X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti Grup Toplantısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AK Parti Grup Toplantısı

  • Giriş Tarihi: 30.6.2015 14:48 Güncelleme Tarihi: 30.6.2015 14:52

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Suriye’deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Dün Milli Güvenlik Kurulu’nda da ele aldık. Her türlü senaryoya hazırız, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi.
7 Haziran seçimlerinin ardından TBMM’de yapılan ilk AK Parti Grup Toplantısı’nda partililere hitap eden Başbakan Davutoğlu, küresel ekonomik krizin etkisini göstermeye devam ettiğini vurguladı. "Türkiye’nin kalkınma hamlelerinin rehaveti içinde olamayız" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Yanı başımızda dost ve kardeş Yunanistan’ın karşı karşıya kaldığı tabloyu bir göz önüne alınız. Eğer biz benzer tablolarla karşı karşıya değilsek, AK Parti kadrolarının hükümetlerinin, yönettiği ekonomi sayesindedir. Har vurup harman savursaydık, maceraperest bazı tutumlar içinde olsaydık, irrasyonel ekonomik politikalara yönelseydik, bir takım yanlış uygulamalarda ekonomik kaynakları tüketmiş olsaydık bugün biz de çok zor durumda olurduk. Bugün bu kürsüde komşu Yunanistan’a dayanışma mesajımızı da iletmek istiyorum. Biz çevremizde barış içerisinde yaşayacağımız ekonomik, siyasi güçlü ülkeler görmek isteriz. Hiçbir komşumuzun zayıf düşmesinden menfaat ummayız. Yunanistan ekonomik kriz içerisindeyken, Avrupa bütünüyle ekonomik kriz içerisindeyken 2001’den itibaren Yunanistan’la Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ni bu mantıkla kurduk. Son Yunanistan ziyaretimde muhatabım o zaman Sayın Simitis’ti, Başbakan olarak o zaman Sayın Çipras’la da görüşmüş ve kendilerine de ifade etmiştim, ’Biz Yunanistan’ın ekonomik olarak güçlü, siyasi olarak istikrarlı olmasını isteriz, Ege’nin barış denizi olmasını isteriz, Kıbrıs’ın çözülmesini isteriz. Onun için Türkiye, Yunanistan’ın getirebileceği her türlü işbirliği teklifini ya da ekonomik işbirliği arayışına olumlu yaklaşacaktır. En kısa zaman Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’ni yapalım diye kendilerine teklifte bulunmuştum. Ama Yunanistan’ın kendi iç şartları sebebiyle bu şu ana kadar mümkün olmadı. TBMM’den bir kez daha ifade ediyorum, Yunanistan’ın ekonomik krizi aşabilmesi için elimizden ne gelirse komşu bir ülke olarak turizm, ticaret, enerji alanında, işbirliği alanlarında ne yapmak gerekiyorsa yapmaya hazırız. Biz komşularımıza sadece ve sadece iyi komşuluk ilişkileri ve karşılıklı saygı içerisinde bakarız. Bu çerçevede de önümüzdeki dönemde Yunanistan’ın ekonomik sorunları karşısına birlikte atabileceğimiz adımları, karşılıklı olarak oturup konuşma üzere hükümet kurma çalışmaları sonrasında da daha önce planladığımız Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’ni yapmak üzere Yunanistan’la temasa geçeceğiz. Yunanistan’la olduğu gibi diğer bütün komşularımızla da gerek Ukrayna gerek Suriye gerek Irak’ta hep istikrar olması için çaba sarf ettik, bundan sonra da çaba sarf edeceğiz."
SURİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELER
Türkiye’nin kendi sınırlarını koruyacak kudrete ve bu anlamda da askeri kapasiteye sahip olduğunu belirten Davutoğlu, "Hiç kimsenin bundan tereddüdü olmasın ayrıca sınır ötemizde ortaya çıkacak ve Türkiye’nin içini etkileyebilecek bölgesel dengeleri ortadan kaldırabilecek gelişmeler karşısında da kayıtsız kalmayız. Değil bin yıl, bir gün, bir ay, bir hafta, bir dakika, bir saniye dahi bu görevi yürütmek için imkan varsa o görev için de alınması gereken kararları alırız" dedi.
Suriye’de son dönemde yaşananları yakından takip ettiklerini vurgulayan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"DEAŞ terör örgütüne de Suriye rejiminin kanlı baskılarına da her zaman ilkesel olarak karşı çıktık. DEAŞ terör örgütünü ilk terörist ilan eden ülke Türkiye’dir. Daha Musul işgal edilmemişti daha DEAŞ bizim sınırlarımıza dayanmamıştı. Ama biz 10 Ekim 2013’te aldığımız Bakanlar Kurulu kararıyla DEAŞ’ı terör örgütü ilan ettik. Şimdi Türkiye’ye özellikle de AK Parti’ye karşı uluslararası bir algı oluşturmak isteyenler bizim bu örgütle adımızı yan yana zikretmeye kalkıyorlar, içerde bazı işbirlikçileri de buna çanak tutuyor. Bizim adımızı hiçbir terör örgütü ile kimse yan yana yazamaz, yazamadı, yazamayacak. Ama bu iddialarda bulunanların terör örgütleri ile adları yan yana yazılmıştır. Biz DEAŞ’a karşıyız, DEAŞ gibi El Kaide’ye karşıyız, her türlü terör örgütüne karşıyız. Ama terör örgütüyle işbirliği suçlamasında bulunanlar bir kez de dönüp Kandil’e seslensinler ve terör karşıyız diyebilsinler. Biz her konuda ilkeli tavır gösterdik, gösterilmesini de bekleriz. Açık bir iftira ile açık bir saldırı ile açık söylüyorum bu Türkiye’ye dönük bir saldırıdır. Türkiye’nin herhangi bir terör örgütüyle işbirliği yaptığı iddiasını delilsiz şekilde gündeme getirenler Türkiye’ye dönük uluslararası bir saldırının parçası olmuşlardır. Biz teröre karşı da terörü savunanlara karşı da hangi dille konuşulacağını çok iyi biliriz."
"HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRIZ"
Başbakan Davutoğlu, Suriye içinde bir etnik grup zulme uğradığında Türkiye’de o etnik grupla kendilerini yakın hissedenlerin hemen onlara yardım çağrısında bulunduklarına dikkat çekerek, "Bu bazen Kürtler bazen Türkmenler bazen Araplar. Herkes kendi kabilesine, etnik grubuna dönüp de onların güvenliğini düşünmeye başlarsa işte o zaman parçalanma başlar. Biz Suriye’ye dönüp baktığımızda ne Kürt ne Arap ne Türkmen ne Sünni ne Alevi görürüz, sadece ve sadece komşu Suriye halkını görürüz. Komşu Suriye halkından yardım isteyen herkese de elimizden gelen yardımı yaparız" diye konuştu.
Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kobani’den bir haftada 197 bin kişiyi kabul ederken etnik kimlik sormadık. Suriyeli Kürt kardeşlerimizle bizi karşı karşıya getirmeye kalkışmasınlar. Aynı şekilde Bayır Bucak’tan Türkmen, İdlip’ten Arap kardeşlerimiz geldiğinde de etnik kimlik sormadık. Kimse bizi Arap kardeşlerimizle de karşı karşıya getirmesin... Birileri demografik ya da siyasi haritayı değiştirmeye kalkarsa şu veya bu yönde bir etnik gruba karşı başka bir etnik grup, bunun karşısında da açık bir tutum sergileriz. Son dönemde özellikle aldığımız tedbirler bağlamında yapılan spekülasyonlar söz konusu. Hiç kimse ve aziz milletimiz kaygı içinde olmasın. Biz Türkiye’nin ne oldu bittilerle karşı karşıya bırakılmasına izin veririz ne de Türkiye’yi bir maceraya sürükleriz. Kim oldu bitti yapmaya kalkarsa geçmişte olduğu gibi cevabını veririz ama Türkiye’nin de bir maceraya girmesine izin vermeyiz. Etrafımızda bir ateş çemberi var, doğru, her türlü riskle karşı karşıyayız, doğru ama Allah aşkına bütün vatandaşlarımız ellerini vicdanlarına, kalplerine tutarak sorsun 4 yıldır hatta Irak savaşından bu yana 12 yıldır biz iktidardayken etrafımız ateş çemberindeydi ama bu ateş çemberi İstanbul, Diyarbakır, Trabzon, Artvin, Muğla’yı yakmamışsa Elhamdülillah oraya yaklaşmamışsa bunun arkasında AK Parti’nin erdemli, basiretli, dirayetli yönetimi vardır. Eğer ekonomi bu dönemde kalkınmaya devam etmişse, huzur devam etmişse, bu dönemde 2011’den bu yana bir referandum, iki genel seçim, bir mahalli seçim, bir Cumhurbaşkanlığı seçimi tam bir demokratik usul ve üslup içinde gerçekleşmişse bunun arkasında AK Parti’nin demokratik, barışçıl siyaseti vardır. İşte bugün de biz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Dün Milli Güvenlik Kurulu’nda da ele aldık. Her türlü senaryoya hazırız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. En kötü olabilecek senaryoya da açığız, bunun gerçekleşmemesi için daha önce alınması gereken tedbirlere de hazırız. Türkiye bütün kurumlarıyla işleyen bir güvenlik yapılanmasına sahiptir. Türkiye bütün demokratik kurumlarıyla işleyen güçlü bir demokrasiye sahiptir."