X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER MÜSİAD’tan İstikrara Destek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

MÜSİAD’tan İstikrara Destek

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 18:18 Güncelleme Tarihi: 29.5.2015 00:23
MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ (MÜSİAD) ÇORUM ŞUBE BAŞKANI M. AHMED KÖKSAL, “İŞ DÜNYASI OLARAK, BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ, 7 HAZİRAN’DA YAPILACAK OLAN SEÇİM SONUCUNDA, HUZUR, GÜVEN VE İSTİKRARIN DEVAMINI ARZU EDİYORUZ” DEDİ.
MÜSİAD’tan İstikrara Destek

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) m Şube Başkanı M. Ahmed Köksal, “İş dünyası olarak, bugüne kadar olduğu gibi, 7 Haziran’da yapılacak olan seçim sonucunda, huzur, güven ve istikrarın devamını arzu ediyoruz” dedi.
MÜSİAD Çorum Şube Başkanı M. Ahmed Köksal, MÜSİAD yöneticileri ile dernek binasında bir basın toplantısı düzenleyerek ülke ve Çorum gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
7 Haziran genel seçimlerine doğru, partilerin ekonomik vaat ağırlıklı seçim stratejisinin dikkat çektiğine işaret eden Köksal, milletin hep daha güzeli hak ettiğine inanarak, güzel vaatleri de ilgiyle izlediklerini ancak, geçmişte, popülist söylemlerin, kaynak planlaması yapılmadan, hesapsız harcama vaatlerinin, milletimize yaşattığı acılara şahit olduklarını hatırlattı.
1999 yılındaki depremde, depremzedelerin acılarını sarmak için milletten toplanan yardımlarla kamu personelinin maaşlarının ödenmesi gibi örnekleri unutmadıklarının altını çizen Köksal, ülkenin kaynak alt yapısını bozacak, finansmanı belirsiz veya yapılamayacak vaatlere değil, mevcut kazanımların büyümesini sağlayacak, güçlü ve reel hedeflere ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Siyasi parti liderlerinin kullandıkları dil ve üslubunda kaygı verici olduğunu anlatan Köksal, “Özellikle muhalefet partilerinin, halkın oyları ile seçilmiş Cumhurbaşkanına yönelik kullandığı söz ve hitapları kabul edilemez buluyoruz.Yine sözde gazetecilik adı altında, Mısır’da yaşanan ve tamamen Yahudi lobisinin oyunu olduğunu cümle âlemin bildiği anti demokratik ve hukuksuz idam kararını, cumhurbaşkanına ve dolayısıyla millete aba altından sopa gösterme gayretine çevrilmesini lanetliyoruz. Hele hele son 13 yıl boyunca ülkemizin her metre karesine, geçmişte ihmal edilmiş hizmetleri götürmek için azami gayret gösterdiklerine, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışıp çabaladıklarına milletçe şahit olduğumuz insanlardan ‘neden bu kadar çok çalıştın’ der gibi hesap sorulacağının ve intikam alınacağının ifade edildiği beyanat ve vaatleri aklımız, izanımız almamaktadır. Siyasi retoriğin, neredeyse sadece suçlamalar seviyesinden, daha olgun, vakur ve ülkemize yakışır bir bilgelikle şekillenmesi için, tüm siyasilere büyük görev düşmektedir” diye konuştu.
Seçimlerin, olabildiğince geniş katılımlı ve barış içinde geçebilmesi için, seçmene ve siyasi partilere büyük görev düştüğünü dile getiren Köksal, “Sandıktan çıkacak sonucu da, tüm vatandaşlarımız ve siyasetçilerin, saygıyla ve demokrat bir tavırla karşılaması gerekmektedir.Özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde terör örgütlerinin silah tehdidi ile belli bir siyasi partiye oy topladığı duyumları ile yine aynı siyasi partinin ‘seçim sonucu şöyle olursa ülkeyi karıştırırız, yakarız, yıkarız’ kabilinden beyanatlarını esefle karşılıyoruz. Bunlar yetmezmiş bu siyasi partiye gaz verebilmek adına, beceriksizlikleri ve iş bilmezlikleri geçmişte milletimizce tescil edilen; bazı siyasi ve akademik çevreler ile art niyetli medya kuruluşları tarafından, cici gösterilmeye çalışılan koalisyon kültürünün, memleketimize hiçbir zaman hayır getirmediğini ve getirmeyeceğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.İş dünyası olarak, bugüne kadar olduğu gibi, seçim sonucunda, huzur, güven ve istikrarın devamını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir başka önemli konunun ise yıllardır baskı altında tutularak millete verilmemiş ve bugün nispeten kazanılabilmiş bazı temel hakların, tekrar milletin elinden alınabileceğine yönelik söylemler olduğunun altını çizen Köksal, “Toplumsal huzur ve barışı bozacak, temel insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı yaklaşımlar, bizi daha mutlu bir geleceğe götürecek söylemler olamaz.Bu noktada, Diyanetin fonksiyonu ile ilgili değerlendirmeleri, 8 yıllık kesintisiz eğitime geri dönüş önerilerini, Kâbe tartışmalarını, günlük siyaset gündemi içinde değerlendirmeyi, son derece yanlış ve tehlikeli buluyoruz.Bu ve benzeri söylemlerin milletimizce de itibar görmediğini ortağı olduğumuz pek çok sivil toplum platformu ile yaptığımız istişarelerde görebiliyoruz. Dolayısıyla bu düşüncelerin aziz ve kadim olan milletimize rağmen hayata geçirilemeyeceğine, samimiyetle inanıyoruz. Bu söylem ve düşüncelere sahip olan siyasileri de bir kez daha uyarıyoruz. Seçimlerden sonra, siyasal sistemimizin acilen revize edilmesi, yeni ve sivil bir Anayasa ile maalesef kuvvetler kargaşası şeklinde kurgulanan ve uygulanan mevcut kuvvetler ayrılığı ilkesinin, doğru eksene oturtulması gereklidir. Devletin ve milletin gücünü ve etkisini azaltmaya yönelik yapılanmalara karşı mücadele kararlılıkla sürdürülmeli, bu yapılırken, süreci sulandırmaya yönelik art niyetli veya beceriksiz yaklaşımlara imkân tanıyarak, yeni mağdurların oluşturulmasına da izin verilmemelidir. Son iki yıl içerisinde meydana gelen; gezi, 17-25 Aralık olayları ve küresel ekonomi kaynaklı piyasa daralmasının bertaraf edileceği, istikrarın sürmesine, faiz ve enflasyonun düşmesine, böylece de büyüme ve istihdam sağlamaya yönelik ekonomik programların hızla devreye alınması gerekmektedir. Çözüm süreci, milletimiz için, asrın ‘Barış ve Milli Birlik’ projesidir. Sürecin kararlılıkla devam etmesi, toplumun her kesiminin yararına olduğu için, bu noktada sorumluluğu olan herkes, bu bilinçle hareket etmelidir” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
MÜSİAD ile ilgilide açıklamada bulunan Köksal, konuşmasında şunları kaydetti; “Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği; hakkın ve hukukun, adaletin ve eşitliğin, barışın ve güvenin, refahın ve mutluluğun sağlandığı; tarihe ve topluma mal olmuş mahalli ve evrensel değerlerin gözetildiği, kendi içinde bütün, bölgesinde, ekonomik ve siyasi alanda etkin, dünyada saygın bir Türkiye hayaliyle yola çıkan, helal kazanıp helal harcama hassasiyetine sahip iş adamlarının, 9 Mayıs 1990 tarihinde İstanbul’da kurdukları bir “İş Adamları Derneği’dir. Bugün 11 bini aşan üyesi ile MÜSİAD; 45 bine yakın işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1 milyon 600 bin kişiye istihdam sağlayan, yurt içinde 86 irtibat noktası bulunan, üyelerinin sorunlarını, görüş ve önerilerini kamu kurum ve kuruluşlarına yerinde ileten, yurt dışında aktif temsilcileri ile birlikte 70 farklı ülkede toplamda 170 nokta ile hizmet veren, iş dünyasına olduğu kadar toplumun diğer kesimleri için de örnek bir eğitim, rehberlik, danışmanlık merkezi haline gelen, uygulama ve çalışmalarını profesyonel düşünce zeminine oturtan, “kamu yararına dernek” statüsüne sahip güçlü bir “Sivil Toplum Kuruluşu ”dur.
MÜSİAD’ın misyonu; ulusal ve uluslararası düzeyde bağımsız ve bağlantısız hareket eden bir işadamları derneği olarak, önceden belirlenen ilke ve değerleri paylaşan üye sayısını artırmak, üyeleri arasındaki dayanışmayı geliştirmek ve kendi içinde sağladığı bu birlik ve beraberlik ruhuyla ülkemizin maddi ve manevi yönden gelişmesine katkıda bulunmaktır.
Bu değerler ve amaçlar çerçevesinde,19 Aralık 2013 tarihinde kurulan şubemiz bu gün 62 asil üye ve 48 de Genç MÜSİAD üyesi olmak üzere 110 üye ile ilimizde faaliyetlerini sürdürmektedir”