bebeklerde görülen sorunlar ve çözüm önerileri

Giriş Tarihi: 10.8.2017 12:15 Güncelleme Tarihi: 18.8.2017 17:08
Yeni doğan bebeklerde görülen sorunlar ve çözüm önerileri

Bebeklerde doğumdan sonra, henüz dünyaya alışma sürecindeki ilk 3 ayda kusma, sarılık veya pamukçuk gibi sorunlar görülebiliyor. İşte bu sorunlarla ilgili bilmeniz ve dikkat etmeniz gerekenler…

Kucağınıza aldığınız lerde bebeğinizle dünyayı yeniden keşfe çıkmışken, onun bazı sorunlarıyla da baş etmek gerekebilir. bebekler kusabilirler, gaz çıkarmakta zorlanabilirler ve ağlayabilirler! Bu gibi durumlarda bebekte bir huzursuzluk söz konusu olabilir. Sıkça rastlanan bu tip sorunlar genellikle basit tedavi yöntemleriyle düzelebilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan; yenidoğanlarda görülebilen sorunları anlattı ve çözüm yollarıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Uzmanımızın önerileri bebeğinizde karşılaşabileceğiniz sorunların üstesinden gelmenizde size yardımcı olacak.

Pamukçuk

Pamukçuk; sıklıkla yeni doğan bebeklerde, nadir olarak da süt çocuklarında görülen ağız içinde beyazlıkla kendini gösteren bir mantar enfeksiyonudur. Etkeni candida isimli bir mantardır. Yanakların iç kısmında, dil ve damaklarda noktacık halinde, beyaz renkli, kabarık şekilde görülür. Nadiren pamukçuğun bağırsaklarda çoğaldığı ve anüs çevresine yerleştiği vakalar da vardır. Pamukçuk hastalığı ağızda ağrı yaptığından, bebeğin yemek yemesini ve meme emmesini oldukça zorlaştırır. Beslenmesi ve emmesi güçleşir. Bebeğin hastalık sırasında besinsiz kalmaması için bu dönemde normalden daha az miktarlarda, daha sık beslenmesi ve emzirilmesi gerekir.

Çözüm

Tedavisi kimi zaman zor ve inatçı olabilir. Bebeğin ağız içindeki yaralarını temizlemek için karbonatlı su hazırlanabilir. Kaynatılıp ılıtılmış 1 kahve fincanı suya bir çay kaşığı karbonat karıştırılır. Temiz bir mendil parmağa dolanır ve sıvıya batırılarak bebeğin ağzındaki lekeli bölümler silinir. Bebekler genellikle bu hastalığı kendi kendilerine yener; ancak mantar geniş bir alana yayıldıysa doktor kontrolünde, mantarı yok eden ilaçların yardımıyla tedaviye geçilmelidir.

Sarılık

Sarılık bilirubin adı verilen, cilde sarı rengi veren bir maddenin kandaki seviyesinin yükselmesi ve deride birikmesi sonucu oluşur. Yeni doğan bebeklerin kırmızı küre hücreleri (alyuvarlar) daha fazla olduğu için onların parçalanması neticesinde bilirubin maddesi ortaya çıkar. Doğumdan önce bebeğin bilirubinini annenin karaciğeri temizler, doğumdan sonra ise bebeğin karaciğerinin bilirubini temizleyebilecek kapasiteye erişmesi birkaç gün alır. Bu arada karaciğer tarafından yeterince atılamayan bilirubin artarak sarılığa neden olur. Yeni doğan bebeklerde sarılığın erken tespiti ve takibi oldukça önemlidir.

Çünkü sarılık çoğunlukla kendiliğinden geçse de, bazı durumlarda bilirubin yüksek seviyelere ulaşıp beyin hasarına neden olabilir. Bu yüzden sarılığı olan yenidoğanların özellikle ilk bir hafta içindeki doktor takipleri son derece önemlidir. On günden sonra kan beyin bariyeri kapanarak bilirubin'in kandan beyne geçmesinin engellendiği kabul edilir. Fizyolojik sarılık genellikle hayatın ikinci günü başlar, üç ve dördüncü günlerde en yüksek seviyesine ulaşır, daha sonra giderek azalır. Yenidoğanda sarılık oluşturabilecek başka nedenler de vardır. Bunlardan en sık görülen ikisi kan grubu uyuşmazlığına bağlı oluşan sarılıktır.

