X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Itrî ve Bach'tan metafizik düet
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Itrî ve Bach'tan metafizik düet

  • Giriş Tarihi: 23.2.2013

Aynı yüzyılda ama çok farklı coğrafyalarda yaşayan iki önemli besteci Itrî ve Bach'ın eserleri, Itrî & Bach adlı albümde birleşti. Albümde tanbur, duduk ve viyolonsel yorumları uyum içinde

Klasik Batı Müziği'nin önemli bestecisi Bach ile Klasik Türk Müziği'nin bir dönemine ışık tutan bestecisi Itrî'nin aynı albümde bir araya gelebileceğinin ipuçlarını geçtiğimiz yıl, Kalan Müzik'in kurucusu Hasan Saltık vermişti. UNESCO, 2012'yi Itrî Yılı ilan etmiş, Saltık'ın davetiyle İstanbul'a gelen Ermeni sanatçı Manuk Harutyunyan da Bach'ın atalarının Anadolu'dan göç etmiş olduğuna dair iddialar ortaya atmıştı. Geçtiğimiz günlerde albüm yayınlandı. Bu iki büyük bestecinin yolu, 21. yüzyılda Itrî & Bach albümünde birleşti.

SÜRPRİZ İSİM HARUTYUNYAN
Segah Bayram Tekribi Itrî'den Bach'ın Trio Sonata in G major'una kadar 14 eserin yorumlandığı albümün düzenlemesi Salih Kartal'a ait. Eserlerin yorumlarını da viyolonselde Çağ Erçağ, tanburda Murat Aydemir, dudukta da Ertan Tekin gibi önemli sanatçılardan dinliyoruz. Albümün bir de sürpriz konuğu var. Ermeni din ve halk müziği konularında uzman olan Manuk Harutyunyan, albümde Bach'ın G minor Menuet'ini ve Komitas'tan bir Ermeni ezgisini yorumluyor. Sanatçı bu iki eseri, kendi yapımı ve isim babası olduğu manjut adlı sazla çalıyor. Düzenlemeleri üstlenen Kartal, albümün içeriğinin zorluğuna rağmen yaşadıkları yüzyılın iki büyük bestecisinin eserlerini yeni bir anlayışla birleştirme fikrinden dolayı büyük heyecan duyduğunu söylüyor. Kartal, iki besteci arasında bütünlük oluşturacak eserlere öncelik verildiğini anlatıyor: "Bach'ın eserlerinin seçiminde albümü oluşturan trio gibi ufak bir oda müziği topluluğu için hangi eserlerin daha uygun olabileceği gözetildi. Birçok müzik arasından Itrî'nin müzikleriyle bütünlük kurabileceğini düşündüğümüz ve dinlemekten çok keyif aldığımız eserleri tercih ettik. Itrî için ise elimizde yeterince veri olmadığından, onun en çok bilinen ve günümüze ulaşabilen eserlerini yine Bach'ın müzikleriyle bütünlük kurabilme açısından değerlendirerek seçtik. Eserleri yorumlayacak enstrüman seçerken de Itrî ve Bach'ın müziklerini, yani Türk Müziği ve Klasik Batı Müziği'ni temsil edebilecek, bu bütünlüğü yaratırken iki müzik türünün de içinde var olan doneleri kullanabileceğimiz bir enstrümantasyon oluşturmalıydık. Seçimdeki en büyük etken de albümü oluşturan enstrümanların kendilerine has ve her biri ayrı ayrı büyüleyici tınıları oldu. Türk Müziği'ni en iyi temsil edebilecek enstrümanın tanbur olması ve Bach'ın eserlerindeki konturpuantal yapılara, ses genişliği ve çalım tekniği açısından adaptasyonu, tanburu dahil etti. Klasik Batı Müziği'ni temsil etmesi ve çok büyük bir ses genişliğine sahip olması, her iki müzik türü için de gerekli olan bas ve tiz frekansların elde edilebilirliği, yaratmaya çalıştığımız çok sesliliğe elverişli olması nedeniyle viyolonsel de albüme girdi. Her iki müzik türü içindeki nefesli enstrüman ve uzun ses arayışı, tınısıyla büyüleyen duduğun da katılmasını sağladı." Kartal, kayıtlar sırasında yaşanan bazı yorumlardan da ne kadar etkilendiğini şöyle anlatıyor: "Çellist Çağ Erçağ'ın Bach'ın Air on G String isimli eserini, bütün partileri hazırlamış olduğum halde, notaya dahi bakmadan ve tek seferde harika şekilde çalmasına hayran kaldık. Aynı şekilde yedi ses genişliğini geçmeyen bir enstrüman çalan Ertan Tekin'in yazılmış olan sesleri çıkarabilmek için vücudunu 10 parmağının yetmediği yerlerde duduğun deliklerini kapatarak kullanması, hayranlık vericiydi."

BİRBİRLERİNE HAYRAN OLURLARDI
Acaba iki büyük bestecinin, birbirlerinin eserlerini dinleme imkanı olsaydı, nasıl yorumlarlardı? Kartal, hayranlık duyacaklarınden emin: "Itrî'nin eserlerindeki kurgusal ve bilinçli sadelik ile Bach'ın eserlerindeki yoğunluk, birbirlerinin zıttı konumunda. Fakat her bestecinin arayışı, farklılıklardan ortaya çıkar. Birbirlerinin müziklerini tanıyabilme imkanları olsaydı, ikisi de hayranlık duyabilirlerdi. Bizim ortaya çıkardığımız birliktelik, onları birbirleri biraz daha yakınlaştırdı. Umuyorum kulaklarındaki yansımalardan memnun olurlar."

Albümdeki eserler:
* Segâh Bayram Tekbiri. Itrî
* Tanbur & Duduk taksimi
* Air on G String from Orchestral Suite No.3 in D major, BWV 1068. Bach
* Segâh Salât-ı Ümmiye. Itrî
* Trio Sonata in G major, 3rd. movement, Adagio e piano BWV 1039. Bach
* Duduk & Tanbur taksimi
* Buselik beste 'Her gördüğü periye gönül müptela olur'. Itri
* Flute Sonata in E flat major 2nd. movement, Siciliano BWV 1031. Bach
* Duduk taksimi
* Prelude in B flat major No.22 from WTC.I, BWV 867. Bach
* Segâh Yürük Semai 'Tûtî-i mûcize-gûyem ne desem lâf değil'. Itrî
* Matthauspassion 1 st. movement, BWV 244. Bach
* Segâh Mevlevi Ayini'nin III. Selamından bölümler. Itrî
* Menuet G minor. Bach

Duduk ve tanbur, Bach'la bağdaştı
Kartal, dudukla tanburun otantik ve buğulu tınılarının, Bach'ın yoğun, kimi zaman kasvetli ve lirik anlayışıyla bağdaştığını anlatıyor: "Öyle ki albümü dinlerken duduğu bir obua, tanburu ise bir lute sanmanız olası. Viyolonsel ise Itrî'nin müziğinde var olmayan çok seslilik anlayışını sağlamamız için çok önemli bir etken oldu. Viyolonselin kendine has, bir yakarış veya yalvarışı andıran tınısı, Itrî'nin müziklerinin tanrısal zeminiyle bağlantı kurdu. Itri'nin eserlerinin yurtdışında büyük ilgi toplayacağını, Bach'ın eserlerinin ise içinde etnik enstrümanlar barındıran bu tür bir gruptan doğan bambaşka bir tını ve deyiş kazanması nedeniyle klasik müzik dinleyicisi tarafından ilgiyle karşılanacağını düşünüyorum."