X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Evde kalmak ya da kalmamak...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Evde kalmak ya da kalmamak...

  • Giriş Tarihi: 16.2.2013

İlk Romantik Komedi, çok parlak değilse de hoşgörüyle bakılabilecek bir duygusal komedi denemesiydi. İkincisi daha iddialı, daha gösterişli, daha cilalı, ama aynı ölçüde de kof bir yapım olarak karşımızda. Önce biraz ahkam keselim. Eski Yeşilçam, bizlere İstanbul öyküleri anlattığında bile aslında kırsal kesim insanına seslenirdi. Çünkü asıl seyircisi Anadolu ya da Anadolu göçmeni büyük şehir ahalisiydi. Burjuvazi güçsüzdü, aydınlar Türk sinemasına ilgisizdi. Ve perdede ya Anadolulu insan ya da onun kitle iletişimi tarafından biçimlendirilmiş hayalindeki sözümona büyük kent kahramanları vardı; komedisinden dramına, aşk filminden polisiyesine...

YAPAY VE ŞEMATİK
Günümüzde artık iyi-kötü oluşmuş bir burjuvazi, hayli büyümüş orta sınıflar var. Aradan geçen -1974'de başladığına göre- tam 40 yıllık bir TV serüveni var: Tek kanallı TRT'den çok kanallı ve bol çeşitli özel TV'ciliğe... Yine çok gelişmiş bir magazin medyası var. Tüm bunlar, artık taşrada ve de kentlerde sanki İstanbul'u avucunun içi gibi bilen, sosyetik yaşamı günü gününe izleyen, mutlu azınlığın her şeyiyle iç içe bir seyirci kitlesi yarattı. Artık gerçek burjuva yaşamını, üst sınıf ahlakını, cilalı hayatları ve özgür kadınları izleyip bağrına basmaya hazır... İşte Romantik Komedi vb. filmler, bu teşhisi iyi koydukları için seyirci açısından başarılı olabilir. Nitekim ilk filmi 660 bin kişi izlemiş. Ama çok daha alçaklardan seyreden bu ikinci film ciddiye alınacak gibi mi? Üç kadın arkadaşın ve etraflarındaki boyun eğmiş kocadan kararlı koca adayına, evliliğe henüz tam hazır olmayan oyuncudan kadınları mendil gibi kullanıp atmaya hevesli ucuz zamparasına, değişik erkeklerle olan serüvenleri. Ne var ki bu Bridget Jones ve Sex and the City taklidi 'kadın filmi'nden arda kalan pek birşey yok. Tüm bu kahramanlar kesinlikle Türk değiller sanki. Aslında hiçbir milletten değiller, çünkü gerçek hayatla ve onun sorunlarıyla hiçbir ilişkileri yok. Hayatları sadece karşı cinsle ilişkilerinden ibaret. Ve bu durumda, bunun Didem gibi alabildiğine duygusal bir kadın veya Yiğit gibi sırf cinselliğe dönük bir erkek olması fark etmiyor. İki zihniyet de aynı ölçüde yapay ve şematik duruyor. Bu insan gerçeğinden uzaklık, ancak komedinin kendine özgü dünyasını iyi kurarak, belli bir fantezi âlemi yaratarak, arada bol espriler katarak canlandırılabilirdi. Ama o da yok; baştan sona gülemiyorsunuz bile... Böylece, bir reklamcının sanki kendi dünyasını yansıttığı (ve bunun için herhalde o da reklamcılıktan gelen yabancı bir görüntü yönetmeninin alabildiğine çiğ ve cırlak renklerine yaslandığı) film, sonuç olarak finalde kullandığı 'konuk oyuncu' Ajda Pekkan'ın disko şarkısına benziyor: Onun kadar kof, içi boş ve çocuksu... Oyuncuların da çok kötü olduğunu söylemeliyim. Belki Yiğit'i canlandıran Gürgen Öz dışında. Bir tek o, bir karakter inşa etmeyi başarmış. Ama o eşcinsel davranışlı etek düşkünü Yiğit, bir komedideki en antipatik yan karakter ünvanını alabilir.

ROMANTİK KOMEDİ 2: BEKARLIĞA VEDA
Yönetmen: Erol Özlevi Senaryo: Aslı Zengin, Ceren Aslan Görüntü: James Gucciardo Müzik: Yıldıray Gürgen Oyuncular: Sinem Kobal, Sedef Avcı, Burcu Kara, Engin Altan Düzyatan, Gürgen Öz, Cemal Hünal, Gökçe Özyol, Nurseli İdiz, Rozet Hubeş, Öykü Çelik / Boyut Film yapımı.