X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İki Türkmen ailenin yoklukla imtihanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İki Türkmen ailenin yoklukla imtihanı

  • Giriş Tarihi: 15.8.2015
İki Türkmen ailenin yoklukla imtihanı
İki Türkmen ailenin yoklukla imtihanı

Terör örgütü DAEŞ'in Irak'taki evlerini bombalamasıyla 7 ay önce ülkelerini terk ederek Türkiye'ye sığınan iki Türkmen aile Ankara'daki derme çatma evde yaşam savaşı veriyor

Irak'taki savaştan kaçan ve aralarında 1 yaşında çocukların da olduğu 2 Türkmen aile başkentteki yıkık dökük bir evde açlık ve sefaletle mücadele ediyor. Demetevler'de virane bir evde kalan 9 çocuklu aile, ekmek ve su ile hayatta kalmaya çalışıyor. Apartmanın eksi ikinci katında, üç odalı rutubetli bir evde hayata tutunmaya çalışan Sabah ve Selim Younus kardeşler eşleriyle birlikte yaşları 1 ile 13 arasında değişen 9 çocukla savaştan kurtuldu ama açlığa yakalandılar. 5 çocuk annesi Feyze Nedim (30), çocuklarını besleyecek kuru ekmeği bile bulmakta zorlandıklarını belirterek 10-13 yaşlarındaki 2 çocuğunun eve ekmek getirdiğini söyledi. Nedim, "Burada çok zorlanıyoruz, giyecek sadece bir tane elbisem var, onu yıkayıp giyiyorum bazen de yaşken giydiğim oluyor. Daha önce Keçiören Belediyesi Gönüllüler Akademisi bize gıda ve yiyecek yardımı yaptı. Bölge esnafı bize eşya aldı yoksa bir çarşafımız bile yoktu" diye konuştu.

BEZ VE MAMA MASRAFI ÇOK
DAEŞ'in attığı bombalarla evlerinin ve iş yerlerinin yerle bir olduğunu belirten Nedim, "Irak'ta çok zengindik. Fabrikamız ve birden fazla saray gibi evlerimiz vardı. Şimdi burada giyecek terliğimiz bile yok. O günleri arıyoruz, sefalet içinde yaşama tutunmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Eşinin kapı pencere işleriyle uğraştığını, kazandığı o parayla da ancak evin kirasını ödeyebildiklerine dikkat çeken Nedim, eşinin bir de üst sokakta oturan yaşlı annesinin kirasını ödediğini söyledi. Sara hastası olan dört çocuk annesi Nebihe Musa ise (26) parasızlıktan ilaçlarını dahi alamadığını ifade etti. Musa, "Çocuklarımın hepsi küçük. Süt içmeleri lazım, bez masrafları da çok. Bu nedenle de bez ve mama masraflarını 28 yaşındaki eşim Yunus Selim'in otomobil yıkamasıyla karşılamaya çalışıyoruz. Ülkemi çok özledim, vatanımdan uzakta da olsa burada bir arada yaşayarak birbirimize destek oluyoruz" dedi.

DAHA İYİ TÜRKÇE KONUŞMAK İSTİYOR
Çocuklardan en büyüğü Celil Younus (13), kahvehanelerde dolaşarak simit sattığını ve kazandığı parayı kardeşlerine süt alarak değerlendirdiğini söyledi. Younus, "Simit satarak Türkçe'yi biraz öğrendim. Türkiye'yi sevdim ama Irak'taki arkadaşlarımı da çok özledim" dedi. Younus, yaşıtları gibi okula gitmek ,Türkçe'yi iyi konuşabilmek istiyor.

SEÇİL GÜLAPOĞLU

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.