ARKADAŞINA GÖNDER 15 Temmuz Destanı tiyatro sahnesinde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

15 Temmuz Destanı sahnesinde

15 Temmuz Destanı tiyatro sahnesinde
15 Temmuz Destanı tiyatro sahnesinde

Devlet ları 1 Ekim’de perdelerini 15 Temmuz ruhunu yansıtan oyunlarla açacak. Genel Müdür Birecik, “Şimdi vatan milliyetçiliği yapmayacaksak ne yapacağız” dedi

Devlet ları (DT) 1 Ekim'de perdelerini yerli ve milli oyunlarla açmaya hazırlanıyor. SABAH 'ya konuşan DT Genel Müdürü Nejat Birecik, bazı basın-yayın organlarında yapılan "Yabancı oyun yok" türünden olumsuz eleştirileri de cevaplandırdı. Her olduğu gibi Ankara seyircisinin beğenilerini göz ardı etmeden, Shakespeare'den Dostoyevski'ye geniş bir yelpazede yabancı oyunların yeni sezonda seyirciyle buluşacağını söyleyen Genel Müdür Birecik, Türk milletinin 15 Temmuz'da yazdığı destanın da sahnede kendine yer bulacağını ifade etti.

"ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?"
Yerli ve milli tiyatro kavramından bazılarının rahatsız olduğunu özellikle vurgulayan Birecik, "15 Temmuz'dan sonra vatan milliyetçiliği yapmayacaksak ne zaman yapacağız? Türkiye özlemini duyduğu bir uzlaşı dönemine girdi. Bu ortamdan rahatsız olanlar bu ortamı dağıtmak için elinden geleni yapıyorlar. Oysa tiyatro kardeşliğimizi pekiştirecek en güzel araçlardan biridir. Üstelik yerli ve milli bir tiyatro kaygısı Muhsin Ertuğrul'la başlar. Haldun Taner'le neyin çabasını gösterdiler. Yerli ve milli tiyatromuz olmazsa yabancı eserleri de yorumlayamayız. Kimse bu kavramları başka yerlere çekmeye çalışmasın. Bu tezviratlarla, yalanlarla da bir yere varılamaz. Ama ben de bir yandan Devlet Tiyatrosu gibi bu milletin yarattığı en büyük sanat organizasyonunu yöneten bir genel müdürüm. Birilerinin her aklına geleni konuşmasının üzerine açıklama yapamam. Bu kurumun ağırlığına yakışmaz" dedi. Hain darbe girişiminin Cumhuriyet tarihinin "atipik" bir olayı olduğunu kaydeden Birecik, "Halkın ortaya koymuş olduğu Milli Mücadele ruhunu anımsatan ve adeta bir demokrasi destanı yazan 15 Temmuz ruhunu çok önemsiyoruz ve repertuvarı oluştururken de bu ruhla hareket ettik. Tarihimizin önemli dönüm noktalarını ve devlet geleneğimizin ipuçlarını tema olarak işleyen Orhan Asena'nın 'Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe', Turan Oflazoğlu'nun 'IV. Murat' gibi oyunları önemli tarihi temalı dramatik metinleri ve oyunları özellikle seçtik. Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Huzur' adlı romanından Kenan Işık'ın uyarlaması oyun, toplumun doğubatı değerleri arasına sıkışma tartışmasını çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hem de Kenan Işık'a karşı bir vefadır bu. Yine geçtiğimiz sezondan devam eden 'Jennifer'ın Düğünü' adlı oyunda İskender Pala aslında Osmanlı'nın kuruluş ruhunu anlatıyor" dedi. Devlet Tiyatroları'nı dezenformasyondan korumaya çalıştığını belirten Birecik, "Bundan dört hafta önce de devlet, devlet tiyatrolarını satmaya karar verdi" diye bir tezviratta bulunmuşlardı. Bu algı operasyonu çökünce de "biz dedik de onun için satmadılar" diye bir sonuca vardılar. Oysa ortada apaçık Maliye Bakanımızın açıklamaları vardı: "böyle bir şey yok" diye. Şimdi ben bunun neresini müzakere edebilirim? Nesine cevap verebilirim? Bunlar farkında olmadan Türk Tiyatrosu'na zarar veriyorlar. Güya savunduklarını sandıkları şeye o kadar büyük zarar veriyorlar ki... Aslında çok geniş bir repertuvar anlayışına sahip Devlet Tiyatroları'nda birilerinin oyunu oynanmadığında ortalığı ayağa kaldırıp benim oyunum yoksa kökten yok olsun anlayışı ile yaklaşıyorlar. Ve yeni genç yazarların oyunlarının oynanmasına engel oluyorlar.

SHAKESPEARE VE DAHA NİCELERİ...
Repertuvarlarını tam açıklamadıklarını, açıklananların ise birinci tur oyunları olduğunu vurgulayan Birecik, "Şu an repertuvarda neredeyse yüzde altmış civarında yabancı oyun zaten var. Geçen seneden devrolan oyunlarla birlikte bir yılda 130 civarında oyun oluyor. Biz ise sadece 50-60 tanesini yenileyebiliyoruz. Çünkü seyircisini henüz tüketmemiş oyunlar var. Bu sezon da Shakespeare var. 'Kral Lear' İstanbul'da çıkacak. Zaten 'Hamlet' kaç sezondur oynuyor. Çehov'un 'Üç Kız Kardeş' oyunu Diyarbakır'da bu sezon oynayacak. Amerika'dan bir yönetmen gelerek 'Moby Dick'i ya İstanbul ya Ankara'da sahneleyecek. Makedonya Devlet Tiyatroları Genel Müdürü gelerek 'Romeo Juliet'i sahneleyecek. Dostoyevski festivali için Avrupa'dan Rusya'ya giden tek ulusal tiyatrosuyuz. Dostoyevski'nin 'Yeraltından Notlar' oyununu kasım ayında Rusça altyazıyla Rusya'da oynayacağız. Peki; bu başarıyı ne yapacağız? Ayrıca, Tolstoy var yine Ankara'da provalarına başlanan. Kısacası, yalnızca ilk hafta prömiyerini yapacak oyunlarımızın hepsi yerli oyunlar olacak" dedi. Devlet Tiyatroları'na sızabilecek kaba siyaseti engellemeye çalıştığının altını da çizen Birecik, "Bunun önüne geçtiğim için birileri rahatsız olabilir. Ama benim mottom şudur: 'Kaba siyaset sanat içinde rutubet gibidir, sadece sanatı çürütür.' Biz incelikli bir estetik üretmekle sorumluyuz. Tiyatro bir estetik bütündür. Eğer siyaset bile girecekse çok estetik ve incelikli olmak durumundadır" diye konuştu.

ÜNLÜ OYUN 11 EKİM'DE SAHNEDE
'Ya devlet başa, ya kuzgun leşe' adlı oyun, 11 Ekim'de Akün Sahnesi'nde prömiyer yapacak. Yönetmeni Sinan Pekinton olan oyunun kadrosunda Meltem Baytok, Okan Şenozan gibi isimler var. Oyun ise Kanuni Sultan Süleyman ve şehzadeleri arasındaki tarihsel süreci devlet geleneğinin sağlam altyapısını vurguluyor. TDK, 15 Temmuz darbe girişimin ardından halk arasında popüler olan 'Ya devlet başa, ya kuzgun leşe' atasözünü "Sonunda büyük bir başarıya ulaşmak için yok olma tehlikesi bile göze alınır" ifadesi ile tanımlıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.