerim doğrultusunda tamamen kendi uykumdan çaldığım bir zaman."