X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Orhan’dan “5 Milyon TL’lik Vurgun” Haberine İlişkin Açıklama
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Orhan’dan “5 Milyon TL’lik Vurgun” Haberine İlişkin Açıklama

  • Giriş Tarihi: 11.3.2015 15:28 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45

AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, bir gazetede yer alan “AKP’li Orhan Ailesinden 5 Milyon TL’lik Vurgun” başlıklı habere ilişkin yaptığı açıklamada, “Zira o listede de görüldüğü gibi ne annemin ne de diğer kardeşlerimin bir taşınmazları yoktur, aldıkları bir para da yoktur. Babamın taşınmazları da kendi babasından kalmış miras ve sonradan satın aldığı arazilerden ibarettir. Yerleşim merkezinin dışında veya bir yaylada gibi hiçbir taşınmazı yoktur. Kendisinin mal varlığına sonradan yapılan kadastro çalışmalarında eklenen hiçbir taşınmazı da yoktur” dedi.
AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, yaptığı yazılı açıklamada, dün ve bugün bir gazetede şahsı ve ailesi hakkında iftira ve yalan haber içeren, “AKP’li Orhan Ailesinden 5 Milyon TL’lik Vurgun” başlıklı bir haber yayımlandığını ifade etti. Orhan, “Yanına benim yaptığımı iddia ettikleri ‘vurguna’ birkaç tane de -sözüm ona- belge mahiyetinde tablo iliştirmişler. Bununla da yetinmemişler, benim de görüşümü ne diyeceğimi merak bile etmeden bir haysiyet cellatlığının devamı olarak bugünkü gazetenin sürmanşetine ‘Mağduriyet Hırsızları’ diye başlık atıp şahsımın resmini koymuşlar” dedi.
Orhan, “Doğrusu tabloyu eklemiş olmalarına çok sevindim. Listenin tamamını yayınlasalardı keşke. Çünkü bu haberi yapanlar, mensubu oldukları siyasi partinin lehine, benim üzerimden bir anti propaganda faaliyetini başlatmışlardır. Ama aslında sadece yayımladıkları kısmıyla bile kendi partilerini ve mensuplarını ele vermişlerdir. Bahse konu olan akrabalar, babamın amcası oğlunun çocuklarıdır. 2009 yılı yerel seçimlerinde bu alacakları parayı arttırmam ve çabuklaştırmam taleplerini geri çevirdiğim için ANAP’tan belediye başkan adayı oldular partime karşı” ifadelerini kullandı.
Orhan, iddialara ilişkin şunları söyledi:
“Hatta halkımız o isimleri eğer araştırırlarsa göreceklerdir ki onlardan biri de şu an itibariyle HDP’den milletvekili aday adayıdır. İsmi Muhlis Orhan, 434 bin 269 TL bu kişiye ödenmiş. Halis Bermeki ise Muhlis Orhan’ın babası olup, bize olan küskünlüğünden dolayı soyadını değiştirmiştir. Ona da 546 bin 7 TL ödenmiş. Haberde diğer sayılanların tamamı ya kardeşi ya yengesi ya da amca kızı. Böylece haberi yapan gazete olayı siyasete tahvil etmekle fena halde kendilerini ele vermişlerdir. Dolayısıyla eğer bir vurgun olduğuna inanıyorlarsa öncelikle kendi aralarında bunu sorgulamalarını tavsiye ediyoruz. Han Yaylası mevkii ile de ne benim ne de ailemin bir alakası yoktur. Öteden beri -yukarıda zikrettiğimiz- aynı kişilerin mülkiyetinde olup, onlar arasında miras yoluyla bölüşülmüştür. Bahsedilen listede Bahçesaray’da dosyası bulunmayan neredeyse hiçbir aile ya da soyadı bulunmuyor. Hangi soyadına sahip kimlerin ne kadar aldığına asla karışmış değilim. Kaldı ki, zarar tespit komisyonu merhum eşimden kalan bir miktar arazi ile ilgili 8 bin küsur TL tazminata hükmetmiştir. Ancak benim bu parayı kabul etmemiş ve reddetmiş olduğum, bu meblağın halen valilik hesabında bulunup ona el sürmemiş olduğum, söz konusu tabloları elde eden kişilerce erişilebilecek bir bilgidir. Habercilik ve dürüstlüğünü ispat etmek dertleri varsa o belgeyi de yayımlamaya davet ediyorum.”
