X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bebekle dünya seyahati
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bebekle dünya seyahati

  • Giriş Tarihi: 16.2.2013

Elif ve Deniz Kılıç çifti, iki yıl önce dünya seyahatine çıkıp, 20 bin kilometre yaptı. Çocukları olunca, seyahatten vazgeçmektense, beş aylıkken Kuzey'i de yanlarına alıp üç kıta gezdiler

Aynı iş yerinde turist rehberi olarak çalışırken tanışıp evlenen Elif ve Deniz Kılıç çiftinin en büyük hobisi seyahat etmek... Bodrum'da yaşayan ve meslekleri gereği sürekli gezen çift, iki yıl önce bu hobilerini, dünya seyahatine çevirmeye karar verir. Onların seyahatini farklılaştıran ise yolculuğa beş aylık bebekleri Kuzey'le devam etmeleri...

- Mesleğinden dolayı seyahat edenler, işten arta kalan zamanlarında evde olmak ister. Sizde böyle olmadı mı?
- Elif Kılıç:
Sanırım bu bir rehber hastalığı. Tur biter bitmez eve geldiğimizde, salondaki dünya haritasının başına geçip, 'Acaba nereye gitsek?' diye bakıyoruz.

- Dünya turuna çıkmaya nasıl karar verdiniz?
- Deniz Kılıç:
Biz Elif'le ilk, 2009'da İran'a gittik. Hava koşulları yüzünden çok eziyet çektik, ama bu işi yapabileceğimizi anladık. Daha sonra bir arkadaşımızla ve motorla Bulgaristan, Romanya ve Macaristan'ı dolaştık. Bu işe ısındığımızı anlayınca, gözümüzü Cape Town'a çevirdik. Çevremizdekilerin 'Motorla Afrika, hem de iki kişi, geçilecek bir yer değil,' demesine rağmen, bunu başardık.

- Her şey o seyahatle mi başladı?
- D. K: 2011'de Bodrum'dan yola çıkıp Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Sudan, Etiyopya, Kenya, Tanzanya, Malavi, Mozambik'i geçip, Güney Afrika Cumhuriyeti'ne Cape Town'a vardık. 20 bin kilometrelik ve 107 günlük bir yolculuktu. 'Madem bu işe başladık, bunu dünya seyahatine çevirelim,' dedik, ama sürpriz olarak Kuzey bebek geldi.

- Yolculuğa bebeğinizle devam etme fikri nasıl ortaya çıktı?
- E. K:
Biz tura hep çıkıyorduk, sadece ailemize güzel bir üye katıldı.

- Bazı anne ve babalar bebekleriyle sokağa bile çıkmaya çekinirken, siz dünya turuna nasıl cesaret ettiniz? -
E. K:
İnternetten araştırdık, bir bebekle ilgili alınabilecek bütün önlemleri öğrendik.

- Ailenizden karşı çıkanlar oldu mu?
- E. K:
Olmaz mı? Herkes bize 'Bebek olunca artık evde oturursunuz,' dedi. İnsanların çocuklarını bir engel olarak öne sürmelerinin sadece bir neden arayışı olduğunu düşünüyorum.
- D. K: Annem duyunca 'Sizi şikayet edeceğim, çocuğu yurtdışına çıkaramayacaksınız,' dedi. Böyle bir şey yaparsa, ona bebeği beş yıl göstermeyeceğimi söyledim. Şimdi bizimle gurur duyuyor.

- Sağlıkla ilgili nasıl önlemler alıyorsunuz? Yanınızda ilaç taşır mısınız?
- E. K:
Olmamız gereken aşılar varsa, yaptırıyoruz ve yanımıza ilaç alıyoruz.

- Neden motosikleti tercih ettiniz?
- E. K
: İki teker keyfi, tek nedeni bu.
- D. K: Kuzey doğduktan sonra motorumuzu satıp, dört çeker bir araç aldık. Planımız Elif bebekle jipte gidecek, bana da para biriktirip motosiklet alacaktık. Ama o para bir türlü birikmedi. Bir arkadaşım 'Sonra ödersin,' diyerek, bana motosiklet satın aldı. Yanımızda da arkadaşımız Bora Tanık, motorla geldi. Barcelona'dan itibaren de jipte diğer arkadaşımız Melis Yağcıoğlu, Elif'e eşlik etti.

YOL KENARINDA MAMA HAZIRLADIK
- Bebek için ekstra hazırlık yaptınız mı?
- D. K:
Spor çantası büyüklüğünde ilaç çantası taşıdık. Evdeyken uyuduğu yastığını yanımızda götürdük ve bebek için üretilen bir çeşit çadırı İngiltere'den getirttik. Her akşam nereye gidersek gidelim, hep aynı düzeni kurarak, aynı yatakta yatmasını sağlamış olduk. Kuzey'in olması gereken aşıları, İspanya'da tamamladık.

- Bir önceki turunuza göre bebekle seyahatinizde ne gibi zorluklar oldu?
- D. K: Günde en fazla 300 kilometre yol yaptık, çünkü Kuzey'in düzeni buna imkan veriyordu. Otobanda, yol kenarlarında mama hazırladık, müze ziyaretinden çıkarken kaputun üzerinde altını değiştirdik.

PARA KAZANMAK İÇİN YOLCULUĞA ARA VERDİK
- Yolculuğunuz ne kadar sürdü?
- D. K:
Avrupa'da her şey yolunda giderse İspanya'dan Fas'a geçeriz, oradan da Dakar'a kadar ineriz diye düşündük. Vaktimiz ve paramız buna yetebiliyordu. Düşündüğümüz gibi oldu, Dakar'a 63 günde, 10 bin 500 kilometre yaparak vardık.

- Dünya turuna neden ara verdiniz? Devam edecek misiniz?
- E. K:
Elbette yola çıkıp üç yıl sonra dönmeyi isterdik. Fakat bütçemiz buna imkan vermiyor. Ülkeye dönüp bir sonraki yolculuk için para kazanmamız gerekiyor.

- Seyahatlerinizi Facebook ve Youtube aracılığıyla paylaşıyorsunuz. Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
- E. K: Blog yazmamızın en önemli nedeni, diğer gezginlerle tecrübemizi paylaşmak.
- D. K: Facebook'ta 'Tekerimde Dünya' adıyla paylaşıyoruz. Çok sayıda takipçimiz var ve hep olumlu eleştiriler alıyoruz, bu çok hoşumuza gidiyor. Bazen teknik sorular soruyorlar, yardımcı olmaya çalışıyoruz.

- Tekrar ne zaman yola çıkacaksınız?
- D. K:
Bodrum-Pekin turu yapmayı düşünüyoruz. Hazar Denizi'nin kuzeyinden gidip, güneyinden döneceğiz. İklimsel nedenlerden ötürü haziran ayında yola çıkacağız, yaklaşık üç ay sürecek ve 30 bin kilometre olacak.

KUZEY BEBEK, HENÜZ 7 AYLIK HAYATINDA 3 KITA, 14 ÜLKE DOLAŞTI
- Hangi ülkelere gittiniz?
- D. K:
Bu yolculukta Yunanistan, Arnavutluk, Hırvatistan, Karadağ, Bosna- Hersek, Slovenya, İtalya, Fransa, İspanya, Fas, Batı Sahra, Moritanya ve Senegal'e gittik. Kuzey bebek, yedi aylıkken üç kıta, 14 ülke görmüş oldu.

- Bebekle yola çıktığınız için hiç pişmanlık duydunuz mu?
- D. K:
Hiç pişman olmadığımız gibi bebek bizim turumuza renk kattı. Yolda bizi bebekle görenler, çok şaşırıp cesaretimizden dolayı tebrik etti.
- E. K: Açık söyleyeyim, bu kadar uyumlu olmasını beklemiyordum. Oğlumla ve biraz da kendimle gurur duyuyorum.

- Gece nerede mola veriyordunuz?
- D. K:
Genelde hesaplı olmasından dolayı, çadırı tercih ediyoruz. Ancak bazen güvenlik veya hava koşullarından dolayı bu mümkün olmuyor. Kuzey ile gittiğimizde, onun rahatı için hep otelde kaldık. Bir sonraki yolculuğumuzda daha az otelde kalmayı planlıyoruz, çünkü maliyeti etkileyen en önemli faktör, konaklama.