Çözüm

Eğer bilirubin seviyesi yüksekse bebek, fototerapi denilen florasan ışığı altında ışık tedavisine tabi tutulur. Bunun için özel lambalar kullanılır. Bu ışık bilirubini idrarda eriyebilecek bir şekle sokarak vücuttan atılmasını sağlar. Fototerapi bebeğe herhangi bir zarar vermez. Bebeğin gözleri ışıktan zarar görmemesi için kapatılır. Bazen yan etki olarak ciltte kırmızı döküntüler, bronzlaşma veya sık ve sulu dışkılamaya neden olabilir. Aralıklarla bebeğin kanı alınarak bilirubin düzeyinin güvenli sınıra düşüp düşmediği kontrol edilir. Işık tedavisi sonlandırıldıktan bir-iki gün sonra bilirubin seviyesi genellikle tekrar yükselir. Bu dönemde de doktor kontrolü tavsiye edilir. Bebeğin, sarılık süresince ve tedavi esnasında iyi beslenmesi çok önemlidir, çünkü bilirubin kaka ile vücuttan atılır.

Kolik

Bebeklerde meydana gelen gaz sancısına kolik denir. Kolik 3 aylıktan küçük bebeklerin ortalama yüzde 20'sinde görülür. Bebek doğduktan ortalama 2-3 hafta sonra gaz sancısı başlar ve bebek 3 aylık olana kadar artarak devam eder. Üçüncü ayını dolduran bebekte gaz sancısı şikayetleri azalarak yok olur. Bunun dışında ender de olsa, bazı bebeklerde 8-9. aya kadar gaz sancısı devam edebilir. Bebek aç ya da susuz olmamasına rağmen, ayaklarını karnına doğru çekip, ellerini sıkarak ağlıyorsa, ağlama süresi 3 saatten fazlaysa, sürekli huzursuz tavırlar sergiliyorsa gaz sancısı çekiyor olabilir.

Çözüm

Gaz sancısının sebebi net olarak bilinmez. Genel olarak sindirim sisteminin tam olgunlaşmamış olması, yediği mamalarda veya anne sütünde alerjiye sebep olabilecek madde bulunması bebeklerde gaz sancısı yapabilir. Bebeğe ilk 6 ay anne sütü vermelisiniz, 6. aydan sonra ise takviye gıdalarla birlikte anne sütüne devam etmelisiniz. Şayet bebek anne sütü emmiyor, sadece mama tüketiyorsa, mamanın gaz sancısına sebep olabileceğini düşünerek mamayı değiştirmeniz gerekir. Annenin tükettiği besinlerin sütle birlikte bebeğe geçip gaz yapabileceğini unutmayın ve gaz yapacak besinleri tüketmemeye özen gösterin. Ayrıca gaz sancısını azaltmak için bebek masaj yağları ve bitkisel karışımlarla masaj yaparak onu rahatlatabilirsiniz.

Kusma

Yeni doğan bebeklerin, doğumdan önce yuttuklarını çıkarmak için ilk günlerde kusmaları normaldir. Anne sütü veya biberon mamasıyla beslenen bebeklerin beslenmeden kısa bir süre sonra ağzında pıhtılaşmış süt veya mama içeriğinin gelmesi olağandır. Özellikle beslenmeden sonra gazı çıkarılmadan yatırılmışsa sütün ya da mamanın bir kısmını çıkarır. Kusma, genelde bir hastalığın sebebi olarak ortaya çıkar. Özellikle ishal, kabızlık gibi bağırsak enfeksiyonu ve sinir sistemi enfeksiyonlarında, mide rahatsızlıklarında kusma görülebilir. Bebekler heyecanlandığında, ilgi beklediğinde, fazla beslendiğinde veya yediği besine dayanıksızlığı da kusmaya yol açabilir.

Çözüm

Bebeğiniz kusarken yan yatırmalı ve ağzının içerisindekileri temizlemeli, böylece solunum yollarının tıkanmasını engellemelisiniz. Bebeğiniz kustuktan sonra el ve yüzünü yıkamalı, ateşi varsa ılık bir banyo yaptırmalısınız. Anne sütünü sık sık ve küçük miktarlarda vermelisiniz. Eğer kusma iki öğünden fazla sürerse, aynı zamanda ishalse ve su kaybı varsa ya da fışkırır gibi kusuyorsa veya her beslenmeden sonra hemen kusuyorsa mutlaka doktora gidilmeli ve kusmaya yol açabilecek bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır.

Konak

Yeni doğan bebeklerin kafa bölgesinde bıngıldak olarak tabir edilen yerlerinde görülen, ciltteki yağ dokusu ve epitel artıkların tozla birleşerek oluşturduğu plaklara konak denir. Konaklar beyaz kepek şeklindedir. Konak korkulması gereken bir hastalık değildir ve hemen hemen her bebekte görülür. Doğru bir bakımla konağı temizlemek oldukça kolaydır. Tek yapmanız gereken yumuşak haraketlerle bebeğinizin başını yıkamak. Çözüm Çoğu bebekte görülebilen konak oluşumu için hastaneye ya da doktora gitmenize gerek yoktur. Konak oluşumunu evinizde bebeğin kafa yapısını zorlamadan, banyo yaptırarak tedavi edebilirsiniz. Banyo öncesi bebeğin kafasına az miktarda zeytinyağı sürmek ve hafifçe masaj yapmak, bölgeyi yumuşatacaktır. Daha sonra bebe şampuanları kullanarak mevcut bölgeyi yıkayın. Banyo sonrasında ise kafasını hafifçe kurulayın. Konaklar fırça yardımıyla aşırı baskı yapılmadan temizlenir.

