X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

  • Giriş Tarihi: 3.6.2015 01:58 Güncelleme Tarihi: 3.6.2015 03:21

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP ve HDP’nin koalisyon için bir araya geleceğini belirterek, “MHP’nin DSP ile bir araya gelmesi düşünülebilir miydi? Geldiler. Yaptılar koalisyonu. Ama ondan sonra 3,5 yıl tahammül ettiler ve dağıldılar. Şimdide ‘gelmeyiz’ dedikleriyle de bunlar bir araya gelirler. Bunlara hiç inanmak mümkün değil. Şuanda niye kullanmıyor bu ifadeyi. Şuanda onu kullanırsa oyları kaybeder. ‘Evet biz HDP ile biraraya gelebiliriz’ dediği anda MHP’nin oyları taban yapar onu biliyorlar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı ile Gündem Özel” programında Melih Altınok’un gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
“HUKUKUN GEREĞİ NE İSE ONU YAPIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapının etkinliğini sürdürmesi ile ilgili olarak şunları söyledi:
“40 yıllık bir siyasi, askeri, ekonomik, devletin tüm kurumlarının içerisindeki bir yapılanma bu. 40 yıllık… Şimdi bu 40 yıllık yatırımı bir anda tabi ki silip süpürüp atamazsınız. Ama şuanda çok ciddi bir zafiyet içerisinde oldukları belli. Bakın dün bir araya gelemeyenler şuanda rahatlıkla bir araya gelebiliyorlar. Kaldı ki biz bu mücadeleyi hukuk içerisinde vermek durumundayız. Yani biz bir darbe hükümeti değiliz. Darbe hükümeti olduğu zaman gelir bunların hepsini doğrar geçer. Ama biz böyle ne bir özlemin içindeyiz. Nede bir gayretin içindeyiz.
Şuanda Mısır’da görüyorsunuz darbeci var. Kim bu darbeci? Mursi’nin Milli Savunma Bakanlığı’nı yapmış olan kişi ve düşünün o darbe yaptı ve bu darbeyle beraber 2 bin aşkın insan idama mahkum oldu.
Mursi’nin kendisi aynı şekilde ve şuanda 40 bin kişi cezaevlerinde. Böyle bir yapı var. Biz böyle bir noktada değiliz. Biz bir hukuk devletiyiz ve bu hukuk devletinin içerisinde hukukun gereği ne ise bunu yapıyoruz. Bunu yapmak durumundayız. En son siyaset belgesinin içerisine de bu girdi. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünümlü illegal örgütler. Şimdi çalışmalar buna göre yürüyor. Biz Milli Güvenlik Kurulu’nda tavsiye kararımızı aldık. Hükümetimize gönderdik. Hükümetimiz kararını aldı ve tekrar dönüldü ve tekrar Milli Güvenlik Kurulu’nda son nihai durumunu gözden geçirdik. Şimdide bu yola koyulmuş vaziyetteyiz.”
TMSF’NİN BANK ASYA’YA EL KOYMASI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TMSF’nin Bank Asya’ya el koyması ile ilgili olarak; “Bu sürecin en önemli ayaklarından bir tanesi. Şimdi orada meşru olmayanlar yollarla nasıl paralar toplandı ve nasıl böyle bir yapı finans sektöründe ayakta tutuldu şimdi bu ortaya çıktı. Suistimaller ortaya çıktı. BDDK nihayetinde TMSF’nin teftiş raporları neticesinde kararını verdi. Tabi bu kararın neticesinde de TMSF’ye devredildi. Tabi bu süre bakın 1,5 yıl sürdü. Eğer hukuk içerisinde bu olmamış olsa bu zaten anında el konulurdu. Ama bir hukuki süreç takip ediliyor. Bu hukuki süreçte de en sonunda buraya gelindi. Artık TMSF burayı yürütüyor.” İfadelerini kullandı.
SEÇİM VE SEÇİM GÜVENLİĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP ve HÜDAPAR arasında yaşanan olay ve seçim güvenliğine yönelik güvensizliğine yönelik; “Bu konuda tabi şikayetlere hak veremmek mümkün değil. Şimdi ben bölgeyi dolaşıyorum. Tabi vatandaş anlatıyor bazı şeyleri. Muhtarlar ciddi tehditler alıyor. Bu tehditleri aldıktan sonra dayanamayan muhtarlar pes ediyor. Teşkilatın içerisinde öyle bu işe kendisini vermiş adeta adamış olan mensuplarımız var ki onlarda direniyorlar. Şimdi burada valilerimiz, emniyet teşkilatıyla, güvenrlik güçrelimiz bütün tedbirlerini aldılar. Ne geriyorsa bunu sonuna kadar yapacaklar. Biliyorsunuz eskiden 100 metre sorunu vardı şimdi bu 15 metreye düştü. Sandık kurulu görevlisi olan arkadaşlarımız burada kalkıpta hemen oradaki güvenlik görevlisine bir sinyal verse illa üye olmasıda şart değil müşahitlerden olsa yani buraya müdahale ediliyor, diyelim ki karı koca geldiler hanımı oy kullanacak şimdi hanım diyor ki beni kocamdan ayırın ben oyumu kendim gireyim kullanayım, çünkü beyim bana müdahale ediyor. Şimdi bütün bunlara yönelik sandık kurulu başkanlarının mutlaka ‘lütfen bırakın hanımız girsin kendisi oyunu kullansın’ demesi lazım. Niye demesi lazım. Çünkü bu oy bireyseldir. Ferdi olarak iradesini ortaya koyacak. Kimler kulübenin içerisine birisiyle girebilir, s akattır, engellidir tamam girebilir. Çok yaşılıdır, gözleri görmüyordur girebilir. Ama genç dinamik giremez. Girecek hanfendi oyunu kullanacak. Böyle bir atmosfer var. Bu atmosferin atılması lazım. İnanıyorum ki bundan önceki seçimlerde olmayan bir rahatlık olacaktır ama yine de ben diyorum ki tam arzu edildiği gibi batı olacağı havayı herhalde yakalayamayacağız.” dedi.
“BUNLARA HİÇ İTİBAR ETMEMEK LAZIM”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mühalefetin elektriklerin kesilmesi nedeniyle oy güvenliğinden kaygılıyız ifadelerine yönelik; “ Tamamiyle bunların hepsi saçma, yalan uydurma. Havayı, atmosferi bozmaya yönelik komik iddilar. Bunlara hiç itibar etmemek lazım. Yani enerji noktasında ülkenin çok ciddi bir sıkıntısı yok. Hele hele bütün bu kaynaklar çok çok güçlü. Böyle birşeyin olması gelip geçici bir anda olur. Uzun uzadıya olacak değil. Kaldı ki her siyasi partinin sandık kurulu üyelerinin dışında birde müşahitleri var. Müşahitlerde illa bir tane diye bir şey yok.Bunların hepsi sadece bizim seçim güvenliğini seçim havasını bozmaya yönelik dış itibarımızı bozmaya yönelik atılan adımlardır.” dedi.
“YENİLGİYE ERKEN BAHANE UYDURMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP’nin barajı geçeceği ve hükümetin buna müdahale edeceği yönündeki iddialara karşı; “Yenilgiye erken bahane uydurmaya çalışıyorlar. Herhalde kendilerine göre yaptıkları anketlerde onu görüyorlar ve şimdiden bahaneyi uyduruyorlar. Yarın da biz demedik mi diyecekler. Şimdi bir defa böyle bir şey söz konusu değil. Eğer bunlar barajı aşarsa aşar, ben şuanda ben cumhurbaşkanı olarak bundan rahatsız değilim. Ama barajın altında kaldığı zaman niye birileri illada endişeye kalıyor ki, Yani şuana 6-7-8 puan bunları konuşurken şimdi bakıyorum barajı aştı, aşacak, filan falan aşmadığı takdirde yakılıp yıkılır bunları konuşuyorlar. Bunlar çok çirkin şeyler. Barajı aşmakta var aşmamakta var. Bunlar milli iradeye saygı nedir bunu henüz öğrene bilmiş değiller. Bu parti parlamentoda varmıydı vardı. Şimdi neyin hesabı yapılıyor. Dert şuandaki iktidar partisinden ne kadar oy çalınabilir, ne kadar milletvekili sayısı azaltıla bilir, buna yönelik bir çalışma bir gayret bunu da şöyle görüyorum ben bunu da açık net konuşmam lazım bazı şeyleri bir tarafta iktidar partisi var bunun karşısında da diğer partiler var. Yapılan mücadeleler buna yönelik.Hepsi istisnasız yan yana geldiler. Bir şey daha konuşuyorlar. ‘Biz filanca partiyle koalisyon yaparız, filancayla yapamayız.’ Yav yaparsın yapamazsın bunların hepsi bugün konuşulacak şeyler değil. Bunlar da yine aldatmaya yönelik şeyler. Yarın ne olacağı hiç belli olmaz. Yani geçmişte MHP’nin DSP ile biraraya gelmesi düşünülebilir miydi? Geldiler. Yaptılar koalisyonu. Ama ondan sonra 3,5 yıl tahammül ettiler ve dağıldılar. Şimdide ‘gelmeyiz’ dedikleriyle de bunlar biraraya gelirler. Bunlara hiç inanmak mümkün değil. Şuanda niye kullanmıyor bu ifadeyi. Şuanda onu kullanırsa oyları kaybeder. ‘Evet biz HDP ile biraraya gelebiliriz’ dediği anda MHP’nin oyları taban yapar onu biliyorlar.” dedi.
(MK-Y)
“HDP VE MHP YANYANA GELEBİLİRLER Mİ?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabi bundan hiç endişeniz olmasın. Şuanda şunu düşünür, biz şununla koalisyon yapmayız derken acaba nasıl oyu biraz yükselecek. Biz bunları bir gerçek olarak görüyoruz. Onun için bence bizim seçim akşamını görmemiz şart, tabloyu görmemiz şart. Tabloyu gördükten sonra da ben inanıyorum ki inşallah yine de en ideal bir seçimi öyle veya böyle çıkaracağız. Çünkü gerek şahsım gerek şuanda hükümet bütün güvenlik güçlerimizle her türlü çalışmayı yaptık yapıyoruz ve en sağlıklı seçimi geçirebilmek içinde tedbirleri aldık, alıyoruz.” dedi.
“TEK PARTİLİ İKDİDARIN ÜLKEME FAYDALARINI GÖRDÜM”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; ”12 yıl tabi Başbakan olarak bir koalisyon hükümetine bir başbakanlık yapmadım. Tek partili bir başbakanlığı yürüttüm ve bunun ülkeme getirdiği faydaları gördüm. Öyle konular oldu ki üç kat katladık. Beş kat katladık. Bazılarında on kat katladık ama bu bir siyasi istikrarın bir güven ortamının olmasından dı. Koalisyon hükümetlerinde ne bu istikarı ne de bu güveni bulabilirsiniz. Şimdi son 70 yıla şöyle bir baktığınız da 70 yılın içerisinde 40 yıl Türkiye için kayıp yıllardı. 30 yıl Türkiye birşeyler kazanmıştır. Bunun belli bir süresi sayın Demirelin tek partili iktidar olduğu dönemdir. Yine sayın Özal’ın tek partili iktidar olduğu dönemdir. İşte bizim son 12 yıl tek partili iktidar olduğumuz dönemlerdir. O 40 yıl hep kayıptır. Bir defa bu gerçeği göremeyenler bu ülke için hayırlı rüyalar görmez. Sayın Menderes’in tek partili döneminde Türkiye pik yapmıştır. Bunları görmek zorundayız. Bunlara baktığımız zaman türkiye’de koalisyon avına çıkanlar birşeyin peşindeler tek partili iktidar olmasın değil daha önce benim genel başkanlığımı yaptığım partiye karşı tutumlarıdır. Niye? Çünkü daha önce ülkeyi istedikleri gibi idare eden bu ülkede güçler vardı. Peki bunlar kimleri idare edebiliyordu koalisyon hükümetlerini. İstedikleri gibi hükümetleri kuruyorlar oraya bakanlar veriyorlar bütün bunlarda beraber kabinelerin içerisinde etkinlikleri oluyordu ve kendi kurumlarının müesseselerini de istedikleri gibi büyütüyorlardı. Ama benim başbakanlığım döneminde bunu yapamadılar. Şuanda da yaptıklarına, yapacaklarına inanyorum. Bu vaka ortada bununla yürüdük. Fakat bir şeyi burada unutmamak lazım. Bakın öyle veya böyle Parlamenter demokrasiyle biz bugünlere geldik. Ama parlamenter demokrasiyle geldiğimiz bu noktada biz üç-dört yıldır patinaj yapıyoruz. Tek bunun sebebi şu; sizi parlamento çalıştırmıyor. İstediğiniz gibi adımları atamıyorsunuz. Büyük bir çoğunla sahip olmanıza rağmen devletin çeşitlikurumları var buralarda buna müdahaleler oluyor. Fakat başkanlık sistemine geçildiği anda bu bir defa ciddi manada hız kazanacak. Burada aldığınız yetkiyi çok rahat kullanabiliyorsunuz. Parlamenter demokraside maalesf böyle bir şey alamiyorsunuz. Bir