X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şeker-iş Sendikası Genel Başkanı Gök:
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şeker-iş Sendikası Genel Başkanı Gök:

  • Giriş Tarihi: 6.3.2015 11:28 Güncelleme Tarihi: 8.3.2015 16:08

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, Türkiye’de yaşanılan trajedik kadın cinayetlerinde kurbanların suçlandığı, suçluların ise mağdur sayıldığı bir yaklaşımın söz konusu olduğunu belirterek, “Bu tür yaklaşımlarda şiddet yalnızca bedenlere zarar vermediği gibi kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu da giderek yok etmektedir” dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, toplumun yapısını güçlendiren, şekillendiren, aile birliğinin en önemli unsuru olan kadınlar ve annelerimizin daima özverinin, sevginin kaynağı olduğunu belirtti. Gök, “Her şeyden önemlisi Türk milleti, kendini medeni sayan birçok dünya ülkesinden önce kadına hukuksal, siyasal, toplumsal ve ekonomik haklarını kendiliğinden yasal olarak tanımış ve onu yüce bir değer olarak kabul etmiştir. Ancak ne yazık ki bugün sokak ortasında ardı ardına katledilen, töre ve geleneklerin gerisine gizlenen caniler tarafından gencecik yaşta hunharca canına kıyılan kadınların, genç kızlarımızın dramatik öyküleri millet olarak yüreğimizi sızlatmaya devam etmekte, Münevver Karabulut’lara, Özgecan’lara her geçen gün yenileri eklenmektedir. Güç merkezli medeniyet anlayışının kadınla erkeği karşı karşıya getiren, farklı cinslerin birbirine üstünlük yarışını ve güç gösterisini tetikleyen rekabetçi yaklaşımları kadına da erkeğe de asla huzur getirmeyeceği bir gerçektir. Şanlı tarihimize baktığımızda Türk kadını tarihimizin her devrinde eşsiz fedakarlık ve cefakarlık göstermiş, cephelerde kahramanlıklarla destanlaşmış, hayatın her alanında önemli sorumluluklar almıştır. Sosyal ve ekonomik hayatın her alanında büyük fedakarlıklar gösteren ve rol üstlenen kadınlara sahip çıkılmalı ve hak ettikleri değer verilmelidir” dedi.
Konunun bir başka vahametinin ise bugün Türkiye’de yaşanılan trajedik kadın cinayetlerinde kurbanların suçlandığı, suçluların ise "mağdur" sayıldığı bir yaklaşımın söz konusu olduğunu belirten Gök, şöyle devam etti:
“Bu tür yaklaşımlarda şiddet yalnızca bedenlere zarar vermediği gibi kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu da giderek yok etmektedir. Şu bilinmelidir ki kadın kimsenin mülkü değildir. Bütün bu olumsuz tablonun ortadan kalkmasında pozitif ayrımcılığa işlerlik kazandırmak, şiddet, taciz ve cinayet gibi insanlık dışı olayların önüne geçmek gibi hükümetimize kadınlara karşı çok önemli bir sorumluluk yüklenmektedir. Özellikle çalışma hayatında işverenler eliyle kadınlarımızın kötü çalışma koşullarında hizmet vermeye, alanları dışında çalıştırılmaya mahkum edilmek istenmeleri kadına verilen değerin bir başka boyutunu ortaya koyarken, bize göre yapılan bu zulmün adı tıpkı kadın cinayetlerindeki gibi göz ardı edilmiş bir insan hakkı ihlalidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini şölen havasında kutlayacakları gün olduğunda ancak anlamını bulabilecektir. Bu duygu ve düşüncelerle vefakar, cefakar tüm annelerimizin, kızlarımızın, kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutlarken, tüm erkekleri şiddeti terk etmeye ve kadınlarımızın onurlarını korumaya davet ediyorum.”