X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ağbal, CHP’nin Seçim Beyannamesini Eleştirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ağbal, CHP’nin Seçim Beyannamesini Eleştirdi

  • Giriş Tarihi: 21.4.2015 15:18 Güncelleme Tarihi: 21.4.2015 15:29
AĞBAL, CHP’NİN SEÇİM BEYANNAMESİNİ ELEŞTİRDİ
Ağbal, CHP’nin Seçim Beyannamesini Eleştirdi

Maliye eski Müsteşarı ve AK Parti Milletvekili adayı Naci Ağbal, CHP’nin seçim vaatlerini eleştirerek, “Hesabı kitabı olmayan hayallerle bütçe yönetilemez” dedi.
AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyonla Bayburt’ta basınla bir araya gelen Ağbal, CHP’nin seçim beyannamesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Seçim beyannamesinde yer alan ekonomi paketlerini eleştiren Ağbal, “Bir kişinin maliye geçmişinin olması bütçe yöneteceği anlamına gelmez.” diyerek şunları kaydetti:
“CHP’nin açıkladığı seçim beyannamesinde ortaya koyulan bazı taahhütler var. Farklı sosyal kesimlere yönelik olarak bazı ödemeler bazı plan ve programlar verildi. Ben kabaca bunların maliyeti ne olabilir diye baktığımda minimum yıllık 100 milyar TL’lik bir maliyetten bahsediyoruz. Aslında tabi bu seçim beyannamesinde bu taahhüdü verenler çok ta net olmayan müphem ifadeler kullandıkları için aslında bu maliyetin 100 milyarda kalmayacağından 150 milyara kadar giden bir maliyeti de ben aslında görüyorum. Bazı şeyleri oda olabilir buda olabilir şeklinde söyledikleri zaman, mesela taşeron işçilere yönelik söylemlerine baktığınız zaman 2 senaryo arasında yaklaşık 13 milyar lira maliyet var. Peki bu taahhütler ortaya konulduğu zaman yani herkes şunu yapacağım buna yapacağım diyebilir. Ama her taahhüdün bir kaynak karşılığı olması lazım. Eski bir maliyeci olarak söyleyeyim bütçe çok ciddi bir iştir. Sözlerle bütçe yönetilemez. Hesabı kitabı olmadan hayallerle bütçe yönetilemez. Bir kişinin maliye geçmişinin olması o kişinin iyi bir bütçeci olacağı anlamına gelmez. Hiç bütçe tecrübesi olmayıp da ben maliyeciyim diyerek bu kadar kolay maliyenin kredisi tüketilemez. Ben bugün kaynak diye söylenen şeylere baktığım zaman içi boş şeylerdir. Ak Parti hükümetleri bütçede bir şey ortaya koymuşsa kaynağını noktası virgülüne kadar net bir şekilde söylemektedir. Sadece geleceğe yönelik olarak mesela kayıt dışı ekonomiyi azaltmak suretiyle kaynak sağlayacağız. Bu içi boş hiçbir karşılığı olmayan bir şeydir. Şunu sormak lazım kayıt dışı ekonomiyi görevde bulunduğunuz dönem de yüzde kaçtan kaça düşürdünüz de biz bunu gördük de bugün kaynak üreteceğinizi söylüyorsunuz. “
30 yıldır bütçe yaptığını ve son 9 yıldır da bütçe yönettiğini vurgulayan Ağbal, “Dolayısıyla bunlar anlamı karşılığı olan şeyler değildir. Ben 30 yıldır bütçe yapıyorum. 9 yıl bütçe yönettim bir bürokrat olarak ben ne görüyorum. Hatta şöyle bir taahhüt var bunları 6 içerisinde yerine getirmezsem istifa edeceğim diye. Bende diyorum ki siz bu taahhütleri yerine getirdiniz, kaynağı bulamayacağınızı da net olarak görüyoruz. O zaman ne olacak söylemediğiniz bir şey var. Hikayenin bir tarafı söylenmiyor. O zaman gideceksiniz bu parayı ya vatandaşlardan vergi olarak alacaksınız. Bunu da alamazsınız. O zaman gidip piyasalara borçlanacaksınız. Piyasalara borçlanmak ne demek onu da rakamların diliyle konuşmak lazım” diye konuştu.