Ateş

Bebeklerde ateşin yükselmesinin çok çeşitli sebepleri olabilir. Mesela ağrılı durumlarda ateş yükselebilir, grip gibi rahatsızlıklara karşı vücudun tepkisi veya sıcak çarpması olabilir. Bu nedenle ateşi yükselen bir bebeğin mutlaka doktora götürülmesi gerekir. Vücut ısısının normal değerlerinin üzerine çıkması ateş olarak tanımlanır. Vücut ısısı gün içerisinde değişim gösterebilir. Normal ısı koltuk altından 36.4 -36.7 derece, ağızdan ölçülen ısı ise 36.6- 37 derecedir. Koltuk altı 37.2 derece, kulak 37.5 derece, ağızdan 37.5 derece ve rektal ölçümde 38 derecenin üzerindeki ölçümler ateş olarak kabul edilir.

Çözüm

En güvenilir ateş ölçüm bölgesi rektal bölgedir. Ağız içinden (oral) yapılan ölçüm de güvenilirdir. Bebeğinizin ateşi olduğunda en önemli şey panik yapmamaktır. Öncelikle üzerindeki giysileri çıkartıp sık aralıklarla ölçümü tekrarlayın. Bebeğiniz 6 aydan küçükse ateş düşürücü ilaç vermeden önce doktora başvurmalısınız. Ancak bebek için evinizde sıklıkla bulundurmanız gereken ateş düşürücü parasetamol şurup veya fitil olabilir. Yaşı ve kilosuna uyan dozda ateş düşürücüleri evde uygulayabilirsiniz. İbuprofen türü ateş düşürücü ilaçları 1 yaşından itibaren kullanabilirsiniz. Ilık suyla koltuk altı, alın ve kasık bölgesine kompres yaparak ateşi düşürebilirsiniz.

Kızarıklıklar ve şişlikler

Bebek yeni doğduysa (yani yaşı 1 ay ve altında ise) cildindeki kızarıklıklar ve şişlikler normal bir durumdur. Yenidoğan aknesi, toksik eritem milia (bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru), milaria (ter kanallarının tıkanması sonucu geçici, toplu iğne başı büyüklüğünde kabarcıklardır) görülebilir. Bu tip döküntüler yenidoğan dönemine özgüdür. Cilt altı ter ve yağ bezlerinin tıkanması sonucu ortaya çıkar. Banyo yapıldıkça kendiliğinden geçer. Hem erkek hem de kız bebeklerde göğüslerde şişkinlik olabilir, bu da çok normaldir. Hormonal bir durumdur. Kesinlikle masaj yapılmamalıdır. Bebeğin poposunda görülen mongol lekesi dediğimiz morluk da yenidoğan döneminde görülebilir.

Gözlerinden salgı geliyorsa

Gözyaşı kanalı darlığına bağlı yenidoğanlarda tek gözde veya her iki gözde sulanma ve iltihaplı sarı-yeşil renkte akıntı gelebilir. Bu durum masaj ve ılık suyla pansuman yapılarak giderilebilir. Tıkanıklık 1 yaş civarındaysa operasyon gerekebilir. Bu yüzden bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Doğum sonrasında bebeklerde konjonktivit denilen iltihaplı durumlarda da antibiyotikli damla kullanmak gerekir.

Burun ve kulak akıntısı

Kulak akıntısı kahve sarı balmumu renginde ve yumuşak görünümdeyse temiz ılık su ve mendille silinmelidir. Bu durum kulak kiri olarak tabir edilir. Dış kulak yolundaki birtakım oluşumlar bu salgıya neden olur. Ancak akıntı sarı beyaz veya yeşil iltihaplı görünümdeyse doktora başvurmak gerekir. Çünkü kulak iltihabı olabilir. Burun akıntısı şeffaf beyaz renkteyse serum fizyolojik damla her iki burun deliğine damlatılarak burun nazikçe silinmelidir. Burun aspiratörü veya puar ile aspire edilebilir.

Hazırlayan: Başak DOĞRU

ARKADAŞINA GÖNDER
Yeni doğan bebeklerde görülen sorunlar ve çözüm önerileri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz