Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu

Giriş Tarihi: 1.4.2015 15:18 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bu ayın içinde enstitü başkanlığının tespitini yaptıklarını, kanser enstitüsüyle, akreditasyon enstitüsüyle ve biyoteknoloji enstitüsüyle 1 ay içinde kurumsal yapılarını da şekillendirecek ve Türkiye’nin sağlıkta yalnız bilimi, sağlık teknolojilerini, ilacı tüketen değil, tüketileni üreten ve ürettiklerini kendi insanına ve insanlığa sunan bir noktaya geleceğini belirtti.
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla Rixos Otel’de düzenlenen “Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu”na katıldı. Sempozyumda bir konuşma yapan Bakan Müezzinoğlu, sağlıkta şiddetten çok yüreği yanan bir mesleğin mensupları olduklarını belirterek, “Dünde yargı camiamızın bir mensubuna, çok değerli Savcımız Mehmet Selim Kiraz kardeşimize bir terörist eylem sonucu katledilmesi bugün onun cenaze merasimi. Ben öncelikle çok değerli savcımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Ailesine sabırlar diliyorum. Yargı camiamızın başı sağolsun. Özellikle hekim ve hakimler milletin en önemli dinamikleridir. Hekim ve hakim dinamikleri bir ülkede ne kadar güçlüyse, ne kadar saygınsa, ne kadar geleceğe umutla ve güvenle yürüyebiliyorlarsa o ülke milletçe, toplum olarak geleceğe o kadar daha güvenle bakabilir. O inançla inşallah ülkemizin yarınları gerek hekim camiamız, gerekse hakim camiamız, gerekse milletçe yarınlara umutla, güvenle bakabileceğimiz, büyük hayallerin peşinde koşabileceğimiz süreçlere vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“SAĞLIK BAKANLIĞI OLARAK BİZ YENİ BİR BAŞLIK KOYDUK, ‘SAĞLIKLI YAŞAM KÜLTÜRÜNÜN TEŞVİKİ’”
Ulusal Kanser Haftası’nın 15’incisini yapıyor olmanın ve bunu bilimsel boyutlarıyla, Dünya Sağlık Örgütü’nün değerlendirmeleriyle, dünyaya örnek olan dinamiklerle sunabiliyor olmanın Sağlık Bakanlığı olarak onur kaynakları olduğunu ifade eden Bakan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:
“Birçok boyutu tartışılıyor. Tartışılacakta. Çünkü bu konu yürek yakan, can alan bir konu. Neticede bireylere sorduğumuzda ‘mutlu olmak için en çok neyi arzu edersin’ diye sorulduğunda istatistikler yaklaşık ortalama yüzde 85 ‘sağlıklı olmayı’ birinci talep olarak kendi yaşam felsefesinde talep ediyor. Birinci önceliği her şeyden fazla sağlıklı olmayı. O zaman bizlere düşen sağlıklı bir yaşamın kültürüne, sağlıklı bir yaşam felsefesine onu adapte edebilmek. O nedenle sağlık okuryazarlığıyla, sağlık bilinciyle sağlıklı bir yaşam kültürünü hayat tarzı olarak benimsemesine yön vermemiz, ona öncülük etmemiz gerekiyor. ‘En çok korktuğun nedir’ diye sorulduğunda da en çok korktuğu hasta olmak. ‘Hangisinden’ diye sorduğunuzda ‘kanser hastası olmak, ondan sonra kalp hastası olmak, felçli olmak, engelli olmak’ geliyor. Korktuklarından onu koruyacak üç tane başlık sayın dediğinizde başta sigara, tütün, tütün ürünleri, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam ve obezite geliyor. Bu üç tane başlığı da bireye bir yaşam felsefesi haline getirebildiğinizde yüzde 90 kanserin çevresel etkenler, yüzde 10 genetik faktörler. Yüzde 90 bizim elimizde, bireyin elinde. Sağlık Bakanlığı olarak biz yeni bir başlık koyduk, ‘Sağlıklı yaşam kültürünün teşviki.’ Biz sağlıklı yaşam kültürünü teşvik etmeliyiz. Bunu bir hayat felsefesine dönüştürmeliyiz.”
“SİGARA İÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM BU YASALARA SAHİP ÇIKTIĞI İÇİN”
Hasta olup da iyi olma hayali kurmaktansa sağlıklı bir yaşamı benimseyip sağlıklı bir geleceğin hayallerini kurmanın en doğrusu olduğunu söyleyen Bakan Müezzinoğlu, “Türkiye’deki bu tütün ile mücadelenin 2008-2014 arasındaki 100 bin insanın ölümünü engelleyen bir çalışmaysa tütünle mücadele, obezite ile mücadelenin de sağlıklı yaşam kültürünü benimsediğinizde önümüze gelecek başarı verileri de yine dünyaya örnek veriler sunabileceğimiz bir toplumsal dinamizmin örneği başarısı olacak. Bütün teşekkürlerin yanında sigara içenlere teşekkür ediyorum bu yasalara sahip çıktığı için. ‘Evet içiyorum, bırakamıyorum ama çok doğru yapıyorsunuz, doğru kararların uygulayıcısı oldunuz’ diye toplumsal bir sahiplenmeyi bu millet dışında diğer milletlerde göremezsiniz. En yakın tanıdığım ülkelerden biri, bize de geçmişte çok medeni olarak sunulan ülkelerden biri, Yunanistan’da bu başarının yüzde 50’si yok. Çok tereddüt ettik. Uygulaması çok zor, toplumdan reaksiyon alırız, önümüzde seçim var. Hayır bütün bunların hiçbiri ne seçimlerle ilgili ne de içenlerle ilgili bize olumsuz olarak dönmedi. Önemli olan doğru olanın ve toplum için faydalı olanın arkasında el birliğiyle, gönül birliğiyle durabilmek. O nedenle sigara tiryakilerine bu yasalara büyük oranda sahip çıktıkları için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“TABİ Kİ ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ AMA MUHATAP OLMAMAK DAHA ÖNEMLİ DEĞİL Mİ"
2 milyonu aşan sigara tiryakisinin sigarayı önce kendileri için, sonra aileleri için sevdikleri için bıraktıklarını belirten Müezzinoğlu, “Yine bırakma adaylarını buradan teşvik ediyorum. Özlemle onları bekliyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki onlar yaşamlarını sağlıklı sürdürsünler. Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigaraysa ve bugün bizim akciğer kanseri erkeklerde birinci sıradaysa, yüzde 22-23’lerde ise bizim tütünle ilgili mücadelemizin çok daha güçlü olarak devam etmesi gerekiyor. Özellikle anneler ve çocuklar sigara tiryakilerine, içenlere karşı bir suçlu muamelesi yapmadan onlara bir dost, bir arkadaş. Sigara içenler en çok şu ‘benim arkadaşım’ diyor. Kötü bir şeyden arkadaş olur mu? Bir eş olarak daha güçlü arkadaş, bir evlat, bir torun olarak daha güçlü bir arkadaş olma talebiyle sigara tiryakilerini mutlaka azaltmamız lazım. Biz bu oranı yüzde 25’lerin altına inşallah bu yıl, önümüzdeki yıl sonu itibariyle, 2018-2020’lere geldiğimizde mutlaka 20’lerin altına indirebilen, başarabilirsek inşallah sıfırlayabilen bir ülke olma dinamiklerini el birliğiyle götürebilmeliyiz. Tabi ki erken teşhis çok önemli ama muhatap olmamak daha önemli değil mi?” dedi.
“Bir öneride mi bulunsak, adımızı hastalık bakanlığına mı çevirsek” diyen Müezzinoğlu, sağlıklı yaşam kültürünü merkeze aldıklarını anlatarak, günde yarım saatin sağlıklı yaşama ayrılması için tavsiyelerde bulundu. Müezzinoğlu, “Can boğazdan gelir. Tamam da boğazdan da çıkar. Kanser oldu, akciğer hastası oldu, kronik hasta oldu, diyabet oldu, bütün bunlara da baktığımızda boğazdan girenlerle bunu şekillendiriyoruz” şeklinde konuştu.
“BU YIL 1 METRE YOL YAPAN BELEDİYELERE DEDİK Kİ 1 BİSİKLET HEDİYE EDECEĞİZ”
“Bu yıl 1 metre yol yapan belediyelere dedik ki 1 bisiklet hediye edeceğiz” diyen Müezzinoğlu, şunları kaydetti:
“1 kilometre bisiklet yolu yaptıysa bin adet. 1 milyon bisiklet projesi yaptık. Şimdi tüm üniversite kampuslerimize, rektörlerimize yazdık. Bisiklet yolu kampüsün içinde bir düzenlemeyle oradaki öğrencilerimiz bisiklete binsinler. Dolayısıyla sağlıklı yaşamın öncülüğünü üniversitelerimiz yapacak. Biz onlara katkı sağlayacağız. Türkiye kanser enstitüsünü 50 yıl önce kurabilmeliydi. Biyoteknoloji enstitüsünü en az 20 yıl önce kurabilmeliydi. Şimdi inşallah bu ayın içinde, Nisan ayı içinde enstitü başkanlığının tespitini yaptık. Kanser enstitüsüyle, akreditasyon enstitüsüyle ve biyoteknoloji enstitüsüyle 1 ay içinde kurumsal yapılarımızı da şekillendirecek ve Türkiye sağlıkta yalnız bilimi, yalnız sağlık teknolojilerini, ilacı tüketen değil, tüketileni üreten ve ürettiklerini kendi insanına ve insanlığa sunan bir noktaya gelecek.”
Erken teşhis ve tanıda Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinin (KETEM) dinamiklerini çok daha güçlü, çok daha dinamik hale getirebilmenin önemine vurgu yapan Bakan Müezzinoğlu, programın başında “Aman geç kalma erken gel” şarkısını söyleyen ekibe teşekkür etti. Müezzinoğlu, bunun kamu spotu haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz