X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Süper Lig'i anlama kılavuzu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Süper Lig'i anlama kılavuzu

  • Giriş Tarihi: 19.1.2013

Futbolun yanı sıra dizi dünyasında da 'dört büyükler'den söz etmek mümkün. Üstelik en fazla reyting alan dizilerimizle, en çok şampiyonluk kazanan takımlarımız arasında büyük benzerlikler var

Beğenebilir, beğenmeyebilir, bayılarak izleyebilir veya sosyolojik tahliller eşliğinde kıyasıya eleştirebilirsiniz. Ama gelin, bir gerçeği ortaya koyalım: Söz konusu diziler ve futbol olduğunda, halkımız için geriye kalan her şey teferruattır. Bu yüzden her ikisi de takipçileri tarafından gereğinden fazla ciddiye alınır, iki tarafın 'oyuncuları' da popüler kültürün başlıca kahramanlarıdır. Peki biri beyaz camda, diğeri yeşil sahalarda sergilenen bu iki büyük 'gösteri' türünün ortak noktaları yok mu? Vardır elbet, hem de tahmin ettiğinizden bile çok! Hâl böyle olunca biz de en çok izlenen dizilerimizi, en çok şampiyonluk kazanan takımlarla eşleştirdik, iki tarafın 'dört büyük'lerini biraraya getirdik. Dizi dünyasının Galatasaray'ını, Fenerbahçe'sini, Beşiktaş'ını ve Trabzon'unu merak ediyorsanız, vakit kaybetmeden gözlerinizi aşağıdaki satırlara kaydırmanızda fayda var.

Fenerbahçe Karadayı
Suçsuz yere hapse giren eski kabadayı Nazif Kara ve onu kurtarmak için akla hayale gelmedik yöntemler deneyen, gerektiğinde dünyayı yakıp yıkmaktan çekinmeyen gözüpek oğlu Mahir... Bu hikayeyi Aziz Yıldırım'ın cezaevi günlerine ve Fenerbahçeli taraftarların onun serbest kalması için giriştiği büyük mücadeleye benzetmek pek de zor olmasa gerek! Üstelik tıpkı Aziz Yıldırım gibi Nazif Bey de cezaevi günlerinin bir bölümünü hastanede geçirdi. Şunu da hatırlatalım; iki tarafın hikayesi de aşkla örülü. Biri Mahir'in 'Hakime Hanım'ına, diğeriyse Fener taraftarının sarı kanaryasına duyduğu büyük aşk!

Beşiktaş Kuzey Güney
Dizi tarihimizin en delikanlı karakterlerinden Kuzey, futbol camiasında herhalde en çok Beşiktaş'ın efsane taraftar grubu Çarşı'yla özdeşleştirilebilir. Çünkü ikisi de olumlu anlamda bir miktar 'deli'dir. Haksızlığa tahammül edemezler, gözleri karadır ve seslerini duyurmak istediklerinde karşılarında durmak akıl karı değildir. Üzerlerinde otorite kurmaya çalışanları buna pişman etme konusundaki maharetleri de tecrübeyle sabittir. Tabii siyah-beyaz ile Kuzey Güney arasında bir benzerlik daha mevcut. İkisinin talihi de son yıllarda pek yolunda gitmedi. Ancak farkındalar ki bu durumu değiştirecek güç, 'damarlarındaki asil kanda mevcut.'

Galatasaray Muhteşem Yüzyıl
Mekteb-i Sultani geleneğiyle yola çıkan bir takımı Sultan Süleyman'ın Muhteşem Yüzyıl'ıyla eşleştirmekten daha doğal ne olabilir ki? Üstelik ikili arasındaki benzerlikler bununla da sınırlı değil. Galatasaray bir 'padişah' tarafından olmasa da, İmparator Fatih Terim tarafından yönetiliyor. Her ikisinin kadrosu da oldukça zengin. Ayrıca Galatasaray da tıpkı Kanuni Sultan Süleyman gibi anlı şanlı bir Avrupa fatihi. Son olarak Galatasaray bünyesindeki hizipçilerin, liseli-alaylı çatışmasının yer yer Hürrem Sultan'ı aratmayan entrikalara sahne olduğunu da hatırlatalım. E daha ne olsun?

Trabzonspor Kurtlar Vadisi
Milliyetçilik ve mücadelecilik, ikisinin de ayrılmaz parçası.
Tabii taraflar arasındaki benzer noktalar bununla sınırlı değil.
Örneğin Trabzonspor, uzun süre sahaya Kurtlar Vadisi müziklerinden Cendere eşliğinde çıktı. Dizinin eski sezonlarının yıldızlarından Laz Ziya (merhum İstemi Betil) ve halen dizide rol alan Abdülhey (Zülfü Yüksel) koyu birer Trabzonsporlu.
En dikkat çekici noktalardan biriyse, kentin plaka koduna atfen Kurtlar Vadisi Pusu'nun 61. bölümünün 61. dakikasında, Boğaz'da bordo-mavi balonların uçurulduğu bir sahneye yer verilmiş olması. Ha bir de "Bize her yer Trabzon," sloganını, maceraları Türkiye'den Irak'a ve hatta Filistin'e uzanan Polat Alemdar'a "Ona her yer vadi," şeklinde uyarlayabiliriz elbet.