Bayburt’ta yaptığı seçim çalışmalarına da değinen Ağbal, şunları anlattı :
"10 gündür seçim çalışmaları dolayısıyla Bayburt’tayım ama Ankara’da olan süre zarfında da devamlı Bayburt’la meşgul olan birisiydim. Sürekli Bayburt’un sorunları ve talepleri ile iç içe olduk. Seçim çalışmalarında da Bayburtlunun bize büyük bir teveccühü olduğunu görüyoruz. Biz köy, belde ve ilçelere gittik. Bugün de şehir merkezinde esnafımızı dolaştık. İnsanlar büyük bir teveccüh gösteriyorlar. Sohbetler ediyoruz. Büyük ilgi ve alaka var. 7 Haziran seçimlerine ilişkin AK Parti noktasında esnafımızda çok güçlü bir irade var. İnsanlar ekmeği ve aşı önemsiyorlar. Ama daha fazla onurlarını, Türkiye’nin duruşunu önemsiyorlar. Daha fazla Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ülke için ne yaptığını söylüyorlar. Recep Tayyip Erdoğan ismi geçen her yerde insanlar duygulanıyor ve dualar ediyor. Dolayısıyla bunları gördüğümüz zaman bu manevi ortamı gördüğümüz zaman biz de açıkça titriyoruz. Heyecanımız artıyor. Bayburt’a olan mevcut sevgimizi nasıl realize ederiz. Bazı konular varsa biz onu nasıl çözeriz diyoruz."
“Mahcup olduk "
"Bayburt halkında gördüğüm şöyle bir şey var. Bayburt gündelik hayatın içinde yaşıyor. Ama hayatın anlamını kendi kafasında üretirken hep dünyaya bakıyor. Hep inandığı maddi ve manevi değerlerin bayraktarlığını yapıyor. Onun heyecanı ve sevgisi içerisinde Türkiye’nin geldiği noktaya inanıyor ve ona dua ediyor. Bence bu Bayburtlu için takdire şayan bir özellik. Sayın cumhurbaşkanımızın, sayın başbakanımızın oluşturduğu hizmet ve sevgi yumağına duasıyla destek veriyor. Allah hepsinden razı olsun. Köylerde insanlarda bu sevgi ve aşkı gördük, biraz da biz mahcup olduk. Bu insanların bu ortamda bu kadar inanması, dua etmesi de bizim için apayrı bir sorumluluk."
"Sağlık alanında kaydedilen gelişmeyi gördüm"
"Bayburt kadim bir şehir, eski bir şehir. Sorunları mutlaka var. Bugün sabahleyin devlet hastanesini dolaştık. Ek binayı dolaştık. Bir kere şunu söyleyeyim. Ben yıllardır maliye bürokratı olarak sağlık sektörü içerisindeki dönüşümün hep içerisinde yer aldım. Sağlık bütçesi 80 milyar lira. Bugün milli eğitim bütçesi ve sağlık bütçesi Türkiye’yi sürükleyen iki ana temeldir. Biz hep Ankara’da nitelikli yatak ve nitelikli oda derdik, geniş odaları olan, laboratuvarları modern teknoloji ile donatılmış hastanelerden bahsederdik. Bayburt’ta bugün ek bina için söylüyorum. Hakikaten oradaki çalışmalarımızın buradaki yansımasını gördüm. İnsanların yüzündeki mutluluğu gördüm. Yaşlı amcaların, teyzelerin hastane hizmetlerinden ve personel memnuniyetini gördüm. Son derece heyecanlandım. Ankara’dan konuştuğumuzda başka bir şey de, Bayburt’ta hastanede odalara giriyorsunuz, yatağın başında teknolojik donanımları yüksek cihazlar var, yataklar son derece modern, bir ve iki kişilik odalar, laboratuvarlara geliyorsunuz, son derece gelişmiş düzeyde. Bunlar 2000’li yılların başında bizim hayal edemediğimiz şeylerdi. Ben hatırlıyorum, eskiden SSK hastaneleri ve devlet hastaneleri var. Bir kere hastaneye ulaşamazdınız. Dolayısıyla bu dönemde sağlık alanında kaydedilen gelişmeyi hastane üzerinde gördüm çok memnun oldum. Ama Bayburtlu daha fazlasını hak ediyor."
"Esnaf müşteriyi 12 ay istiyor "
"Esnaf arkadaşlardan gördüğüm daha çok aş derdinde. Müşteriyi 12 ay boyunca istiyor. Üniversitenin büyümesini istiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde üniversite ilgili bir şeyler yapmamız lazım. Tarım ve hayvancılık bu şehrin dayandığı temel konulardan biri. Orada şunu gördüm. Bir potansiyel var, para kazanılacağına herkes inanıyor, bunu tecrübeleri ile anlatıyorlar. Biz bu dönemde tarım ve hayvancılıkta ortaya konulan potansiyeli nasıl harekete geçirebiliriz bunu çalışmamız lazım."
"Göç konusunu masaya yatırmalıyız"
"Göç konusu gündemdeki bir konu. Göç konusunu hakikaten masaya yatırmak lazım. Tabi şimdi Türkiye eski Türkiye değil. Telefonu, interneti, televizyonu, ulaşımı, her şeyi var. Tabi bunlar olunca insan kentteki imkanlara daha çabuk ulaşmak istiyor. Biliyorsunuz son 12 yılda kırsaldan kente bütün Türkiye geneli için göç yüksek seviyede oldu. Bunun nedeni bütün ülkelerin ekonomilerinin gelişme evrelerinde tarımda ve kırsalda nüfus azalır kentte nüfus çoğalır. Türkiye aslında kalkınmasının ve gelişmesinin sonunda bu göçü kırdan kente doğru veriyor. Bizim bir şekilde Bayburt’umuzu ayakta tutmak için, gençlerimizi burada tutacak projeleri çalışmamız lazım. Bayburt’un köyünde, esnafında gördüğüm temel husus, Türkiye sevdası bence her şeyin üzerinde. İnsanların onurlu bir duruşları var, kendilerine güvenleri var, bunu bizim daha da güçlendirmemiz lazım"
AK Parti Bayburt Milletvekili ve ikinci sıra adayı Bünyamin Özbek’te, en büyük yatırımın ulaşım alanında olduğunu ve Kop Tüneli’nin Bayburt için Cumhuriyet döneminin en büyük yatımı olduğunu belirttiği konuşmasında, eğitim, sağlık, spor, tarım, hayvancılık ve turizm alanında yapılan hizmetlere de değindi. Özbek şu açıklamayı yaptı:
"Bayburt’ta en büyük atılımı ulaşımda sağladık. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Bayburt için en büyük ihale Kop Tüneli ihalesi 2012 yılında yapıldı. İnşallah 2016 yılında bitecektir. Erzurum’u çok kullanan bir şehiriz. Hem sağlık hem de havayolu için kullanıyoruz. Kop Dağı kışın geçilmez oluyordu, inşallah bu sorun sona eriyor. Aynı zamanda Araklı tünelinin benden önce birinci tüp ihalesi yapılmıştı. Tek tüp olarak işlev görecekti. Biz çalışmalarımız
neticesinde ikinci tüpün de ihalesini yaptırdık. Şuanda her iki tüpte de ışık göründü. Çalışmalar devam ediyor. Vauk Dağı ve Kop Dağı arasında asfaltlama devam ediyor. Bayburt-Köse yolu çalışmamız, 13 kilometrelik Bayburt-Çaykara yolu çalışmamız, Demirözü-Köse-Kelkit-Erzincan ayrımında 9 kilometrelik yol çalışmamız devam ediyor. Değirmencik Köprüsü yıkılmak üzereydi. Bunu yapıyoruz. Aynı zamanda Demirözü girişinde 2.5 kilometrelik bir duble yol çalışmamız oldu."
"Tarım ve hayvancılıkta Bayburt’ta çok büyük çalışmalarımız oldu. Bayburt-Gümüşhane-Rize Kırsal Kalkınma Projesi’ni hayata geçirdik. 115 milyon liralık bir proje. Bayburt çiftçimize 96 milyon lira üretim desteği verdik. Demirözü Barajı sulama sahası arazi toplulaştırma çalışması devam etmekte. Çoruh Havzası rehabilitasyon projesi 125 milyon maliyetli. Bayburt Tarım ve Hayvancılık Yerleşkesi 100 bin metrekare 10 milyon lira, inşallah bu da hayata geçecek. Çiftçilerimize ahır yapımında yüzde 50 damızlık boğa hibe destekleri verdik. Yine tarımsal ürün işleyen tesislerde yüzde 50 hibe desteği verdik. Çiftçimizin makine ekipmanına yüzde 50 hibe desteği verdik. Çamur Barajı projemiz vardı. Bunun ihalesine çıktık. Sulama kanal ihalesi tamamlandı. Baraj ihalesine çıktık. Şuanda ihale süreci devam ediyor ve 11 köyümüz bundan sebeplenecek. Demirözü Barajı bitirilmişti, sulama ihalesi yapıldı, inşaatı devam ediyor. Akşar, Uğrak, Kitre, Çayırözü, Konursu’da gölet inşaatlarımız devam ediyor. Bu sene Petekli, Aydıncık, Erikdibi, Soğukgöze köylerimizin göletleri şuanda ihale aşamasında. Gökçedere hayvancılıkta ön planda olan bir beldemiz. Burada bir göletimiz vardı ama hep maalesef hem kuraklık, hem de değişik şartlardan dolayı çiftçimiz mağdurdu. Biz bu göletimizin de basınçlı sulama ihalesine çıkacağız. Hedefimiz seçimlerden önce ihaleye çıkmak."
Sağlık, eğitim ve spor
"Kadın Doğum Hastanesi’ni tamamladık. Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ni hizmete sunduk. Demirözü sağlık çalışanlarımıza lojman çalışması yaptık. 1 Nolu Aile Sağlık Merkezi ve Halk Sağlığı laboratuarlarını hizmete sunduk. İnşallah sağlık kompleksini de hayata geçireceğiz. Eğitimle ilgili, üniversiteyle ilgili çok büyük çalışmalar başlattık. Yeni kampüs alanları oluşuyor. 100 milyon üzerinde bir yatırım. İnşallah sayın Başbakanımız Bayburt’a geldiğinde üniversite ilgili değişik müjdeleri verecektir. Bir eğitim kampüsü oluşturuyoruz. 90 dönümlük bir alanda mesleki liseleri bir araya topluyoruz. Bunların ihaleleri de yapıldı. 2 yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. İmam Hatip Lisesi’ne 16 binalık yeni bina yaptık. Pansiyonunu yeniledik. Rehberlik ve Araştırma Merkezi yaptık. Eğitimde de çok atılımlar yapıldı, yapılmaya devam edecek. Sporlar alakalı olarak profesyonel lig hasreti çeken ilimize bunu söz vermiştim. Bunu başarmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu sene sıfır tecrübe ile ligdeyiz. Önümüzdeki yıl inşallah Naci beyin de destekleri ile kafaya oynayan bir takım oluşturacağız. Bunun sözünü de veriyorum. 3 bin kişilik tribün yaptık. Kapalı Yüzme Havuzu eksikleri tamamlandığında belki 20 gün içerisinde hizmete açılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı 750 kişilik öğrenci yurdu yapıyor. Gençlik Merkezi yaptık. Aydıntepe Spor Salonu yapılıyor."
Sosyal hizmetler
"Sosyal devlet yönünden ben milletvekili olduğumda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak Bayburt’ta 1 dikili taşımız yoktu. Benden önceki milletvekili abilerimin gayretleriyle hayırsever bir işadamımız huzurevi yaptı. Onun dışında biz Engelsiz Yaşam Merkezi yaptık. Şuanda Kaleardı bölgesinde hizmet veriyor. Sosyal Hizmet Merkezi yapılıyor, ihaleye çıktı. Şehit Osman’ın arka tarafında 340 tane sosyal konut yapıp halk sahiplerine teslim ettik."
Esnafın İş-kur eleştirisi
"İş-Kur vasıtasıyla her yıl 2 bin tane insana istihdam yarattık. İş-Kur’la ilgili çalıştıracak eleman bulamıyoruz eleştirileri alıyoruz. Her yıl 2 bin tane İş-Kur personelinin almış olduğu maaş buradaki esnafa gidiyor. Yaklaşık 2 milyon lira Bayburt’a para giriyor. Bu konuda esnaf kardeşlerimizin bunu eleştirmek yerine bizi desteklemeleri lazım diye düşünüyorum. Düşünebiliyor musunuz Urfa’da bin 500 Bayburt’ta 2 bin kişi çalışıyor."
Turizm
"Başka bir konu turizm. Biz her yıl Aydıntepe’nin arkasındaki yaylalara 7 milyon para harcıyoruz. Altyapı çalışması yapıyoruz. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 150 bin istihdam oluşturacak Yeşil Yol Projesi devam ediyor. Doğu Karadeniz’deki tüm yaylaları birbirine bağlamak için düşünülen bir proje." Doğal Taş Projesi "Son olarak biz bir proje ürettik Özel İdare olarak. Daha sonra Ticaret ve Sanayi Odası ile Ziraat Odası bu konuda bize destek verdi. 10 milyon euroluk Doğal Taş Merkezi projesi yaptık. İnşaatı bitti, makine alımları başlıyor. İnşallah bu da yakın zamanda hizmete girecek. Bayburt’un en önemli ihraç konusu olan taşımızı burada işleyerek, belediyemizin de katkılarıyla dünya piyasasına inşallah sunacağız." "4+4+4 kanununu çıkartan bir milletvekili oldum" "Ben 4 yıl milletvekilliği yaptım. Öyle bir dönemde milletvekili yaptım ki başörtülü milletvekillerin genel kurula girdiği anda o tarihi ana tanıklık yapmış bir milletvekilliği yaptım. 4+4+4 kanununu çıkartan bir milletvekili oldum. Ben hükümetimize, cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza yönelik şer güçlerin girişimlerine sonuna kadar sayın cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın yanında dimdik ayakta durarak bir milletvekilliği yaptım. Bayburt’a geldim herkesle aynı seviyede oldum, milletvekili havasına da girmedim. Bünyamin Özbek önceden ne ise, vekillik dönemimde de aynı kaldım. İnşallah bundan sonra da değişmem diyorum."