Halen HDP milletvekili aday adayı olup, söz konusu haberde ismi zikredilen ve eniştesi olarak sunulan kişinin eniştesinin ağabeyi olduğunu ifade eden Orhan, “Tabloda isminin karşısında yüklü bir meblağ yazılı olan kız kardeşim de bu şahsın yengesi olup, bu para da kardeşimin eline asla geçmemiştir. Bu bilgiyi de dürüst olduğunu iddia eden bir gazeteci ödeme tutanaklarından kolayca çıkaracaktır. Ayrıca bütün kardeşlerimin ve annemin isimlerini de sanki bir alacakları varmış gibi göstererek o tabloda listelemek de haberi yapanların habercilik ve gazetecilik seviyelerini anlamamızda yardımcı olacaktır. Zira o listede de görüldüğü gibi ne annemin ne de diğer kardeşlerimin bir taşınmazları yoktur, aldıkları bir para da yoktur. Babamın taşınmazları da kendi babasından kalmış miras ve sonradan satın aldığı arazilerden ibarettir. Yerleşim merkezinin dışında veya bir yaylada vs. hiçbir taşınmazı yoktur. Kendisinin mal varlığına sonradan yapılan kadastro çalışmalarında eklenen hiçbir taşınmazı da yoktur. Zarar tespiti de eski tapu kayıtlarına göre takdir edilmiştir. Bu da adli ve idari her türlü denetime açıktır. Gerek Bahçesaray ilçesindeki, gerekse diğer ilçelerimizdeki ‘terör tazminatlarında’ zarar tespiti safhası, komisyon safhası ve ödeme safhalarından hiçbirinde dahlim olmamıştır. Bu konuya dahlimin olmaması, bahse konu şahıslar ve diğer birçok kişi ve grubun eleştirisine beni hedef etmiştir. Dahlimi iddia edenler müfteridir ve iddialarını ispat ile mükelleftir. Kim ne kadar tazminat almış, kim hangi yoldan buna hak kazanmış, bunların hepsinin araştırılması ve ortaya çıkarılması beni asla rencide etmez, bilakis memnun eder. Verilemeyecek hiçbir hesabım yoktur. Son yerel seçimde ve daha evvelki seçimlere de bu malzeme pişirilip pişirilip önümüze kondu. Yine seçim geliyor. Bizi rencide edebilecek şaibeli bir durumumuzun bulunmaması ve bu konunun sürekli gündeme taşınması bizim açımızdan kötü sayılmaz. Bilakis, bu vesileyle meseleyi tekrardan açıklığa kavuşturma fırsatı doğmuş oluyor” dedi.
Haberi yapan gazetenin bu alışkanlığını, bel altı yalan iftiralarla defalardır yaptığını, tekzip ve açıklamalarını gözden kaçırdığını ve kendisinin de hem gazeteye hem de yazıyı hazırlayan muhabire cevap vermeleri için 3 adet sorusu olduğunu belirten Orhan, şunları kaydetti:
“Beni ve ailemi halkımızın gözünden düşürmeye çalışmanızın sebebi nedir? Kürt sorununun çözümüne dair hassasiyetimizin, halkın hayatını kolaylaştıran yatırımların halkın nezdinde ilgi ve takdir görmesi mi sizi rahatsız ediyor? Bu itibarsızlaştırma politikanızı ne zaman bırakıp gerçek anlamda gazeteciliğe başlayacaksınız? Haberlerinizle Bahçesaray’da Van’da yaşayan ve bu olayın iç yüzünü gayet iyi bilen halkın gözünde gerçek olmayan haber yaptığınızı ispat etmiş olduğunuzun farkında mısınız?”