X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Koalisyon Görüşmelerinde İlk Tur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Koalisyon Görüşmelerinde İlk Tur

  • Giriş Tarihi: 13.7.2015 18:48 Güncelleme Tarihi: 13.7.2015 20:53

Başbakan Ahmet Davutoğlu, KCK’nın "ateşkesin bittiğine" yönelik açıklamasına ilişkin, "Eğer çözüm sürecine birisi darbe vurmuşsa 2013 Mayıs’ında silahlı grupların Türkiye’yi terk etmesi sözünü yerine getirmeyenler vurdu. O zamandan bu yana sabırla silahlı grupların Türkiye’yi terk etmesi ve silahların terkini bekledik, hep bunu talep ettik" dedi.
Başbakan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile 1 saat 40 dakika süren görüşmesinin ardından AK Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile başbaşa görüşme gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik soru üzerine, "Gerçekleşmedi. Gayet sıcak ve herkesin fikrini rahatlıkla ifade ettiği bir ortam vardı. Ama belli bir aşamada liderlerle başbaşa görüşme teklifi gelmesi durumunda buna da olumsuz bakmam. Çünkü nihayet onun ihtiyaç olarak çıkacağı gündem olabilir. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra liderlere sunulan görüşlerin değerlendirilmesi icap edebilir. O zaman ele alınacak hususlar" yanıtını verdi.
Davutoğlu, ikinci tur görüşmelerin takvimine ilişkin, "Takvimlendirme itibarıyla ’Ramazan Bayramı’ndan önce ilk turu bitiririm’ demiştim, o zaman tabloyu görürüz. İnşallah bu gerçekleşecek. Daha sonra bu ön görüşmelerin bir noktaya gelmesi etkili olacak. Birer arkadaşlarımızı görevlendirdik, teması sürdürmek ve ön görüşmeler için bir şekilde temas noktası olmak üzere. O arkadaşlarımız bu çalışmaları yaptıktan sonra bizlere sunacak, olgunlaştığı zaman ikinci tur görüşmeyi yapacağız. Ama bütün partilerle de ikinci tur görüşmeyi aynı zamanlama içinde yapmaya özen göstereceğim. Önemli olan en doğru formülü birlikte oluşturabilmek" dedi.
KCK’NIN ’ATEŞKES’ AÇIKLAMASI
KCK’nın "ateşkesin bittiğine" yönelik açıklamasını değerlendiren Davutoğlu, "Aslında hepimizin titizlikle üzerinde durmamız gereken bir husustur. Hafta sonu Ağrı, Göle, Kars ve birçok şehrimizde terör ve şiddet saldırıları devam etti. Türkiye 7 Haziran seçimlerini dünyanın hayranlıkla izlediği bir olgunlukla tamamlayıp, temsil kabiliyeti çok yüksek bir Meclis oluşturmuşken aynen 2011 seçimlerinden sonra da böyle bir terör sarmalına Türkiye’yi sokmak istemişlerdi. Şimdi Türkiye’yi tekrar terör sarmalına sokmak isteyenlerin varlığı aşikar. Herkes bu anlamda bir ciddi sınavla karşı karşıya. 7 Haziran seçimlerinde millet seçimlerine milli iradeden ve milleten temsil meşruiyeti almak için gelen bütün partiler, terör ve şiddet sarmalı çağrısında bulunan bu tür açıklamalar karşısında ortak bir tavır sergilemek durumundadırlar. Bu şart. Saldırıların gerekçesi olarak baraj, yol yapımları ifade ediliyor. Bir kere Türkiye her santimetrekaresiyle egemenliğini sadece ve sadece milletten aldığı yetkiyle kullanan hükümetler tarafından yönetilir ve bu hükümetler Türkiye’nin her yerinde yol ve baraj çalışması yaparlar. Bunun için hiçbir otoritenin tehdidinde de geri adım atmazlar" ifadelerini kullandı.
"ATEŞKES TABİRİNİ HİÇBİR ZAMAN KULLANMADIK"
"Ateşkes tabirini hiçbir zaman kullanmadık, bu tabir bizim kullandığımız bir tabir değil" diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Eğer çözüm süreci bağlamında bir çatışmasızlıktan bahsediliyorsa bunun da açıklamasını daha önce yaptık. Eğer çözüm sürecine birisi darbe vurmuşsa 2013 Mayıs’ında silahlı grupların Türkiye’yi terk etmesi sözünü yerine getirmeyenler vurdu. O zamandan bu yana sabırla silahlı grupların Türkiye’yi terk etmesi ve silahların terkini bekledik, hep bunu talep ettik ama bir taraftan da demokratikleşme çabalarından ödün de vermedik. Şimdi halkımızın demokratik hakları konusunda hiçbir şekilde geri adım atmayacağız ancak bu şekilde ifadelerle ülkemizi, meşru hükümeti, Meclisimizi ve oradan oluşacak siyasi iradeyi tehdit edecek oluşumlara kesinlikle prim vermeyiz. Yarından sonra HDP ile görüştüğümde de kendilerine ifade edeceğim. Artık herkesin şiddetle terörle demokrasi arasında bir seçim yapma vakti gelmiştir, bu açıklama bunun zaruretini ortaya koyuyor. Bu tür tehdit ve şantajlar karşısında atılması gereken adımlardan hiçbir şekilde bir adım dahi geri durmayacağımız gibi Türkiye’de kamu düzeninin tesisi için her türlü tedbiri almaya kararlıyız. Dün İstanbul’da iftardan döndükten sonra ilgili birimlerimizi konutta toplantıya çağırdım ve bu konularda alınması gereken tedbirler hususunda gerekli talimatlandırmalar yapılmıştır. Hiçbir şekilde terör ve şiddete ülkemizizin herhangi bir santimetrekaresinde izin verilmeyecektir."