X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kuralsız da olmuyor, çok kurallı da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kuralsız da olmuyor, çok kurallı da

  • Giriş Tarihi: 23.2.2013

Çocuklara kural koymak, en başta güvenliklerini sağlamak açısından önemli. Ancak dikkat: Kural koymanın da kuralları var

Çocuk kısmı, anababasının sınırlarını test etmeye bayılıyor. Hem de daha bebeklikten itibaren. Benimkiler daha dokuz aylık, şimdiden "Nasıl kural koyacağım?" derdine düştüm. Keza özellikle kızım Deniz pek özgürlüğüne düşkün ve 'dediğim dedik' bir tip. Mesela ona vermek istemediğimiz bir şeyi almayı kafaya koyduysa, hedefinden asla şaşmıyor ve çok sakıncalı bir materyal değilse, sonuçta elde ediyor. Ben de "Bu daha başlangıç, peki çocuklar büyüdükçe ne yapmalıyım kural koyma konusunda?" diye merak edip, geçen hafta Anneysen.com'un düzenlediği 'Daha mutlu ebeveyn-çocuk ilişkisi için sınır koyma, kuralları belirleme' başlıklı etkinliğe katıldım. Konuşmacılar, psikolog Tolga Erdoğan ile annelerle tecrübelerini paylaşan Blogcu Anne Elif Doğan'dı. Tolga Erdoğan'ın konuşmasından öğrendiğim bazı bilgileri sizinle de paylaşayım. - Ne için kural koyduğumuz önemli. Kuralları en çok güvensiz dünyada çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için koyuyoruz ve zaman zaman gereğinden fazla kural koymaya başlıyoruz. Ve artık çocuk ne yaparsa yapsın bir kuralı ihlal etmiş oluyor. Bir süre sonra sebebini bile hatırlamadığımız kurallarımız oluyor. Kurallarınızın ne kadarı gerekli, ne kadarı çöp ve aslında kendi çocukluk travmalarınızdan kaynaklanıyor, buna bir bakın. - Hiç kural olmaması da doğru değil. Kural hiç yoksa, anne-babanın kendine ait bir hayatı yok demektir. Her şey çocuğa göre ayarlanıyordur. Sonuç: Tükenmiş ve öfkeli ebeveyn. Bu durumda çocuk kendi sınırlarını da çizememeye başlıyor çünkü önünde rol model yok. - Hayatınızda fazla 'hayır' varsa, çocuğa verdiğiniz mesaj "Sen kendi hayatını kontrol edemezsin, ancak ben senin için her şeyin en doğrusunu bilirim," oluyor. Bu ebeveynler, bebeklikten itibaren çocuklarının hayatı deneyimlemesine fırsat vermiyor. - Gerçekten gerekli şeyler için, beden dilinizle sözcükleriniz uyumlu bir şekilde ve sakin ve kararlı bir sesle "Hayır," dediğinizde çocuk bunu çok daha net anlıyor ve bir süre sonra kabulleniyor. Hareketi tekrarlarsa, tekrar sakin ve kararlı bir sesle "Hayır, gerçekten bunu yapamazsın," demelisiniz. Eğer ısrar eder ve ağlarsa, ağlamasına izin vermek gerekiyor. Çünkü hayal kırıklığı duygusu çocukların hayatlarında zaten tanışmaları gereken bir kavram. - Ağlayamamak, insana ağlamaktan daha çok zarar veren bir şeydir. Çocuğunuz ağladığı zaman ona müsaade edin. Göz temasını kesmeden "Evet, seni anlıyorum, bazen benim de istediklerim olmuyor ve üzülüyorum. Sen de üzüldüğün için istediğin kadar ağlayıp rahatlayabilirsin," diyebilirsiniz. - Kuralları öfkeyle ve bağırarak söylemek, çocuğa bu kuralların değişebileceğini gösterir. Çünkü kontrolünüzü kaybetmek üzere olduğunuzu hisseder. Ayrıca, sizinle inatlaşmak istediğinde ne yapması gerektiğini öğrenmiş olur. - Bazen 'hayır'lar da değişebilir. Bazen çocuğunuz ısrar ettiği şeyde haklı olabilir ve bu durumda siz 'hayır' demekten vazgeçip 'evet' diyebilirsiniz. Bazı şeyler tartışılmaz, örneğin elinde bıçak varsa onu alırsınız. Ama bazı şeyler tartışılabilir, plastik bir oyuncağı ağzına sokmak istiyorsa, onu yıkayıp ona verebilirsiniz örneğin. - Eğer çocuk istediği bir şey için çok ısrar ediyorsa, o şeyin üzerinde tekrar düşünün. Örneğin biraz tehlikeli bir oyunu oynamakta ısrar ediyorsa, bu onun gelişimiyle ilgili kritik bir şeye işaret ediyor olabilir. Beyni o anlamda bir şeyi öğrenmeye çalışıyor olabilir. O durumda güvenliği sağlayıp oynamasına izin verebilirsiniz. - Ödül ya da ceza yöntemi, çocuğa sınır koymak için uzun vadede hiçbir işe yaramaz ve başka negatif sonuçlara sebep olabilir.