belediye başkanının özerkliği, bir başbakanda yoktur, bakanda yoktur. Belediye başkanlığında siz yetkiyi halktan alırsınız ve ondan sonra yolunuza koyulursunuz. Şuanda başbakan olarak halktan aldığınız yetkiyi kullanamiyorsunuz. İşte en basit bir maddeye bile Meclis’ten geçirirken bile günler gidiyor. Bu hız kesmedir. Her türlü engellemeler yapılabiliyor. Onun için diyorum G-20 Türkiye’de yapılacak. G-20’nin en önde 10 ülkesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bu gerçek. Rusya, Fransa aynı şekilde. Geldikleri nokta ortada. Türkiye’nin bu noktada idari sistemde çok önemli bir kararı vermesi lazım.” İfadelerini kullandı.
SEÇİM ÇALIŞMALARINDA BAŞKANLIK SİSTEMİ VURGUSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Başbakanlık Sistemi ile ilgili. Seçim çalışmalarında yeterince başkanlık sistemi vurgusu yapıldığını düşünüyormusunuz?” sorusuna yönelik:
“Yani pek bu vurgu yapılıyor diyemem. Ben özellikle detaylarına girmeden bu vurguyu yapıyorum. Çünkü bunun sıkıntısını yaşadım ama muhalefet zaten bunu istemiyor. Çünkü biliyorki muhalefet ‘biz biteriz.’ Çünkü bu sistem kurulduğu anda bu iki partiye götürür. İki partiye götüreceği için de bunların işine gelmiyor. Nasıl iki partiye gidecek. Birinci turda 50 artı 1’i yakalayan seçildi zaten. Yakalayamadığı takdirde birinci ve ikinci parti 15 gün sonraya kalacak veya finale kalacak. İtalya bir karar aldı koalisyondan kurtulmak için.” dedi.
“YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYAÇ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Muhalefete de başkanlık kapıları açılmazmı başkanlık sisteminde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz.” sorusuna:
“Bazı ülkeler seçim öncesi koalisyonlar oluşturuyorlar. Yani bu tür şeyler dünüşüne bilir. Bunu bir defa tartışmaya açmak lazım. Bundan korkmamak lazım. İşte biz bu mekanda bu tartışmayı başlattık. Meydanlarda konuşarak tepkiyi alıyoruz. Benim mesela meydanlarda bu konuyu aştığım zaman meydanlar başkanlık sistemi için, yeni anayasa için, yeni Türkiye için evet diyor. Demek ki vatandaş artık detayını bilmese dahi konu başlığını hazmetmiş. Onu yakalamış. Şimdi bundan sonrası detaydır, bu detayı vereceğiz. Yeni Türkiye ardından yeni Türkiye’yi getirecek olan bir yeni anayasaya ihtiyaç var. Yeni anayasada yetmiyor bu yeni anayasının içerisinde başkanlık sisteminin yer alması şart. Çünkü gördük. Biz her türlü tavizi verdik anayasa komisyonunda ve maalesef mulahefet dürst davranmadı. Biz işte 320 üyeyle 3 kişiyle temsil edildik. Diğerlerinin tamamı 220 üyeyle 9 kişiyle temsil edildiler. Bu kadar hassasiyet gösterdiğimiz halde ancak 60 madde anayasa izleme komisyonunda tartışıldı. Anamuhalefetin başındaki zat buyrun bunları gelin imzalayalım dedi kimse gelmedi ben arkadaşları gönderdim. Yani her konud amaalesf dürüst bir siyasetçi anlayışı bu çok kötü, bu çok çirkin ve milletin başına da bu dert. İşlemeyen sistem…” şeklinde cevap verdi.