X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kurtuluş Günü Etkinlerine Muhteşem Final
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kurtuluş Günü Etkinlerine Muhteşem Final

  • Giriş Tarihi: 23.2.2015 15:18
BAYBURT’UN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 97. YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ 2. GÜN PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE GERÇEKLEŞEN KAPALI SPOR SALONUNDAKİ MUHTEŞEM KONSERLE SONA ERDİ.
Kurtuluş Günü Etkinlerine Muhteşem Final

’un düşman işgalinden kurtuluşunun 97. Yıldönümü etkinlikleri 2. Gün programı çerçevesinde gerçekleşen Kapalı Spor Salonundaki muhteşem konserle sona erdi.
Konsere Vali Yusuf Odabaş, Vali Yardımcısı Ali Gökay, Belediye Başkanı Mete Memiş, Garnizon Komutanı Mehmet Nail Yiğit, Ak Parti Bayburt İl Başkanı Hakan Kobal, Belediye Başkan Yardımcıları Şahin Kızılaslan ve Nesimuttin Selçuk, Bayburt Belediyesi Meclis üyeleri kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Sunuculuğunu Naci Ahıskalıoğlu’nun yaptığı gece saygı duruşu ve istiklal marşıyla başladı. Daha sonra protokol konuşmalarına geçildi.
Konuşmasına Divan edebiyatının ünlü şairlerinden Bayburtlu Şair Zihni’nin Vardım ki yurdundan ayak göçürmüş isimli şiirinden Vardım ki yurdundan ayak göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı; Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş; Sakiler meclisten çekmiş ayağı. dizilerini okuyarak başlayan Başkanımız Mete Memiş şunları belirtti: “Güzel şehrimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıl dönümünü 97 yıl önceki ruh ve heyecanla kutluyoruz. Tamda o günlerin ansına iğrenç bir şekilde katledilen Özgecan kızımıza cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Kederli ailesine başlığı ve sabırlar niyaz ediyorum. Ve diyoruz ki kanun koyucular kısasta hayat vardır düsturunu örnek alarak idam kararınızı gözden geçiriniz.
MİLLETLERİN TARİHİNDE ACININ KEDERİN VE HÜZNÜN YAŞANDIĞI ZAMANLAR VARDIR
Bize bu onuru, bu sevinci, bu bayramı yaşatan ecdadımızın, şehit ve gazilerimizin, kahramanlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum, minnetle ve rahmetle anıyorum. Milletlerin tarihinde acının kederin ve hüznün yaşandığı zamanlar vardır. Aynı zamanda sevincin, coşkunun ve mutluluğun yaşandığı zamanlarda vardır. Bağımsızlık karakterine sahip Türk Milleti bu işgali hazmedemiyordu. Bayburt’umuzun yiğit delikanlıları ve hanım efendileri de bu zulmü bu işgali hazmedemiyordu. Hani Akif merhum diyor ya
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Bayburtluda istiklale olan aşkını, istiklale olan bağlılığını o günlerde bu duygularla Ermeni mezaliminden güzel şehrini cenabı hakkında lütfuyla ve bu milletin topyekûn verdiği bir kararla bütün dünyaya bir daha haykırmıştı ki hiç kimse bu millete esaret zincirlerini giydiremez. Bunu Çanakkale’de de, Edirne’de de, Kars’ta da, Erzurum ‘da da, Erzincan’da da hülasa topyekûn Türkiye’mizde bunu Türk Milleti olarak bir daha tarihe haykırmıştık.
Ermeni canilerinin şehrimizde yapmış oldukları zulüm ve işkence arş-ı alaya ulaşmıştı. Kenarlarında güzel sözlerin söylendiği bir biriyle muhabbet eden gençlerin dolaştığı Çoruh nehri artık abı hayat yerine kan akıtır olmuştu.
Çoruh Nehri kenarlarında artık işkenceler konuşuluyordu. Buna dayanamayan bunu hazmedemeyen Bayburtlu bir silkinişle kendini bu canilerden kurtarmayı başarmıştır.
Şunu unutmayalım ki 97 yıl önce yaşadığımız bu kurtuluş günlerini gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Eğer bu günler sadece tarihin sayfalarında bırakılırsa inanıyorum ki bir tarafımız eksik kalacaktır. Bu anlamda temsili törenlerle de olsa bu kurtuluş günlerinin geleceğimizin teminatı yöneticileri olan gençlerimize anlatılması lazım. Bayburt’umuz Türkiye’mizde Türk Milleti’nde olan her şey Bayburt’umuzda da, Bayburtlumuzda da vardır.
ŞEHİRLERİN HAFIZALARI VARDIR
Bunu şehirlerinde hafızalarına baktığımız zaman rahatlıkla görebiliyoruz. Bayburt’umuzun hafızası ki bu hafızaya baktığımız zaman orada vatan haini yoktur. Orada din ve devlet düşmanı yoktur. Ama canın vatan için canını, malını Allah için vatanı için, bayrağı için canlarını feda eden şehitlerimiz vardır. Sancağını Bağdat Surları’na diken Genç Osmanlar vardır. Bu şehrin hafızasında Büyük Taarruzda en önde şehit olan Yzb. Şehit Agâh Bey’imiz vardır. Ve bu şehrin hafızasında Ermeni mezalimi yaşandığında temiz ve pak vücutlarına Ermeni soysuzlarının kirli ve pis ellerini değdirmemek için adeta Firdevs Cennetine atlar gibi 100 metrelik kuyulara atlayarak namusunu kirletmeyen namus abidesi analarımız vardır.
Bu şehrin hafızasında gönül erenlerimiz, alperenlerimiz vardır. Sahabeden Abdulvahap Gazi, Dede Korkutlar, Dede Paşa, Zihniler, Celali Babalar vardır. Bayburt’umuz bu anlamda kadim bir şehirdir. Böyle değerlere sahip bir şehrin belediye başkanı olmaktan gurur duyuyorum.
Bu onur ve guru omuzlarımıza büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu sorumlulukta Bayburt’umuzu tarihine yakışır bir şekilde tarihteki önemini geleceğe taşımaktır. Şunu unutmayalım ki Anadolu’nun 4 sütun’u vardır. Bunların biri Bayburt’tur, biri Kerkük’tür, biri Harput’tur, biri de Ahlât’tır. Bu anlamda yine diyorum ki sorumluluğumuz büyük. Bizim belediye olarak bir medeniyet ve şehir tasavvurumuz var. Bu tasavvur bize diyor ki Bayburt’unuzu inşa edin ama inşa ederken sakın insanını ihmal etmeyin. İnsanımızı ihmal edersek, insanımızı yok sayarsak şehrimizin inşası söz konusu değildir.
ŞEHİR İNSANIN AYNASIDIR
Diyoruz ki şehir insanın aynasıdır. İnsanda şehrinin aynasıdır. Bu anlamda hem şehrimizi temiz ve pak yapacağız. Hem de şehrimizde şehirlilik kültürünü ön plana çıkaracağız. Şehrimizde ahlakı, şehir estetiğini, şehir mimarisini öne çıkaracağız. İnsanımızda bir şehre yakışır şekilde inşa etmek, ihya etmek zorundayız. Bunu için diyoruz ki Bayburt’umuzla ilgili bugüne kadar her kim ne yapmışsa teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da Bayburt’umuz ileriye taşıyacak her kim ne söylemek istiyorsa o sözleri paylaşsınlar o sözler Bayburt Belediyesi’nde değer bulacaktır.
Son olarak hep birlikte rabbimize dua edelim ki bize bir daha o kötü günleri yaşatmasın. Onu içinde birlik ve beraberliğe en çık ihtiyacımız olduğu bu günlerde birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Fitnenin her türlüsünden kendimizi uzak tutalım. Bağının bağbanının ağlamadığı, Şeyda bülbüllerinin terk etmediği bir Bayburt’u gelin hep beraber inşa edelim. Ele ele gönül gönüle, omuz omuza verirsek daha güzel, daha yaşanıla bilir, daha temiz, özlenen bir Bayburt’u hep birlikte oluşturalım. Bugüne kadar Bayburtlu olduğumuzu ifade ederken başımız hep dik oldu, yüzümüz hep ak oldu. Bu anlamda diyorum ki gelin bizlerde Bayburt için bir şeyler yapalım.”
Konuşmaların ardından Gençlik Hizmetleri Bayburt Bar Ekibinin gösterisiyle devam eden programda Belediye Başkanı Mete Memiş Bayburt’u Türkiye ve Dünya çapında temsil ederek derece alan sporculara ödüllerini verdi. Ödüllerin takdiminden sonra sahne sırası Erzincan Belediyesi Mehteran Takımına geldi. Bayburtlulara unutulmaz bir gece yaşatan Erzincan Belediyesi Mehteran Takımı gösteri sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı. Mehteran Bölüğü Vali Yusuf Odabaş’ın günün anısına verdiği plaketten sonra sahneyi Bedirhan Gökçeye bıraktı.
Yaklaşık 1,5 saat sahnede kalan Bedirhan Gökçe mehteran gösterisiyle yükselen coşkuyu zirveye taşıdı. Okuduğu şiirlerle vatandaşlara kimi zaman duygusal kimi zamansa neşeli dakikalar yaşatan Gökçe Bayburt’tan her zaman mutlu ayrıldığını söyledi. Bedirhan Gökçe’ye günün anısına plaketini Belediye Başkanı Mete Memiş verdi.