X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:

  • Giriş Tarihi: 10.3.2015 12:08 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bugün yapılacak olan ekonomi toplantısına ilişkin, “Somut bir adım beklemiyorum. Faizle ya da kurla ilgili bir adım atılmasıyla ilgili aynı görüşte değilim” dedi.
Ekonomi Bakanı Zeybekci, Ekonomi Bakanlığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Bakan Zeybekci, görüşmede basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da cevapladı. Merkez Bankası’nın faize ilişkin kararlarıyla ilgili soruya Bakan Zeybekci, son dönemdeki gelişmelerle ilgili söylemlerini tekrar etmek istediğini belirterek şunları söyledi:
“Şu anda Türk ekonomisi endişe duyulacak bir noktada değildir. Özellikle son dönemlerde kurla ilgili yaratılmaya çalışılan suni ortam aslında dünya ekonomisinin yaşadığı gelişmeler. 2014 yılı Haziran ayından itibaren Türk lirası dünyanın en güçlü paralarıyla birlikte hareket etmektedir. Euro, Amerikan Doları karşısında yüzde 25 değer kaybederken, Türk lirası yüzde 23 değer kaybetti. Dünyanın en önemli 6 parasından oluşan sepet, Amerikan Doları karşısında yüzde 22,5 değer kaybederken, Türk lirası yüzde 23 değer kaybetti. TL’nin dolar karşısında değer kaybettiğini söylemek yanlış olur. Doların dünyanın en güçlü paraları karşısında değer kazanması durumunda Merkez Bankamızın müdahalesinin ben gereksiz olduğuna inanıyorum. 24 Şubat’ta Merkez Bankamızın almış olduğu faizdeki üç göstergenin birden aşağıya doğru çekilmesi hareketini doğru hareket olarak görüyorum. Orada bir dönemi ıskaladığımızı söyledim. Merkez Bankası olarak en az iki defa daha indirim yapmış olmanız gerekirdi. Ama şimdi bunu yapması gerektiği anlamına gelmiyor. 24 Şubat’taki kararlar için Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız dahil bizler bu doğru harekettir ama yetersizdir dedik. Merkez Bankası’nın yetkilileri de hükümetin bu tespitlerine kendileri de kendi doğrularıyla hareket ettiklerini gördük. Merkez Bankamızın bağımsızlığı için en önemli göstergelerden birisi de budur. Türkiye’nin ortalama yüzde 5’ten daha aşağıda büyümemesi gerektiğine inanıyorum.”
Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın da katılımlarıyla yapılacak olan ekonomi toplantısıyla ilgili olarak Zeybekci, “Somut bir adım beklemiyorum. Faizle ya da kurla ilgili bir adım atılmasıyla ilgili aynı görüşte değilim. Ama şunu yapmamız gerektiğine inanıyorum; üretimi, istihdamı, yatırımları destekleyen ve büyümeyi tetikleyecek finansal anlamda bazı tedbirler almamız gerektiğine inanıyorum. Piyasayı dikkate alacak bir takım görüşmeler yapabiliriz diye düşünüyorum” diye konuştu.
“SANAYİ ÜRETİMİNDEKİ DÜŞÜŞÜN BU YIL BÜYÜMEYE BİR ETKİSİ OLUR. ANCAK BU BİR TEHDİT DEĞİLDİR”
Zeybekci, sanayi üretimi endekslerindeki düşüşe ilişkin olarak, “Sanayi üretimindeki düşmenin kurla hiçbir alakası yoktur. Miktar bazında beklentilerimizin altında düşüş oldu. Şu anda da ihracatımızda da bir düşme oldu. Miktar bazındaki bu düşmenin önümüzdeki dönemde Mart’tan sonra toparlanmaya başlayacağını ve yılın ikinci yarısında da yükselme trendine geçeceğine inanıyorum. Ocak ve Şubat aylarında da bir düşme görünüyor. Bu düşme pariteden kaynaklanıyor. 2014 yılı Ocak ayı dolar-euro paritesi 1,36’ydı. 2015 yılı Ocak ayında 1,16. Eğer 2015 yılında parite, 2014 yılında olduğu gibi 1,36 olsaydı, şu anda yaşamış olduğumuz ihracattaki Ocak ve Şubat ortalamasındaki yüzde 3,5 oranında düşme değil, yüzde 4,5 oranında artış olacaktı. İhracatımızdaki pariteden kaynaklı düşüş vardır. İthalatımızda da 1,7 milyar sadece pariteden kaynaklı bir düşme vardır. Sanayi üretimindeki düşüşün bu yıl büyümeye bir etkisi olur. Ancak bu bir tehdit değildir” ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Mısır arasındaki deniz ve kara yolu transit taşımacılığı (Ro-Ro) anlaşmasının uzatılmaması kararına yönelik Zeybekci, “Mısırla müzakere yapmadı sözü yanlış olur. Mısır tarafıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Bu konuda çözüm bulacağımıza inanıyorum. Ro-Ro hattının Mısırla ilgili güzergahı olmasa bile farklı güzergahla ilgili Türkiye’nin farklı çözümleri vardır. Ama orada bizim genel itibariyle baktığımız zaman Mısır kadim bir dost ülkedir” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE, KIBRISLILARIN HAKLI DAVASINI HİÇBİR ZAMAN AVRUPA BİRLİĞİ GÖRÜŞMELERİNDE PAZARLIK KONUSU HALİNE GETİRMEMİŞTİR”
Türkiye’deki hiçbir şeyi Kıbrıs’ın önünde tutmadıklarını söyleyen Zeybekci, “Türkiye Kıbrıslıların haklı davasını hiçbir zaman Avrupa Birliği görüşmelerinde pazarlık konusu haline getirmemiştir. Kıbrıs’ta garantör ülke Türkiye olarak Kıbrıs’ın kalkınması bizim için en az Türkiye’deki bölgelerin kalkınması kadar önemlidir. KKTC ilelebet bağımsız ülke olarak bayrağını dalgalandırsın Kıbrıs’ta. Hedefimiz Cumhuriyet’in yüzüncü yılında Türkiye’yi ekonomide ilk 10 ülke arasında olan bir ülke yapmak, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi yapmak. Bunları yaparken de Kıbrısla birlikte yapmak” ifadesini kullandı.
Serdar Denktaş ise, “Kıbrıs’ta bir çözüm olacaksa bu sadece bizim istencimizle değil, Rum tarafının da ihtiyaç duyması halinde uygulanacak. Çözüm olur veya olmaz dünyanın ekonomisi güçlü ülkeleriyle rekabet edebilir hale gelmemiz lazım. Bizim kanaatimizce bunun en önemli yolu ekonomik anlamda Türkiye ile birlikte hareket etmektir. Bunu sağlayabildiğimiz zaman, para birliğine geçtik belki yanlış yaptık en son para birliğine geçmeliydik ama biz para birliğinden başladık. Artık aynı ekonomik zemin üzerinde dünya rekabet edebilmeye çalışıyoruz. Bir çözüm olacaksa KKTC’nin ekonomisinin güçlü olması lazım. Türkiye Rumlar için düşman değil, onlar için de fırsattır” diye konuştu.