X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tek arzusu iyileşip hayvanlarına kavuşmak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tek arzusu iyileşip hayvanlarına kavuşmak

  • Giriş Tarihi: 16.2.2013

Zatürree nedeniyle hastaneye yatırılan sanatçı Nigar Uluerer'in sağlığı iyiye gidiyor. Uluerer hastanedeyken biz de Bodrum'daki evine gittik ve sanatçının hayatını adadığı hayvanlarının durumunu yerinde inceledik

2013 yılı sanat dünyasında adeta yaprak dökümüyle başladı. Macide Tanır'dan Tekin Akmansoy'a, Burhan Doğançay'dan Ferdi Özbeğen'e efsane isimler birer yıldız gibi kayarak aramızdan ayrıldı. Sanat dünyasının yüreğini ağzına getiren bir haber de Bodrum'dan geldi. Bu kez ünlü Türk Sanat Müziği sanatçısı 88 yaşındaki Nigar Uluerer, yoğun bakıma kaldırıldı. Doğum günü olan 10 Şubat'ta solunum güçlüğü nedeniyle yatırıldığı Bodrum Devlet Hastanesi'nden İzmir'e sevk edilen Uluerer'e zatürree teşhisi kondu. Neyse ki ünlü sanatçı beş gün kaldığı yoğun bakımdan çıkarılıp normal odaya alındı. Tedaviye olumlu yanıt veren Uluerer'in sağlığı günden güne iyiye gidiyor. Yakınları bu müjdeli haberle çok mutlu olurken, en çok da sanatçının "Çocuklarım," dediği hayvanları için seviniyorlar. Çünkü Uluerer'in hastaneye götürüldüğüden beri depresyona giren, yemek içmekten kesilen köpekleri, dört gözle 'anne'lerinin eve dönmesini bekliyor. Nigar Uluerer'in de hasta yatağındaki tek arzusu bir an önce iyileşip evine, kedi ve köpeklerine geri dönmek... Sanatçı Nigar Uluerer ve onun yolunu gözleyen 'çocukları'nın bu dokunaklı hikayesini yerinde araştırmak ve "Belki hayvanlar için elimizden bir şey gelir," diyerek Bodrum'a gittik. Uluerer, İzmir'de hastanede yatarken, biz Bağla'daki evine misafir olduk. Sanatçının yakın dostları olan Rüya Özbilen ve Yıldız Kürkçü bizi karşıladı. Uluerer hastaneye giderken hayvanlarını bu çok güvendiği dostlarına emanet etmiş. Eve girerken ilk dikkat çeken şey camdaki yazı oluyor: İnsanları tanıdıkça köpeğimi daha çok seviyorum," yazıyor... Rüya Hanım bizi ilk önce evin dört ayaklı sahipleriyle tanıştırdı. Bir Bodrum Finosu olan Lady, anne-oğul Pekingese'ler Çiço ve Prens, yine Pekignese olan Kont ve sokak köpeği olan Ahmet'in yanı sıra evde sayısını bilmedikleri kedinin yaşadığını söylüyor. Ancak biz gittiğimiz sırada kedilerin hiçbiri ortalarda görünmüyordu. Hayvanların bakımlarıyla ilgili bir sorun yok belki ama mutsuzlukları her hallerinden belli oluyor. Birbirlerine sığınmış sessizce yatıyorlar koltuğun üzerinde. "Bunlar hiç böyle durur muydu? Aslında çok hareketlidirler ama depresyona girdiler, çünkü anneleri yok," diyen Rüya Özbilen, Nigar Uluerer hastaneye kaldırılınca ilk önce hayvanları alıp kendi evine götürmeyi düşünmüş. Ancak daha sonra Bodrum Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Füsun Uslu, evlerinde kalmalarının uygun olacağını ve bir bakıcı tutabileceklerini söylemiş. Bunun üzerine güvendikleri ve hayvansever biri olan Beşir Köylü'yü çağırmışlar: "Beşir Bey burada olduğu için rahatız. Böylesi en iyisi oldu. Ortam değiştirmemiş oldular."

KRALİÇE GİBİ YAŞAMAK VARKEN
Rüya Özbilen "Nigoş," diye hitap ettiği Nigar Uluerer'in hayvanlarına olan düşkünlüğünü anlata anlata bitiremiyor: "Nigar'la hayvanlar vesilesiyle tanıştık, sonra da çok iyi dost olduk. Aslında kraliçe gibi yaşamak varken, hayatını öyle bir hayvanlara adamış ki, gece gündüz sürekli onlarla uğraşıyor. İlacını verir, iğnesi yapılacaksa veterinere koşturur. Köpeklerini her gün iki kere yürüyüşe çıkarır. Yemeklerini kendisi hazırlar günlük olarak. Öyle hazır mama falan yedirmez. Geceleri birlikte uyur onlarla." 2009 yılında da beyin kanaması geçirmiş Uluerer. Onu Rüya Özbilen hastaneye götürmüş ve yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Acildeyiz ama yatmak istemiyordu. 'Hayvanlarım, çocuklarım,' diye sızlanıp durdu. Bir buçuk gün zor yatırdım, kavga kıyamet... İmza aldılar, 'Ölüm tehlikesi var kendi rızasıyla çıkıyor,' diye. Kimse ikna edemedi. Çıktı geldi evine. Ondan 15-20 gün sonra tekrar hastalandı ve dört gün yattı. Nigoş böyle bir kadın. Çok sevgi dolu. Melek gibi bir insan. Evdeki sokak köpeği Ahmet'i bir gün getirip atmışlar buraya. Zaten Nigoş hayvan sevdiği için sürekli atıp dururlar. Nigoş bakıp büyüttü onu. Sonra bir araba çarptı. Tedavisini yaptırdı. Bu Ahmet, Nigoş'u korumak için gelen geçen arabalara havlar ve koşturur. Birileri alıp gizlice başka bir yere atmış. 15- 20 gün boyunca hiç pes etmeden aradık. Kedi ve köpekler söz konusu olunca Nigoş bir kaplan kesilir."