X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Benim evim, kimin evi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Benim evim, kimin evi?

  • Giriş Tarihi: 23.3.2013

Karaburun'da yaşanan bir mübadil öyküsünü anlatan Evdeki Yabancılar, Ulaş Güneş Kacargil ile Dilek Keser'in ilk uzun metraj filmi. Yunan Melpo Zarokosta ise başrolde

YER, Ege'de bir balıkçı kasabası olan Karaburun. Mübadele döneminde ailesiyle Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan bir Rum kadın, 80 yaşında doğduğu eve döner. Genç yönetmenler Ulaş Güneş Kacargil ile Dilek Keser, ilk uzun metrajlı film çalışmaları için bir mübadele öyküsünü tercih etmiş. Filmin başrolünde Yunanistan'ın ünlü oyuncularından Melpo Zarokosta var. Atina'da yaşayan İstanbul Rumlarından genç oyuncu Romy Vasiliadis ile Türk oyuncular Fatih Al, Cem Bender, Ferit Aktuğ, Gökçe Sezer ve Uğur Uzunel de filmin diğer rollerini paylaşıyor. Geçmişini arayan yaşlı bir kadınla, evin daha sonraki sahiplerinin oğlu olan gencin, paylaşılamayan bu evde kesişen hayatları, aslında kişisel olduğu kadar evrensel de bir öykü... Evdeki Yabancılar ilk olarak 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nda gösterildi. Şu aralar da 24. Ankara Film Festivali'nde gösteriliyor. ABD'de 12. Boston Türk Filmleri Festivali'nden sonra İstanbul Film Festivali'nde seyirciyle buluşacak. Filmin yönetmenliğiyle birlikte senaryosunu yazarak müziklerine de imza atan Ulaş Güneş Kacargil, ilk uzun metrajlı film için neden bir mübadele öyküsünü tercih ettiğini şöyle anlatıyor: "İzmirliyim, ilk film için de bize hep 'Sizden bir hikaye taşısın,' diye öğretildi. O yüzden Ege'ye gitmeliydim. Ama babamın işi nedeniyle iki yılda bir şehir değiştirmiştik. Bu yüzden aidiyet duygusunu sorgulamaya başladım. Filmdeki herkesin aidiyetle ilgili bir sıkıntısı var zaten. Bir tarafıyla da Rum kadının yıllar sonra doğduğu evine dönüp, travmalarıyla yüzleşmesini anlatıyor. Evin daha sonraki sahipleri de yine Yunanistan'dan Türkiye'ye gönderilen bir aile. Sadece oğulları hayatta ve o da bir gün eve gelince, tanımadığı iki yabancı kadınla karşılaşıyor. Senaryo yazım aşamasında Dilek Keser de projeye dahil oldu. Benim geçmişimde bir mübadele öyküsü yok, ama Dilek'in annesinin ailesi Yugoslav göçmeni." Kacargil, filmde Türk ve Yunan oyuncularının uyum içinde çalıştıklarını anlatıyor: "Karaburun insana o kadar sıcak bir kasaba atmosferi sunuyor ki oyuncular da buna adapte oldu. Bizi güler yüzle karşılayan Karaburunlular da filmde rol aldı."

Başroldeki Melpo Türkçe öğrendi
80 yaşındaki ünlü Yunan oyuncu Melpo Zarokosta senaryoyu okur okumaz filmde yer almayı kabul etmiş: "Zarokosta, heyecanla bizi aradı ve 'Çok beğendim, hatta böyle bir senaryoyu niye ben yazamadım diye biraz da kıskandım,' dedi. Zarakosta'nın canlandırdığı karakterin, yıllardır Türkiye'de yaşamadığı için Türkçeyi kırık konuşması gerekiyordu. Bu yüzden Zarokosta, Türkçe öğrenirken zorlandı, ama yine de başardı. Genç Yunan oyuncu Romy Vasiliadis ise İstanbul doğumlu olduğu için biraz Türkçe biliyordu. Zarokosta pozitif bir oyuncu. Karaburun'a gelmeden önce midesi rahatsız olduğu için bizden sadece hafif yemekler istedi. Ama Ege mutfağını, zeytinyağlıları çok beğendi, hatta mide sorunu geçti."