X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ağır sıkletin genç veliahtları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ağır sıkletin genç veliahtları

  • Giriş Tarihi: 8.7.2015
Ağır sıkletin genç veliahtları
Ağır sıkletin genç veliahtları

Milli güreşçilerimiz Yunus Emre Dede ile Osman Yıldırım, dünya şampiyonu milli güreşçiler Taha Akgül ile Rıza Kayaalp'in veliahtı olarak gösteriliyor. Genç sporcuların gözü olimpiyatta

Küçük yaşta babalarının yanında tamirhanede ve pazarda çalışarak harçlıklarını çıkaran ve bu paralarla gıda giderlerini sağlayarak ağır sıklet olan milli güreşçilerimiz Yunus Emre Dede ile Osman Yıldırım, "Hedefimiz bir gün olimpiyatlarda Türk Bayrağı'nı dalgalandırmak" dedi. Genç yaşlarına rağmen sayısız başarının altına imza atan ve dünya şampiyonu milli güreşçiler Taha Akgül ile Rıza Kayaalp'in veliahtı olarak gösterilen genç sporcular Dede ve Yıldırım, önümüzdeki yıllarda milli mayoyu onlardan almak istediklerini belirtti.

"KAZANDIĞIMLA HEP YEMEK YEDİM"
Ata sporu güreşe küçük yaşlarda gönül verdiğini ama bir yandan da maddi koşulların kendisini frenlediğini belirten Avrupa şampiyonu milli güreşçi Yunus Emre Dede, ASKİ Spor Kulübü bünyesinde antrenmanlarını sürdürerek serbest stil 120 kiloda ülkemizi temsil ettiğini hatırlatarak, "Okullar tatile girdiğinde her sabah sanayiye giderdik. Bir yandan babama yardım ederdim, bir yandan da cep harçlıklarımı çıkarırdım. Kazandığım paralarla sürekli yemek yerdim çünkü güreşçi olmak istiyordum. Yıldızlar kategorisinde Avrupa şampiyonu olduğum gün, babam, tamirhanenin kapılarını bana kapattı. Daha sonra yıldızlar dünya üçüncülüğü ve gençler kategorisinde Avrupa ikinciliği elde ettim. Sıradaki hedefim, dünya şampiyonumuz Taha Akgül'den milli mayoyu alarak olimpiyatlarda İstiklal Marşı'nı okutmak" ifadelerini kullandı.

"KAYAALP'TEN FORMAYI ALACAĞIM"
İlkokul yıllarında sahip olduğu fiziki yapı ile dikkatleri üzerine çeken ve ailesinin yönlendirmesiyle güreşe başlayan "minik dev" lakaplı Osman Yıldırım, hafta sonları babasının yanında çalışarak pazarda meyve sattığını söyledi. Sattığı meyvenin her kilosu için bir tane de kendisinin yediğini dile getiren Yıldırım, "Müşterilerin ilgisini çekerdim ve daha fazla satış yapardım. Babam da gün sonunda bana hak ettiğim kadar para verirdi. Bu paralarla yemek yerdim çünkü ağır sıklet olmam için bol miktarda besin almam gerekiyordu. Türkiye Şampiyonaları'nda kazandığım altın madalyalarla yoluma emin adımlarla devam ettim. Ama hala babamın yanında yardım amacıyla çalışıyorum. Ekmeğin nasıl kazanıldığı değil, helal olup olmadığı önemlidir. Geldiğimiz yeri asla unutmayız. Şu anda MTA Spor Kulübü'nde çalışmalarımı sürdürüyorum. Avrupa ve dünya üçüncülüğü elde ederek bronz madalya kazandım. Örnek aldığım Dünya Şampiyonu Rıza Kayaalp'ten ay-yıldızlı formayı devralmak istiyorum" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.