X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER PROF. DR. ERHAN REİS: Meme kanseri tedavisinde yenilikler başarıyı artırıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

PROF. DR. ERHAN REİS: Meme kanseri tedavisinde yenilikler başarıyı artırıyor

  • Giriş Tarihi: 11.10.2015

Her 8 kadından 1'i hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşı karşıya kalıyor. Meme kanseri daha çok menopoz sonrası kadınlarda görülen bir hastalık olsa da, erkeklerde ve genç yaşlardaki kadınlarda da görülebiliyor. Erken dönemde teşhis edilen meme kanserlerinde meme dokusunun tamamının kaybedilmemesi için, cerrahi ve ışın tedavisi bir arada kullanılıyor.

Kendi kendine meme muayenesi sırasında kitle fark ettiyseniz…

Meme kanserini daha başlangıçta yakalamak için 20'li yaşlardan itibaren kendi kendini meme muayenesi, 40 yaşın başından itibaren ise tarama mamografisi ile kontroller yapılmalıdır. Gerek duyulduğu takdirde ultrasonografi ve meme MR incelemesi de yapılabilir. Erken evre meme kanserlerinde tümör, genellikle 5 santimden küçüktür ve koltuk altına tutulmamış ya da sınırlı ölçüde tutulmuştur. 5 santimden büyük bazı tümörler de bu gruba girebilmektedir. Tümör tarama sırasında görüntüleme yöntemleriyle fark edilebildiği gibi, muayenede de fark edilebilir. Hastalar sıklıkla kendi kendine muayene sırasında kitle hissedilmesi ya da memede çekinti şikayetleriyle doktora başvururlar. Bazen meme başında içeri çökme ve akıntı ya da sadece koltuk altında beze gibi yakınmalar da görülebilmektedir. Hasta, doktora hangi belirtiyle giderse gitsin şüphelenilen lezyonun mutlaka biyopsi ile değerlendirilmesi gerekir.

Memenin tamamının alınmasına gerek kalmıyor
Erken evre meme kanserlerinde tedavinin temeli cerrahidir. Bu hastaların tedavisinde memenin tümünün alınması ile memenin bir kısmının alınıp ek olarak ışın tedavisi uygulanması arasında bir fark yoktur. Bu işlem yapılırken ameliyat sınırlarında güvenli alan sağlanamazsa memenin tümü alınabilir. Aksi durumda tercih edilen yöntem, memenin tümör olan kısmının alınıp estetik olarak yeterli meme dokusunun geride bırakılmasıdır. Cerrahi işlem sırasında hastanın daha sonra uygun ışın tedavisi alabilmesi için tümör yatağı küçük metal kliplerle işaretlenmelidir. Günümüzde hastaların çok büyük çoğunluğuna "onkoplastik cerrahi" olarak adlandırılan tekniklerle meme koruyucu cerrahi uygulanabilmektedir.

Meme kanseri tedavisinde önemli yenilik: Cerrahi ve ışınlamanın birlikte uygulanması tedavi süresini kısaltıyor
Son yıllarda ameliyat sırasında ışın tedavisi de uygulanması giderek önem kazanan bir yöntem olmaya başlamıştır. Bu yöntemde özel ışın cihazları kullanılarak meme koruyucu ameliyat sırasında memenin ışınlaması da yapılmaktadır. Bu uygulama hem estetik bir görünümün iyi olmasını, hem de normal ışın tedavisi için harcanan en az 1 aylık süreden tasarruf edilmesini sağlamaktadır. İşlem sayesinde hastanın ameliyat ve ışın tedavisi yaklaşık 1 saatlik sürede sona ermektedir. Bu tedavi yöntemi daha çok 50 yaş üzeri ve tümör çapı 2 santimden küçük olan hastalara uygulanmaktadır. Hastalar ameliyat sonrası yılda belirli aralıklarla doktor kontrolüne gitmelidir. Özellikle ameliyat edilen taraftaki kol, hareket ve şişlik açısından değerlendirilmeli, yılda bir kez mamografi çekilmeli, hormon tedavisi alan hastalar yılda bir kadın hastalıkları ve doğum tarafından görülmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalı, vücut ağırlığı normal sınırlarda tutulmalıdır.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.