X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye’de 7-8 Çocuktan Biri Astım Hastası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye’de 7-8 Çocuktan Biri Astım Hastası

  • Giriş Tarihi: 4.5.2015 10:58 Güncelleme Tarihi: 4.5.2015 11:59

Atatürk Devlet Hastanesi Allerji İmmünoloji Uzmanı Dr. Arzu Didem Yalçın, Türkiye’de yaklaşık her 12-13 erişkinden biri ile 7-8 çocuktan birinin astım hastası olduğunu belirtti.
Astımın, tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük yakınmaları ile kendini gösteren kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Allerji İmmünoloji Uzmanı Dr. Arzu Didem Yalçın, astım belirtileri kişiden kişiye ve aynı kişide zamanla değişebildiğini, geceleri ve sabah erken saatlerinde genellikle arttığını bildirdi.
13 ERİŞKİNDEN BİRİ ASTIM HASTASI
Astımın tüm dünyada her etnik ve yaş grubundan, farklı sosyoekonomik yapıda 300 milyon insanı etkilediğine dikkat çeken Dr. Arzu Didem Yalçın, “Ülkemizde ise yaklaşık her 12-13 erişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır. Görülme sıklığı yaşam ve çevre koşullarının değişmesine bağlı olarak artmaktadır. Tüm dünyada astımdan yıllık ölümlerin 250 bin kişi olduğu tahmin edilmektedir” dedi.
AKDENİZ BÖLGESİNDE ASTIM HASTALIĞI SIKLIĞI
Erişkin Alerji Bölümü olarak Çevre Bakanlığımızın desteğiyle yaptıkları polenizasyon projesi kapsamında astım hastalığının Akdeniz Bölgesinde görülme sıklığı yüzde 10 olarak tespit edildiğini de sözlerine ekleyen Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Allerji İmmünoloji Uzmanı Dr. Arzu Didem Yalçın, şunları kaydetti:
”Astım için Küresel Girişim (GINA-www.ginasthma.org) önderliğinde sürdürülen Dünya Astım Günü aktiviteleri ve bu konudaki diğer çabalarla önümüzdeki 5 yılda astıma bağlı hastanede yatışlarının yüzde 50 azaltılmasına yönelik bir kampanya başlatılmıştır. Bu amaca ulaşmak için astım hastalığının önemi ve hastalığın kontrol kavramı konusunda farkındalık oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu doğrultuda Antalya Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği ve Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak astım hastalığının önemi ve hastalığın kontrolü hakkında halkımıza yönelik farkındalık çalışmaları ile hastalığa dönük bilimsel araştırmalarımız devam etmektedir. Güncel verilere göre, ülkemizde üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına başvuran astımlılarda dahi tam kontrol oranı yüzde 22 bulunmuştur. Halen 4 astımlıdan biri yılda bir kez astım krizi nedeniyle acil servise başvurmaktadır.”
ASTIM KONTROLÜ
Astım kontrolünü güçleştiren etkenler arasında ilaçların doğru ve düzenli kullanılmaması dışında, sigara dumanı gibi tetikleyicilere maruz kalmak ve obezitenin sayıldığını ifade eden Dr. Arzu Didem Yalçın, “Ülkemizde astımlı hastaların yüzde 10’undan fazlasının halen sigara içmekte olduğu ve yüzde 30-40’nın obez olduğu bildirilmiştir. Sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterilmiştir.”
ASTIM TEDAVİSİ
Astım tedavisinin amacının, hastalığı kontrol altına almak ve sağlanan iyilik halinin devamı olduğunu belirten Dr. Arzu Didem Yalçın, “Dünyada ve ülkemizde bu hastalığın tedavisi ile ilgili gereken her türlü ilaç bulunmaktadır. Uygun ilaç tedavisi ve astım hastalarının eğitimi ile hastalık kontrol altına alınabilir ve astım hastaları yaşamlarına hastalık nedeni ile kısıtlanmadan devam edebilirler. Astımlı olguların yüzde 10’unu ilaçlarla kontrol altına alınamayan ağır vakalardır. Bu hastalarda kullanılan yüksek zor steroidlere bağlı, kardiovasküler sistem hastalıkları ve metabolik sendrom eşlik eder. Ağır seyreden astım olgularının yaşam standardı oldukça düşüktür. Hastalarda sürekli olan nefes açlığı, nefes darlığı, boğulma hissi nedeniyle gelişen kronik depresyon hastaların aktivite yapmalarını engellemekle birlikte uygulanan yeni tedavi seçenekleriyle astımın kontrol altına alınması eskiye nazaran çok daha başarılı sonuçlar vermektedir” diye konuştu.
Dr. Yalçın, astımlı bir hasta için kontrol altında olmak ise, gündüz astım yakınması bulunmaması, gece astım nedeni ile uyanmama, hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçları kullanırken ayrıca hızlı etkili nefes açıcı ilaçlara gereksinimin olmaması, nefes ölçümlerinin normal düzeyde olması ve günlük işlerin engellenmeden yapılabilmesi şeklinde açıkladı.