X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Busiad İftar Yemeğinde Bir Araya Geldi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Busiad İftar Yemeğinde Bir Araya Geldi

  • Giriş Tarihi: 23.6.2015 23:38 Güncelleme Tarihi: 24.6.2015 07:21
ESKİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALİ BARDAKOĞLU, BURSA SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ'NİN (BUSİAD) ORGANİZE ETTİĞİ İFTARA VE SÖYLEŞİYE KATILDI.
Busiad İftar Yemeğinde Bir Araya Geldi

Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (BUSİAD) organize ettiği iftara ve söyleşiye katıldı.
Bardakoğlu, BUSİAD tarafından bir otelde düzenlenen iftar programının ardından, "İslam kültüründe inanç özgürlüğü ve bir arada yaşama tecrübesi, İdealler ve sorunlar" başlıklı söyleşiye katıldı. Bardakoğlu, kapalı toplumlarda özgürlüklerin ve ötekinin fazla önem taşımadığını söyledi. İnsanın dış dünyaya gönül kapıları kapalı olduğu zaman kendilerini en mutlu, doğru ve yüce olduğunu düşündüğünü aktaran Bardakoğlu, "Herkesin bizim gibi olduğunu düşünürüz. Ama kapılar açılıp iletişim artmaya başlayınca ötekini görmeye başladığımızda dünyanın rengarenk bir çeşitliliğe sahip olduğunu görürüz. Baharda tabiat nasıl çeşitliyse nasıl boylarımız estetiklerimiz her şeyimiz çeşitliyse düşüncelerimiz duygularımız inançlarımız din ve tanrı anlayışlarımız arasında belli farklılıklar vardır" ifadelerini kullandı.
Bardakoğlu, İslam’ı ve Müslümanlığın tarihini bilenler için bu durumun garip olmadığına değindi. Bu konunun teolojik arka planından bahseden Bardakoğlu, "Biz öteden bu yana tarihi okuduğumuzda ve kaynaklara indiğimizde Adem’den bu tarafa insanlığın bu çeşitliliği yaşadığını görüyoruz. Ama sınırlar kalkınca insanımız bu çeşitlilikle yeni karşılaştı. Allah insanoğlunu yaratıp dünyaya gönderdiğinde melekler itiraz ederek, ’Biz ibadet ediyoruz. Her dediğini yapıyoruz. İnsanoğlu yeryüzüne gittiğinde kan dökecek. Niçin yaratıyor ve böyle bir planın programın var’ derler. Allah’ta, ’Yapacağımı en iyi bilen benim’ dedi ve bizim dünyada kan dökmeyeceğimizi taahhül etmedi. İnsanoğlunu Allah dünyaya özgür iradeyle gönderdi. Ama insana iki resul gönderdi. Biri akıl diğeri peygamberler. Bir de bize kötü duygular, hevesler, arzular ve emeller verdi içimize. Bu program Allah’a ait programdır ve bize aklı, hırsı ve bitmez tükenmez arzular verdi. Allah murad etti ki İnsanoğlu aklıyla mücadele eder. Kötülüklerin üstesinden gelir de melekleri mahcup ederiz. Çünkü Melekler böyle iradesi olan varlıklar değil. Akılla insan, din, vicdan peygamberler, kitap hep birbirine destek olarak gelmiş ve gönderilmiştir" dedi