X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yusuf YALKIN: Dopingte neredeyiz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yusuf YALKIN: Dopingte neredeyiz?

  • Giriş Tarihi: 1.6.2016

Bakanlık ve Spor Genel Müdürlüğü'nün ve doğal olarak da federasyonların dopingle ısrarla mücadele ettiğini duyuyoruz. "Sporun vebası" diyebileceğimiz doping illetinden sporcularımızın arındırılması, bir spor adamı olarak benim de en büyük dileğim! Bu noktada bir şeyden söz etmek isterim. O kadar çok istememize rağmen eğer Türkiye'ye olimpiyat oyunları verilmiyorsa; bunun en önemli sebeplerinden birisi de sporcularımızda doping içeren maddelere sıkça rastlanmış olmasıdır. Bu gerçekle yüzleşmekten korkmamalıyız! Bir ulus, olimpiyat düzenleme isteğinden, maddi olanak ve kariyer sağlamak maksadıyla doping yapan sporcular yüzünden vazgeçemez, geçmemeli de!.. Bu nedenledir ki, ısrarla dopingle ilgili yazılar yazmayı sürdüreceğim. Neyse, sözü fazla uzatmadan bu konuda çok önemli bir mevkide bulunan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve TFF Dopingle Mücadele Komisyonu üyesi Spor Hekimi Dr. Mesut Nalçakan'ın yaptığı önemli açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Dr. Nalçakan, Türkiye'den 47 sporcunun yasaklı maddeler yüzünden ceza aldığına temas ediyor ve "Türkiye, Rusya ve Hindistan'ın ardından 3. sırada yer aldı" diyor.
Bir de çarpıcı örnek veriyor:
"Uluslararası Halter Federasyonu'nun 2012 Kasım'ında Türk haltercilerden aldığı 21 örnekte yasaklı madde 'Stanozolol' saptıyor. Nedenini araştırdığımızda; bu maddenin kullanımının çok yaygın olduğunu ve hala da kullanıldığını gördük. Sporcular kullanıyorlar ve yarışmalardan önce bir süre bırakıp temizlenme dönemine giriyorlar. Oysa, teknoloji geliştiği için artık laboratuarlar bu maddeyi saptayabiliyor. Bunu bilmeyenler, nasıl olsa temizlendik diyerek cezayı alıyorlar! 2013'te de başta atletizm olmak üzere halter ve yağlı güreşçilerde yasaklı madde saptandı. Dünyada doping yapan sporcuların ortalaması yüzde 1.1, bizde ise bu yüzde 12…" Felaket bir durum! Bilgisizlik, eğitimsizlik, bilinçsizlik diz boyu!
Dahası var.
Sözü yine Dr. Nalçakan'a bırakalım:
"Örneklerinde yasaklı madde tespit edilen sporculardan 6'sının eşi, kardeşi, babası ya da annesi antrenörlüğünü yapıyor. Doping yapanların 34'ünün yaşı 18'den, 11'inin yaşı ise 15'den küçük…" Eyvah… Al sana bir felaket daha!
Bu sporcuklar reşit bile değil, daha çocuk!..
Son veriler, biraz olsun rahatlatıyor bizi…
2015'te ülkemizde tüm branşlarda oran yüzde 1.1'e, olimpik sporlarda ise 0.9'a kadar düştü.
Dileriz, spor teşkilatının kararlı tutumu sürer ve artık dünyada "Dopingle anılır olmaktan" kurtuluruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.