Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tatil dönüşü u

Giriş Tarihi: 7.8.2017 10:44 Güncelleme Tarihi: 18.8.2017 17:46
Tatil dönüşü depresyonu

Eğlenceli geçen tatil günlerinin ardından iş, çocuğunuzun okul telaşı ve ev yaşamına adapte olmakta zorlanıyor, kendinizi mutsuz ve yorgun mu hissediyorsunuz? Aman dikkat, tatil dönüşü u size de musallat olabilir.

Tatile giderken geride bırakılan stresli bir iş çocukların okul ödevleri, dersler, işleri ve çocuk bakımı dönüşte bekliyor. Bunları düşününce insan bitmesin" diyor. Ama ne yazık kı dönmek mecburi. Uzmanlar, tatil sonrası ve özellikle de mevsim dönüşlerinde insanların ruh hallerinin de değiştiğini ve uzun süren motivasyon bozukluğunun a neden olabildiğini belirtiyor. Eğer siz de rutin yaşamınıza adapte olamamaktan şikayet ediyor ve kendinizi mutsuz hissediyorsanız, Dr. İsmet Bora, bu konuda size A ve B planı sunuyor.

Yeni kararlara açık olun

Bazı insanlar tatilde yakalamış oldukları tempoyu gündelik yaşamlarına da aktarabileceklerini düşünürler. Tatilden iddialı kararlar alarak geri dönerler. Kadınlar "zayıflamak", erkekler ise "sigarayı bırakmak" ister. Birkaç hafta üst üste yaşanılan başarısızlıklar, bu iştahlı grubu, atalet grubunun bulunduğu noktaya yani depresyonun kucağına sürükler.

Bu sosyal ve psikolojik etkenlerin yanı sıra yaz tatili dönüşleri biyolojik ritmimiz açısından da risk altında olduğumuz mevsimsel bir döneme, yani sonbahara denk gelir. ışınlarının insanların biyolojik ritmi üzerinde etkin olduğu bilinir. Havaların serinlemeye başlaması ile güneş ışınlarının etkisinin azalması, anksiyete, depresyon gibi ruhsal problemlerin ortaya çıkma nedenidir.

Depresyon eşittir melatonin hormonu

Beyin, hipofiz bezi "melatonin hormonu" üretmekle görevlidir. Bu hormon karanlık ortamda üretimini artırır. Melatonin hormonu insanın fiziki hareketlerini yavaşlatan, uyku hali ve bitkin yapan, ruh halini dingilleştiren, yani ruhun nefes almasını sağlayan doğal bir sakinleştiricidir. Karanlıkta uykuya dalmanın daha kolay oluşu bunun bir göstergesidir. Melatonin hormonunun vücudun üzerindeki en önemli etkisi, sürekli tatlı yiyecekler istenmesi ya da aşırı yeme isteğidir. Kış aylarında kilo alımının önemli nedenlerinden biri de bu olabilir.

Gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışık, melatonin hormonunun üretilmesini azaltır. Melatonin azalması sonucu kişiler neşelenip, aktifleşir. Kış aylarında güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin ise kısa olması, doğal olarak melatoninin çok üretilmesine ve insanlarda mevsimsel duygu bozukluğu görülmesine yol açar.

Güneş ışığının bu ruhsal rahatsızlıktaki önemi, mevsimsel özellikli depresyonun kuzey iskandinavya ülkelerinde diğer toplumlara göre 3 kat daha sık görülmesiyle de anlaşılabilmektedir. Depresyonun ana belirtileri, iki hafta boyunca hiçbir şeyden zevk alamamak, isteksizlik ve ruhsal çöküntü hissetmektir.

Depresyon belirtileri

İnsanların depresyona girdiğini gösteren belirtiler; uyku bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü, suçluluk duygusu, iştah değişiklikleri, fiziksel aktivite değişiklikleri (aşırı durgunluk veya gerginlik) olarak sıralanabilir. Sonbahar ve kış aylarında başlayan, ilkbaharda düzelen duygusal rahatsızlıkları "mevsimsel depresyon" olarak tanımlıyoruz. Bunun anlaşılabilmesi için, en az iki yıl aynı dönemlerde ortaya çıkması gerekir. Mevsimsel depresyon özellikle gençlerde görülür ve iklime bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Mevsimsel depresyonun belirtileri daha spesifiktir; halsizlik, aşırı uyku ihtiyacı (günde en az 10 saat) veya normal uykudan iki saat fazla uyuma, karbonhidrat ihtiyacının artması, iki hafta boyunca genel isteksizlik, ilgi kaybı ve ruhsal çöküntü hissi. İçinizden hiçbir şey yapmak gelmiyorsa, sürekli uyumak istiyorsanız ve her uyandığınızda da eklemleriniz ve kaslarınız ağrı içinde kalıyorsa, kendinizi mutsuz hissediyor ve başınıza sürekli kötü bir olay geleceğinden endişe duyuyorsanız, mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz. Mevsimsel depresyondan etkilenen çocuklar ve gençlerde, evde ve okulda uyum sorunları ve özellikle genç çocuklarda marjinal gruplara katılma eğilimleri artabilir.

Depresyonu en az zararla atlatmanın yolları

Tatil; şehrin gürültüsünden, iş stresinden ve okul hayatından uzak kalmak, ruhu ve bedeni dinlendirmek için büyük bir fırsat. Fakat tatil dönüşü eski rutin yaşama ayak uydurmakta zorlanıyor, sonbaharın gelişiyle de karamsarlığa kapılıyor ve bu konuda ne yapacağınızı bilmiyorsanız, fazla düşünmeyin! Size yardımcı olacak A ve B planımız var.

A planı: İşini veya okulunu sevmeme düzeyi ileri derecede olan ilk grup için, sıkıntı oluşturan olayların üzerine gidilmesi gerekir. Depresyon yenilgi olarak görülmemelidir. Hatta yeni oluşan bu durum, kişi için var olan sorunları sorgulama açısından bir fırsat olabilir. İşle ilgili bir problem varsa bunu halletmenin yolları bulunmalıdır. Eğer patronla ilgili bir sorun varsa, konuşma yoluyla mesele çözüme kavuşturulmalıdır. Yapılan iş sevilmiyorsa, ya başka bir iş bulmalı ya da işin güzel yönleri görülüp alışmaya çalışılmalıdır.

Eğer kişi ev hanımıysa, arkadaşları ile günlük yaşamını renklendirecek aktiviteler planlamalıdır. Planlandığı gibi geçmeyen tatiller de depresyon sebebi olabilir. Zamanın boşa geçtiği hissi verir. Bu durumda en yakın hafta sonu için güzel bir tatil planı yapılabilir. Tatilde sadece başkalarının istediği işler yapılmamalıdır. Okulla ilgili sorunlar, üzerinde durulması gereken konulardır. Özet le, tüm yaş grupları için; önceki öğretim yılının çocuk için nasıl geçtiğinin yerine, bu dönemin onun için yeni bir başlangıç olduğunun vurgulanması gerekir. Anne-baba her zaman çocuğun tarafında olduğunu göstermelidir.

Çocuk belli konularda zorlanır veya arkadaşlarıyla sorunları olabilir ya da öğrenme zorluğu çekebilir. Önce çocukla konuşup sorunun ne olduğunun anlaşılması gerekir. Ders çalışma süresi mi az, yoksa olması gerekenden uzun mu? Öncelikli olarak bu gibi soruların yanıtlarını bulmak gerekir. Öğretmenle iletişime geçmek, çocukla birlikte onu sıkmadan ödevle uğraşmak, çözümün ilk basamağıdır.

B planı: Hırslı başlayıp yenilgiyle tanışan ikinci grubun işi daha kolaydır. Tatil dönüşünde, yaşama akılcı kararlarla girme fikrine herkes saygı gösterir ve takdir eder. Ancak; sonuçta başarısız olmamak, karamsarlığa kapılmamak ve özgüveni yitirmemek için belli bir program yapılmalıdır. Öncelikle kararları uygulamak için baştan öngörülen zaman belirlenmelidir. Acele etmeden, bonkör davranılmalıdır.

Sonuçta ulaşmak istenen yola gitmek için hedefler parçalara ayrılmalıdır. Örneğin; egzersiz yapmak için ilk günden maraton koşusu yapılmaz. Aklınızdan daima, başarılı olmayı hayal ettiğiniz şeyleri geçirin. En önemli nokta; kararların sayısını sınırlı tutmaktır. Her şey aynı yıl içerisinde başarılmasa da olur.

Kategorik kararlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. "Asla", "her zaman", "kesinlikle" gibi sözcüklerden uzak durulmalı. Uygulamaya geçerken ailenin veya arkadaşların desteği de önemlidir. Siz zayıflama hayali kurarken karşınızda dondurma yiyen biri olmamalıdır. Başarıya taşınan her aşamadan sonra kendinize bir ödül verebilirsiniz. Yalnız, dikkat edilmesi gereken temel nokta başarısızlıklara hazırlıklı olmaktır. Yapılan programda kaymalar mutlaka olacaktır, çünkü aylarca aynı düzeni sürdüremeyebilirsiniz.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Tatil dönüşü depresyonu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz