Türkiye'nin en iyi haber sitesi

PROF. DR. ERHAN REİS: Hemoroid tedavisi kişiye özel belirlenmeli

Giriş Tarihi: 29.3.2015
Ağrı, yanma, kanama, ele gelen şişlik ve kaşıntı gibi belirtilerle kendisini gösteren hemoroid hastalığı toplumda her 2 kişiden 1'inde görülüyor. Tuvalet ve beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, kişinin yaşam kalitesini düşüren hemoroidin tedavisinde halk arasında yaygın olan fakat yanlış uygulamalara başvurmak yerine mutlaka alanında uzman doktorlardan destek alınması gerekiyor.
Hemoroid hastalığı makatta bulunan hemoroidal damarların genişlemesidir. Rektum, kalın bağırsağın son kısmı olup anüse açılmaktadır. Anüs ise bağırsak içeriğinin dışarı atıldığı sindirim sisteminin en son ucudur. Hemoroidler gelişim gösterdikleri bölgeye göre ikiye ayrılmaktadır. Rektumda gelişenler iç hemoroid, anal kanal civarında cilt üzerinde yerleşim gösterenler ise dış hemoroid olarak adlandırılmaktadırlar. İç hemoroidler ilerleyerek aşağı doğru sarkarak anal kanaldan dışarı çıkabilir. Başlangıçta bu sarkma kendiliğinden içeri çekilirken ilerleyen dönemlerde ancak kişinin kendisinin içeri itebileceği ya da devamlı dışarı sarkık durumlara gelebilir. Hemoroidlerin sarkma gösterdikleri durumlarda mutlaka tedavi edilmeleri gerekmektedir.

Kanama varsa dikkat!
İç hemoroidlerin en sık gözlenen belirtisi, tuvalet sırasında dışkı üzerine veya tuvalet kağıdına bulaşmış kanamadır. Makattan dışarı sarkmayan iç hemoroidlerde genelde ağrı yoktur ama eğer dışarı sarkma oluşmuşsa, ağrı, yanma, ele gelen şişlik, kaşıntı gibi şikayetler de oluşabilmektedir. Dış hemoroidlerde bazen kan pıhtılaşması olabilmektedir( tromboze dış hemoroid) ve bu durum ciddi ağrılı bir sertlik olarak hasta tarafından fark edilmektedir. Bunun yanı sıra pıhtılaşma, dışarı sarkan iç hemoroidlerde ve daha seyrek olarak dışarı sarkmamış iç hemoroidlerde de gelişebilmektedir. Dış hemoroidlerde bu pıhtılaşmalar düzeldiğinde hastanın eline o bölgede fazla bir deri parçası gelmektedir.

Kanser olasılığı iyi araştırılmalı

Hemoroidde görülen benzer belirtiler aynı bölgedeki başka hastalıklarda da ortaya çıkabilmektedir. Hemoroid hastalığıyla karıştırılabilen bu hastalıklar; anal fissür, fistül, parazit, polipler ve kanserdir. Bu nedenle anal bölgede ya da sindirim sistemindeki hastalıkların belirtisi olan kişilerde, hastalığın tanısı mutlaka doktor tarafından konulmalıdır. Doktorun parmakla muayenesi ve bölgeyi görmesi tanı için genellikle yeterli olabilirken özellikle 40 yaş üzeri hastalarda kanser gibi olası daha ciddi kanama nedenlerini detaylı araştırmak için Sigmoidoskopi veya Kolonoskopi gibi yöntemlerle kalın bağırsağın bir kısmına veya tümüne bakılması gerekebilmektedir.

Ameliyatsız yöntemler kesin çözüm olmayabilir

Evde tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, skleroterapi (kimyasal madde enjeksiyonu), lastik bantla boğma, kızıl ötesi ışınla veya lazerle tedavi ya da cerrahi yöntem gerekebilmektedir. Tüm bu tekniklerin uygulanabileceği uygun vakalar mutlaka doktor tarafından belirlenmelidir. Özellikle halk arasında da sıkça talep edilen yöntemlerin ( lazer, kızıl ötesi ışınla tedavi) ancak son derece sınırlı hemoroidlerde etkili olabileceği unutulmamalıdır. Hastalıktan çok hastaya özgü bir tedavi yönteminin seçimi özellikle hemoroid hastalığı için çok geçerli bir deyimdir. Hastalar, uygulamalarda kullanılan modern teknikler sayesinde, birkaç gün içinde şikayetlerinden kurtulabilmektedirler.



BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
PROF. DR. ERHAN REİS: Hemoroid tedavisi kişiye özel belirlenmeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz