X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 5 Nisan Avukatlar Günü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

5 Nisan Avukatlar Günü

  • Giriş Tarihi: 2.4.2015 12:08 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53

Barosu avukatlarından İbrahim Avşar, İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nde görevi başında şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’a yapılan saldırıyı en ağır şekilde kınadıklarını belirterek, “Görevini layıkıyla, büyük bir gayretle yaparken menfur bir saldırı ile odasında şehit edilen savcımıza Allah’tan binlerce rahmet diliyoruz. Ailesine, yakınlarına, tüm yargıç, savcı, hukuk camiasına, ülkemize başsağlığı ve sabır diliyoruz” dedi.
5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle bir açıklama yapan Avukat İbrahim Avşar, avukatlığın hukuk sistemimizde, özellikle ceza davalarında iddia, savunma ve karar üçlüsünün en önemli unsurlarından birini olduğunu belirterek, “Her mesleğin kendisine göre önemi ve ayrıcalığı vardır. Ancak avukatlık, hukukçuluk mesleği hak ve özgürlüklerin en önemli aşaması, hakların korunmasında çok önemli rol alıyor. Hukukçuluk avukatlık mesleğinde öğrencilik yıllarından, hukuk fakültelerinden itibaren dikkatli ve özenli bir eğitime, yetiştirilmeye ihtiyacı var. Hukukçuların yasalarda yapılan değişiklikleri, yenilikleri sürekli takip etmesi gerekiyor” dedi.
Türkiye’de 80 bin civarında avukatın bulunduğunu, bunların bir kısmının kamu kurumlarında istihdam edildiğini, bir kısmının da özel sektörle sözleşmeli olarak çalıştığını ifade eden Avşar, çok büyük bir bölümünün ise serbest olarak faaliyet gösterdiğini bildirdi. Avukatlık mesleğinin gelişen ve değişen süreçte önemli problemlerinin olduğunu kaydeden Avşar, serbest çalışmanın avukatların bütün zorluklarını göğüslediğini ancak benzeri mesleklerin sahip olduğu sosyal ve ekonomik haklardan yoksun durumda olduklarını belirterek, “Emeklilik, ücret ve pasaport gibi kimi sosyal konularda emsallerinden oldukça geri konumdalar, bu eşitsizliğin giderilmesi gerekiyor. Avukatların mesleklerini icra ederken, özellikle duruşma bekleme esnasında çok fazla zaman kayıpları oluyor. Mahkemelerin aşırı iş yoğunluğu nedeni ile vaktinde alınamayan duruşmalar nedeni ile saatlerce bekleniyor, zaman kaybı oluyor. Yeni çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile bir oranda giderilmek amaçlandı. Ancak hala çok fazla zaman kaybı oluyor maalesef. Tahkikat aşamasında deliller toplanırken yapılan duruşmalar mahkemelere ve avukatlara gereksiz ek yük getiriyor. Hukuk mahkemeleri yönünden, tahkikat aşaması yönünden yasada yapılacak düzenlemeler ile bu konuyu önemli oranda çözmek mümkün” diye konuştu.
Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin (UYAP) çok önemli bir aşama olduğunu ve çok büyük kolaylıklar sağladığını ifade eden Avşar, ancak adliyelerdeki kalem personellerinin yeterince eğitimden geçirilmemesinin aksaklıklara yol açtığını kaydetti. Kalemler için alınan personelin çalışmaya başlamadan önce gerekli ve yeterli pratiklerden, eğitimlerden geçmesi gerektiğini belirten Avşar süreç içerisinde değişiklikler, teknik gelişmeler karşısında da uyarlama, hizmet içi eğitimlerin yaptırılmasının işleyiş yönünden katkılarının olacağını bildirdi. Avukatlık mesleğinin icrasında en önemli etkenlerden birisinin adliyelerin fiziki yapısı olduğunu belirten İbrahim Avşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nerede ise ülkemizdeki avukatların üçte birine yakın kısmı İstanbul’da faaliyet gösteriyor. Son yıllarda İstanbul’da farklı ilçelerdeki birçok adliye kapatılarak iki ana bölgede hizmet verilmeye başlanıldı. Kartal’da Anadolu Adliyesi, Çağlayan’da da Avrupa yakası (İstanbul) Adliyesi olarak. Bir kısım ilçe adliyeleri faaliyetine devam ediyor. Önemli ölçüde kolaylık sağladı. Ankara Adliyesi uzun yıllar bina, yerleşke anlamında yeten, örnek adliye binası olarak anılmıştır. Ancak son yıllarda nüfus artışları, dava ve iş yükünün artması yeni açılan mahkemeler nedeni ile fiziki olarak yetmemeye başladı. Bina içerisindeki eklemeler yetersiz kaldığı gibi bir kısım mahkemeler ve icralar başka yerlere taşınmaya başladı. Merkez binanın yetersiz kalması nedeni ile ek binalar aranmaya devam edildiği uzun zamandır biliniyor. Adliye hizmet binalarının birkaç parça olması, özellikle meslektaşlarımız açısından ve hakim, savcı ve tüm çalışanlar yönünden çok fazla olumsuzluklara zemin hazırlıyor. Her bakımdan hizmet kalitesini düşürüyor. Ülkemizde inşaat teknolojisi oldukça gelişmiş durumda. Yerleşkesi ile kadim kültürümüzü yansıtacak zarif mimarisi ile teknolojisi ile dünyaya örnek olacak yeni bir adliye binası ülkemize, Başkentimize çok yakışacağından eminiz.”