X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Halk ozanından sultan makamı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Halk ozanından sultan makamı

  • Giriş Tarihi: 9.3.2013

Sanatçı Uğur Işılak, Fatih, Yavuz ve Kanuni'nin sekiz şiirini seçip sadeleştirdi ve besteledi. Güfteleri bu şiirlerden oluşan Makam-ı Sultan albümü yarın görücüye çıkıyor

Aşağıdaki mısralar bir Osmanlı padişahı tarafından yazıldı: Mağrur olma ey dilber! Sevene vefalı ol / Baki kalmaz kimseye gülizar elden gider. Gülizar, gül bahçesi demek... Şair padişahın adı Fatih Sultan Mehmed... Şiirlerinde 'Avnî' mahlasını kullandı. Sadece usta bir stratejist ve komutan değildi. 18 yaşındayken yedi dil biliyordu ve divanı için gazeller yazmaya başlamıştı bile. Gönül yar saçına dolansa ne güzel olur / Kirpiklerin aşkıyla yansa ne güzel olur. Beyitler, 'olur' redifini tekrar ederek akıp gidiyor ve son beyit, "Ah! O yar gelse ve zaman donsa ne güzel olur" diyerek bitiyor. Şairi: Yavuz Sultan Selim; şiirlerinde kullandığı isim 'Selimî'. Ve geldik şiirlerinde 'Muhibbi' mahlasını geldik Kanuni'ye: Bir yanda hicran, firkat, bir yanda bela, elem/ Yaktı baştan ayağa hasret ateşi her dem / Yar aşkına düşeli eksik olmaz gözde nem / Hangisini diyeyim, bin türlü derdim vardır. Uzmanları dışında pek az kimsenin bildiği bu şiirlerden söz etme nedenimiz bir albüm: Sanatçı Uğur Işılak, Fatih, Yavuz ve Kanuni'nin divanlarını taramış; yüzlerce şiir arasından sekizini seçmiş, sadeleştirmiş ve bestelemiş. Sekiz şarkıdan ve bir şiirden oluşan bu albüme Makam-ı Sultan adını vermiş. Yukarıda sözünü ettiğimiz şiirleri de albüme almış. Uğur Işılak'ın söylediğine göre, Osmanlı padişahlarının hemen hepsi şiir yazmış; 36 padişahın 10 kadarının divanı varmış.
- Nereden aklınıza geldi padişah şiirlerini besteleyip albüm yapmak? TV'lerdeki popüler tarihi dramalarla ilgisi var mı?
- Hep aklımızdaydı, bugüne kısmetmiş. TV'lerdeki dizilerin en önemli artısı, insanımızın tarihine olan ilgisini pekiştirmek oldu. Diziler vesilesiyle tarihçiler, yazarlar, programcılar tarihe dair birçok meseleyi irdeleyerek, gün ışığına çıkarmış oldular. Tabii ki, bütün bu gelişmeler yaptığımız çalışmanın muhatabının olduğunu gösteriyor.
- Neden Osmanlı Devleti'nin güçlü olduğu dönemin padişahlarını seçtiniz?
- Aslında çocukluğumdan beri en fazla ilgi duyduğum üç padişahın divanından yola çıktım. İnşallah ömür vefa ederse diğer divanı olan padişahlarımızdan da eserler bestelemek isterim. Bu işlerin içine girdiğiniz zaman çıkabilmeniz biraz zor oluyor. Sanat, dibi olmayan bir kuyu gibi gerçekten...
- Şiirleri günümüzün diline uyarlamak zor olmadı mı?
- Zorlandıkça keyif aldım. Bazı mısralara hiç dokunmadım. Anlaşılması çok zor olan mısraları sadeleştirdim sadece. Bir de sadeleştirmek yetmiyor tabii ki. Şiirleri manzum halde sadeleştirmek işin en zor kısmı. Bu tarz şiirler kaburga kemiği gibi, düzeltmeye kalkarsanız kırarsınız.

TARİHLE BAĞIMIZ KOPMAMALI
- Albüme alıp bestelediğiniz bu şiirlerde devlet ve memleket meseleleri mi anlatılıyor; yoksa aralarında aşk şiiri de var m?ı
- Muhibbî'nin sağlığın önemine ve saltanatın önemsizliğine dair 'Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' şiiri hariç, albümdeki bütün şiirler aşk üzerine.
- Koskoca padişah, üstelik haremi de varken oturup aşk şiirleri mi yazmış?
- Bakın şöyle söyleyeyim: Padişahlar biraz da mecburen şair olmuş. Aşkın dokunup da şair etmediği adam yok. Bizim padişahlarımızın hepsi de aşk meşreptir. Aşk derken günümüzün ucuz ilişkilerini kastetmiyorum. Dönemin en olgun ve irşad makamında olan zatlarının ilim meclislerinde pişmiş padişahlarımız. Bu şiirleri sadece kadın-erkek ilişkisine indirgersek doğru bir sonuca varamayız. Aşk, zaman ve mekan; isim ve cisim üstü bir kavramdır.
- Yani sadece hislenerek yazılmış şiirler değil mi bunlar?
- Tabii ki. Bu şair padişahlar kendilerinden önce yazılan eserlerin çoğunu hatmetmişler. Mesnevi'yi, Bostan'ı, Gülistan'ı, Şehname'yi adeta ezberlemişler. İbn Arabi'den habersiz değiller. Birikim rahat bırakmaz insanı. O kadar doluluğa tahammül edemez insan. Aktarmak ister. Bunu da beyitlerle yapmış ecdadımız.
- Sizi en çok etkileyen şiir hangisi oldu?
- Hepsi güzel ama Muhibbî'nin Sanat-ı Aşk adını verdiğimiz şiiri beni çok etkiledi. Zaten ilk klibi de ona çektik.
Yeni Hürrem: Şebnem Schaefer