5 günlük hava durumu
09 Haziran 2012, Cumartesi

Samimi itiraflarıyla Merve Boluğur

  • Giriş Tarihi : 09.06.2012

Acemi Cadı, Küçük Sırlar ve son olarak Kuzey Güney dizisinde canlandırdığı Zeynep karakteriyle izleyiciyle buluşan Merve Boluğur, tüm merak edilenleri ve bilinmeyenlerini bizimle paylaştı

Ayağının tozuyla Kıbrıs'tan gelen Merve Boluğur'la Yeşilköy'deki Polat Renaissance Otel'de bir araya geliyoruz. Uçaktan yeni indiği için biraz yorulduğunu ve röportaj öncesi yemek yemek istediğini söylüyor. Ardından incecik fiziğinden yola çıkarak tahminlerimiz doğru çıkıyor. Genç oyuncu salata siparişi veriyor ve ekliyor: "Normalde yediklerime çok fazla dikkat etmem ama şu sıralar beslenmeme biraz daha özen gösteriyorum." Yemek sonrası röportaj için otelin terasına çıkıyor ve röportaja başlıyoruz! Güzel oyuncu Merve Boluğur, tanışalı henüz kısa bir süre olmasına rağmen tüm samimiyeti ve doğallığıyla başlıyor sorularımızı yanıtlamaya...
- Acemi Cadı, Küçük Sırlar ve Kuzey Güney. Hepsinde farklı karakterler canlandırdınız ve izleyiciye bir öncekini unutturdunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
- Öncelikle rol seçimimi ona göre yapmaya özen gösteriyorum. Karakter oyuncusu olmak istiyorum ve bu yüzden hep farklı karakterleri canlandırmaya çalışıyorum. Oyunculuk anlamında kendimi sürekli geliştirmeye özen gösteriyorum. Bir önceki dizide ağladıysam bir sonrakinde de aynı şekilde ağlamamaya dikkat ediyorum.
- Sabahları güne nasıl başlarsınız?
- Biraz keyifsiz uyanırım. Bir önceki gece geç yatmışsam ve sabah erken kalkmak zorunda kalmışsam daha da keyifsiz olurum. Modumu değiştirmek için kendimi zorlamak yerine her şeyi akışına bırakırım ve bir süre sonra da düzelirim.
- Rexona'nın yeni yüzü oldunuz. Markayla bir araya gelişiniz nasıl oldu?
- Uzun zamandır görüşme halindeydik. Biliyorsunuz daha önce Beren Saat ve Gülben Ergen'le çalışmışlardı, bu sefer daha genç bir kitleye hitap etmek istemişler ve bunun üzerine bir araştırma yapmışlar. Araştırma sonucu yüzde 97'lik bir oran beni seçmiş. Bunu duyduğumda çok sevindim. Gençler tarafından beğenilmek benim için çok önemli çünkü onlar benim yaşıtlarım. Yaşıtlarınızın sizi beğenip sevmesinin daha zor olduğunu düşünüyorum.
- Hiç 'Keşke bu rolü ben canlandırsaydım,' dediğiniz oldu mu?
- Ben çocukken Kara Melek dizisini izlerdim. Hatta oyuncu olmak istediğimi ilk o diziyi izlerken anlamıştım. Sanem Çelik'in canlandırdığı karakteri oynamayı hayal ediyordum. Çok güzel oynuyordu.

CİLDİM E ÖZEL KÜR UYGULAMAM
- Cildiniz, sette sürekli makyaja maruz kalmasına rağmen oldukça pürüzsüz. Bakımınız için özel bir zaman ayırıyor musunuz?
- Annem Yugoslav göçmeni. Onun da teni çok güzeldir. Cildimin güzelliğinin genetik olduğunu düşünüyorum. Evde özel kürler falan uygulamam, çünkü cildinizle ne kadar uğraşırsanız o kadar yıpranır diye düşünüyorum. Mümkün olduğunca organik ürünler kullanmaya özen gösteriyorum.
- Kırmızı rujun en çok yakıştığı isimlerin başında geliyorsunuz. Size bu kadar yakıştığını Küçük Sırlar dizisiyle mi fark ettiniz?
- Herkes öyle sanıyor ama ben ondan önce de kırmızı ruj sürerdmi , çünkü yoğun göz makyajı yapmayı sevmiyorum. Cildim beyaz olduğu için kırmızı rujun renk verdiğini düşünüyorum.
- Bugüne kadar yaptığınız en büyük güzellik hatası nedir?
- Bir dönem kaşlarımı inceltmiş olmam, yaptığım en büyük güzellik hatasıdır sanırım.

KİŞİSEL BAKIM ŞART!
- Rexona ile bir işbirliği yaparak gençleri kişisel bakım konusunda bilinçlendirmek ve cesaretlendirmek üzere yola çıktınız. Peki, siz sabahları evden çıkmadan nasıl bir kişisel bakım uyguluyorsunuz?
- Rexona ile yaptığım işbirliği benim için çok önemli ve değerli; kişisel bakım gibi önemli bir konuda sözcü olmak beni gururlandırıyor. Benim kişisel bakım alışanlıklarıma gelince; her sabah yaptığım banyom, benim günlük bakım rutinimin vazgeçilmezleri arasındadır. Banyodan sonra ise koltuk altlarıma antiperspirant deodorantımı sıkarım. Ter kokmak en büyük kabuslarımdan biri olduğu için deodorantsız bir kişisel bakım seansı düşünemiyorum.
- Yeni reklamınızda 'Her koşulda terlersin' mesajı veriliyor.
- Yeni reklam filminde ve Rexona ile yürüttüğümüz iletişim kampanyasının tamamında 'Sadece sıcak havalarda ya da aşırı hareketli olduğumuz zamanlarda değil, günün her anında yaptığımız küçük gündelik hareketlerle; heyecan, stres, mutluluk gibi duygu değişimleri nedeniyle de terleriz,' diyoruz. Bu gerçekten de böyle. Her an terleyebiliriz. Zaten bu sağlıklı da bir durum. Normal bir insan terler. Ben de elbette herkes gibi terliyorum. Zaten terlemek hayatın bir parçası ve doğal bir süreç, asıl sorun ise bu terin zamanla kokuya neden olması. Ama neyse ki bunun için etkin bir çözüm var: Antiperspirant deodorantlar. Rexona'm beni gün boyu ter kokusuna karşı koruyor ve beni asla yarı yolda bırakmıyor. Böylelikle gönül rahatlığıyla bir gün geçirebiliyorum. Kişisel bakım şart!

CEYLAN YENİACUN