Duygusal değişimlerle baş edebilirsiniz...

Giriş Tarihi: 5.8.2017 14:35 Güncelleme Tarihi: 19.8.2017 15:02
Duygusal değişimlerle baş edebilirsiniz...

Bir anınız bir anınıza uymuyor, neşe içinde konuşurken bir anda hüzünleniyor, endişeye kapılıyor ya da öfkeleniyor musunuz? Başta eşiniz olmak üzere etrafınızdakiler ne yapacağını şaşırmış olabilir. Bu halinize siz de bir anlam veremiyorsanız yazımızı mutlaka okuyun…

Gülüyoruz, üzülüyoruz, ağlıyoruz, mutlu oluyoruz… Hayatı yaşarken karşımıza ne çıkacağını bilemiyoruz. Kimi zaman dağ gibi sıkıntıların bile üstesinden gelebilirken, kimi zaman ufacık yaşadığımız bir olay bizi üzmeye yetebiliyor. Çünkü her zaman aynı gücü kendimizde bulamayabiliyoruz. O an içinde bulunduğumuz durum, mekan ve insanlar duygularımıza yön verebiliyor… de duyguların en sık değiştiği ve en hassas olduğu dönemidir kadınların… Çünkü kendi içinde psikoljik ve fiziksel değişimler yaşar anne adayları. Anne olmanın verdiği duygusallıkla; bazen çok şefkatli bazen de depresif olabilirler. İşte biz de bu duygu değişimlerinin nedenlerini sizlerle paylaşmak istedik. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Emine Ergül'ün önerilerini dikkate almayı ihmal etmeyin. 9 ay boyunca mutlu bir hamilelik geçirmeniz dileğiyle…

Annelik misyonu, kadının üstünde baskı oluşturabilir

Bir kadının yaşamında farklılık yaratan, en özel dönem olan hamilelik; kadını, hem fiziksel hem de psikolojik anlamda etkileyen bir süreçtir. Hamilelik, kadının yaşamında kalıcı değişikliklerin başlangıcı olan ve geri dönüşü olmayan bir dönüm noktasıdır. Çünkü kadın, hamilelik sürecinin sonunda, annelik misyonuna yüklenir ve bunu yaşam boyu sürdürür. Bu köklü ve kalıcı değişikliğin, fiziksel farklılaşmaların yanı sıra psikolojik anlamda da çok önemli etkiler yaratması kaçınılmazdır. Hamile bir kadının yaşadığı psikolojik değişiklikler, aynı zamanda yoğun bir stresin oluşumuna da zemin hazırlar. Bir yandan dünyaya bir çocuk getirmenin heyecanı, diğer yandan doğacak çocuğun normal olup olmadığının kaygısı bu zemini hazırlayan etkenlerin başında gelir. Kişiden kişiye farklılık gösteren bu dönemdeki psikoloji, bazen ciddi tedavi gerektirecek boyutlara da varabilir.

Değişim ilk ayda başlıyor

Hamilelikte her ay, kendine özgü psikolojik kaygılar ve beklentiler oluşabilir. , özellikle ilk ayda psikolojik ve fizyolojik değişiklik yaşar. Kadının yeni duruma adaptasyonu ve hamile olmasıyla ilgili kaygı ve beklentileri, süreci belirler. İstenen bir hamilelikte, mutluluk ve doyum duygusu yaşanır. Ayrıca kadının ailesiyle ilişkisi, iş durumu, hamileliğin yaratacağı beklenti ve stresler, sürecin nasıl yaşanacağını etkiler. Yani her anne adayında, kendi durumuyla ilgili olarak hamileliğin ilk ayında duygu ve mizaç değişiklikleri gözlenir. Fizyolojik belirti ve depresif ruh hali, ikinci ve üçüncü aylarda geçer. Burada kadının karnındaki bebekle olan ilişkisi, geçmişte annesiyle yaşadığı duyguları ortaya çıkarır. Kişinin, bir yandan annelik rolüne uyum sağlarken, diğer yandan annesiyle özdeşleştiği görülür.

Stres bebeği etkiliyor

Aslında keyifli bir süreç olan hamilelik, aynı zamanda stresli bir dönem olarak da geçebilir. Kararsızlıkla beraber strese karşı verilen tepkiler, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kadınlar için neşe ve olgunluk olarak algılanabilen hamilelik, bazı kadınlar için endişe ve kaygılı bekleyiştir. Örneğin; çoğu kadın bu stresi, bebeğinin sağlıklı olup olmadığı konusunda yaşar ve çevresine de bu stresi yansıtır. Bu anne adaylarının bebekleri, diğerlerine göre daha fazla strese maruz kalır ve riskli bir hamilelik yaşama oranları artar. Hamilelikle birlikte başlayan planlar; özellikle doğum yaklaştıkça doğacak çocuğun bakımına, yaşam değişikliklerine ve doğum sonrası olabilecek değişikliklere doğru gider. Çoğu u, ağrılı bir olay gibi algılar. Bu nedenle hamilelikte yaşanan sorunlar, doğumun da zor olacağının bir habercisi gibi kabul edilir ve yaşanan stres daha da artar.

Kusmalar stresi artırıyor

Bazı durumlarda 2. ve 3. ay kusma halen devam edebilir ve bu durumdan anne adaylarının psikolojik yapısı olumsuz etkilenir. Eğer kusma, kişinin normal yaşantısını devam ettirmesini engelleyecek düzeydeyse, psikolojik yardım, hatta ilaç desteği gerekir. Ayrıca bu dönemde yapılacak gevşeme çalışmaları da faydalıdır. Hamileliğin üçüncü ayında, gelişimi süren bebek, annenin bütün sistemlerini etkiler. Doğuma ait beklentiler ön plana çıkar. Doğum korkusu yaşayan kadınlarda kendini kontrol edememe durumu ile beraber, bedensel ve duygusal denetimle ilgili kaygıların olduğu görülür. Bu dönemde anne adayının bilgilendirilmesi, açıklamalarla yönlendirilmesi yararlıdır. Kaygıların yoğun yaşandığı durumlarda mutlaka psikolojik destek alınmalıdır. Eşin de katılımıyla yapılan gevşeme çalışmaları, doğum ve sonrası konusunda bilgilendirme, korku ve kaygıyı azaltır.

Depresyona dikkat!

Kötü bir hamilelik dönemi geçiren kadınlar, diğerlerine göre iki kat daha fazla doğum sonrası depresyon geçirmeye yatkındır. Bu nedenle anne adaylarının, hamilelik öncesindeki kişilik yapısı önemli rol oynar. Eğer anne adayının daha önce geçirdiği depresyon gibi psikiyatrik hastalığı varsa, hamilelik dönemi boyunca dikkatle izlenmesi gerekir. Özellikle önceden geçirilmiş manik-depresif gibi ciddi psikiyatrik bozukluklar çok önemlidir. Bu tür rahatsızlık geçirmiş olanlar; hamilelik döneminde oluşacak değişimlere karşı daha duyarlı oldukları için diğer kadınlara göre çok daha fazla zorlanırlar.

Hazırlayan: Başak DOĞRU
ARKADAŞINA GÖNDER
Duygusal değişimlerle baş edebilirsiniz...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz