X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milletimizin hakkını Paralel'e yedirmeyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milletimizin hakkını Paralel'e yedirmeyiz

  • Giriş Tarihi: 4.5.2015
Milletimizin hakkını Paralel'e yedirmeyiz
Milletimizin hakkını Paralel'e yedirmeyiz

SABAH 'ya konuşan Akdoğan "Paralel Yapı'nın hiçbir şehrin kaynağını sömürmesine izin vermeyiz, milletin hakkını bu bukalemunlara yedirmeyiz" dedi

Çözüm süreci ve Paralel Yapı ile mücadele gibi alanlarda yürüttüğü başarılı çalışmalarla adından söz ettiren Başbakan Yardımcısı ve AK Parti 1. Bölge Milletvekili Adayı Yalçın Akdoğan SABAH Ankara'nın sorularını yanıtladı.

Ankara'yı karış karış geziyor, her kapıyı çalıyorsunuz. Başkentten beklediğiniz oy oranı nedir?
Sayın Başbakanımız, 7 Haziran'da AK Parti'nin Türkiye genelinde alabileceği oy oranına ilişkin beklentisini yüzde 55 olarak açıkladı. Biz, bu seçimlerde hem İstanbul'da, hem de Ankara'da yüzde 50'nin üzerine çıkmayı arzuluyoruz. Bu iki şehrimiz, Yeni Türkiye'nin inşa edilebilmesi için 7 Haziran'daki desteğini artırarak sürdürecektir.

Başbakan Davutoğlu'nun "Ankara'dan 20 milletvekili bekliyorum" sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
7 Haziran, inşallah, Yeni Türkiye'nin doğum günü olacak. Yeni Türkiye'yi oluşturmak için iki şeyi başarmak zorundayız. Birincisi; vesayeti sona erdirecek, demokrasiyi güçlendirecek, özgürlükleri genişletecek Yeni Anayasa... İkincisi ise, çözüm sürecini finale getirmek, Türkiye'yi terörden bütünüyle arındırmak... Ancak, bunu başarmak için, milletimizin 7 Haziran'da Yeni Anayasa yapabilecek kadar milletvekilini AK Parti'ye kazandırmalı. Sayın Başbakanımız da bu minvalde Ankaralı kardeşlerimize bir hedef çizdi, bir misyon yükledi. Ankaralı kardeşlerimizin 7 Haziran'da bizi mahcup etmeyeceklerine, "Yeni Türkiye'nin Güçlü Başkenti" için çok daha yoğun bir destek sağlayacaklarına eminim. '

60 MİLYARLIK YATIRIM'


Özellikle 2023 hedeflerinde Ankara'nın payı ne olacak?
AK Parti iktidarı olarak, 2002'den bu yana Ankara'ya 60 Milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Bu, Ankara'nın tarihinde bir rekordur. Bu anlamda bütün şehirlerimizde rekor kırdık. Çünkü biz hizmet siyaseti yapıyoruz, hamaset siyaseti değil. Laf değil iş üretiyoruz. Ankara'nın ekonomisini de rekor düzeyde büyüttük. Dış ticaret hacmini tam üç kat arttırdık. İhracatını ise 5 kattan fazla artırdık. Ankara, eskiden memur şehri olarak biliniyordu. Bugün, üreten bir şehir haline geldi. 13 yılda bu noktaya getirdik Ankara'yı. İnşallah, 2023'te Ankara, dünyanın en yaşanabilir başkentleri içinde üst sıralarda yer alacaktır.

ÇÖZÜMÜN SİGORTASI AK PARTİ

Sizin de mimarlarından biri olduğunuz çözüm süreci ile ilgili sahada nasıl tepkilerle karşılaşıyorsunuz?
Bu konudaki anketler, milletimizin çözüm sürecine verdiği desteğin yüzde 70'lere ulaştığını gösteriyor. Yani, başka partilere oy veren insanımız da çözümü destekliyor, çözüm için dua ediyor. Ankara'da da durum böyle. Ankara'yı en ücra köşelerine kadar geziyoruz, bu konuda hemşehrilerimizden hayır duaları alıyoruz. Milletimiz çözümün sigortası olan AK Parti ile çözüme engel olan siyasi anlayışları birbirinden ayırıyor. İnanıyorum ki, 7 Haziran'daki tercihte bu da etkili olacaktır. Bir yanda AK Parti'nin temsil ettiği barıştan, demokrasiden yana olan Yeni Türkiye; diğer yanda ruh üçüzü olan CHP-MHPHDP'nin temsil ettiği, şehit cenazelerinden, vesayetten, çözümsüzlükten beslenen Eski Türkiye... Milletimizden rica ediyorum: Gelin, el birliği yapalım; Yeni Türkiye'nin geleceğini tabutlar değil sandıklar belirlesin... Gelin, Yeni Türkiye'de barışı, huzuru, demokrasiyi hep birlikte inşa edelim.

"PARALEL'İN MASKESİNİ DÜŞÜRDÜK"


Paralel yapı ile ilgili ilerleyen dönemlerde ne gibi somut adımlar atılacak?
2014'te inanılmaz bir mahalli seçim yaşadık. Paralel Yapı, 30 Mart seçimine doğru, 17-25 Aralık'ta, AK Parti'ye zarar vermek, AK Parti'nin elindeki büyükşehirleri, İstanbul'u, Ankara'yı kaybettirmek için her türlü hileye başvurdu. Her türlü şantajı, kumpası denedi. Sahte delil üretmekten, sahte kasetlere, montaja varıncaya kadar her türlü çirkefliği yaptılar. Ama ne yaptılarsa başarılı olamadılar... Paralel yapının kurduğu tuzaklar ve kumpaslar milletimizin basiretine, milletimizin ferasetine tosladı ve paramparça oldu. 2013'te 17-25 Aralık Operasyonları ve 30 Mart 2014 mahalli seçimleri, paralel yapının maskelerini düşürdü, iç yüzleri ortaya çıktı. Sinsi planları deşifre oldu. Sabah Gazetesi olarak bunu yakından takip ettiğinizi biliyorum. Sizin haberleriniz de bu yapının deşifre olmasında etkili... Yalnız, karşımızda adeta bir bukalemun gibi renkten renge giren, bir hayalet gibi görünmez olabilen bir yapıdan söz ediyoruz. Dolayısıyla, Paralel Yapı ile mücadele bugünden yarına nihayete erdirilebilecek bir mesele değil. Bu, azim ve kararlılık isteyen, süreklilik isteyen bir mücadele. Bir de bu kararlılığı ve sürekliliği gösteriyoruz. Hangi kılığa girerse girsin, tek işi sömürmek olan bu Paralel Yapı'nın, ister büyük, ister küçük, hiçbir şehrimizin kaynaklarını sömürmemesi için gereken her türlü tedbiri alacağız. Milletimizin hakkını bunlara yedirmeyeceğiz.

ANKARA'NIN DIŞINA ÇIKINCA GURBETTE GİBİYİM


Ankara sizin için ne ifade ediyor?
Ankara, İstiklal Harbimizin karargahı, millet iradesinin tecelligahı... Türkiye'nin, modern Türkiye'nin kurulduğu başkent... Yeniden ayağa kalkışımızın, küllerimizden doğuşumuzun sembolü... İnşallah, 7 Haziran'dan sonra da Yeni Türkiye'nin sembol şehri olmayı sürdürecek. Ankara'yı en ücra köylerine kadar dolaştım. Her metrekaresini çok seviyorum. Ankara, Anadolu'nun tam kalbinde yer alıyor ve Anadolu insanın kalbi gibi hoşgörülü bir şehir... Ankara, ağırlıklı olarak komşu şehirlerden; Bolu'dan, Eskişehir'den, Konya'dan, Çankırı'dan, Kırşehir'den, Kırıkkale'den, Çorum'dan, Yozgat'tan insanların yaşadığı bir şehir... Ancak, şehri daha yakından tanıdığınızda, Başkentimizin Edirne'den Hakkari'ye, Artvin'den Muğla'ya, Sinop'tan Hatay'a kadar 81 vilayetimizin izlerini taşıdığını anlıyorsunuz. Bu yüzden, Ankara, Türkiye'nin özeti sayılır. Bütün bunların dışında, çok daha özel olarak, Ankara benim yuvam aslında... Çok genç yaşlarımdan itibaren Ankara'da yaşıyorum. Ailemle, dostlarımla bu şehirde vakit geçiriyorum. Minik bebeğim Hatice Kübra bu şehirde doğdu... Bu yüzden, Ankara bana ailemi, çocuklarımı, dostlarımı hatırlatıyor, huzur veriyor. Trabzon'u, Eskişehir'i, İstanbul'u, Bilecik'i saymazsak, başka şehirlere gittiğimde kendimi gurbette hissediyorum, çocuklarımı özlüyorum, Ankara'yı özlüyorum. O zaman anlıyorum, Ankara benim memleketim.

BEBEĞİM BENİM STRES TOPUM


Seçim çalışmaları içinde ailenize nasıl vakit ayırıyorsunuz?
Eğer kendinizi millete hizmet davasına adamışsanız, maalesef, yakınlarınızla birlikte geçirdiğiniz zamanlardan taviz vermek durumundasınız. Siyasetçinin, hizmet adamlarının, dava adamlarının kaderi budur. Ben, ilk gençlik yıllarımdan beri, bir mücadelenin içinde oldum. Türkiye'nin geleceğini kendi geleceğimden ayrı görmedim. Türkiye, ne kadar parlak bir geleceğe sahip olursa, benim geleceğim de ancak o kadar parlak olabilir diye düşündüm hep. Son 25 yıllık hayat hikayem, Türkiye'nin hikayesinden farklı değil. Görev istemedim, görev yüklendim. Millete hizmet yolunda, hayır işleme yarışında hangi görevi, hangi misyonu üstlendiysek, onu layıkıyla yerine getirmenin derdi içinde olduk. Bu zaman zarfında maalesef aileme yeterince vakit ayıramadım. Onların her birinden helallik diliyorum. Sağ olsunlar, çocuklarım, çok küçük yaşlarından beri bu durumu hep olgunlukla karşıladılar. Her şeye rağmen, gece olmadan eve dönebildiğim zamanlarda bebeğimi kucağıma alarak günün yorgunluğunu atıyorum. O benim stres topum... Onun masumiyeti kötü olan her şeyi unutturuyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.