X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adana'dan Berlin'e keman yolculuğu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adana'dan Berlin'e keman yolculuğu

  • Giriş Tarihi: 30.3.2013

İKSV'nin ilk kez verdiği Aydın Gün Teşvik Ödülü'nü kazanan Hande Küden, Adana'na başlayan müzik kariyerini Berlin'de sürdürüyor. Alman Senfoni Orkestrası'nda hocasından ödünç aldığı kemanla çalan Küden "Klasik müzik benio lgunlaştırdı," diyor

21 yaşında Adanalı bir keman sanatçısı Hande Küden. Klasik müziğe ve kemanına tutkuyla bağlı. Genç yaşına rağmen daha şimdiden solist olarak çalmadığı orkestra yok gibi... Küden, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası, Mersin Oda Orkestrası, Hacettepe Senfoni Orkestrası, Orkestra Akademik Başkent ve Türkiye-Ermenistan Gençlik Filarmonu Orkestrası eşliğinde çaldı. Henüz 18'inde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın sınavlarını birincilikle geçerek bu topluluğa katıldı. 2012'de de Alman Senfoni Orkestrası'nın sınavını kazanarak, orkestra üyesi olmaya hak kazandı. Şimdi Almanya'nın Berlin kentinde yaşıyor ve burada solistlik kariyerini ilerletiyor. Geçtiğimiz günlerde İKSV tarafından verilen Aydın Gün Teşvik Ödülü'nü kazanan bu genç kemancıyı yakından tanımak istedik ve Adana'dan Berlin'e uzanan hikayesini öğrendik.

KARA KIŞA ALIŞMAK ZORDU
- Berlin'de yaşamaya kolay alıştınız mı? Adana'dan çok farklı olmalı...
- Berlin'e ilk gidişim 2008'de Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası ile oldu. O zamandan beri hep Berlin'de eğitimime devam etmek istemişimdir. Berlin'de yaşamaya başlayalı altı ay olmasına rağmen daha birçok göremediğim müze ve kültürel etkinlik var. Benim için alışması en zor olan ise güneşsiz kapalı bir kıştı. Kışın güneşin hiç eksik olmadığı Adana'dan sonra Berlin'de günlük hayattaki enerjimin düştüğünü söyleyebilirim. Ancak bu kapalı hava, keman çalışmalarım açısından çok daha fazla yoğunlaşmamı sağladı. Alman Senfoni Orkestrası'nda çalmak ayrı bir zevk benim için.
- Klasik müzikte sizi etkileyen nedir?
- Klasik müzikle tanıştığımda sekiz yaşımdaydım ve benim için tek önemli olan keman çalmaktı. Ancak zamanla ne kadar derin ve anlamlı bir meslek seçtiğimin farkına vardım. Her çalışımda, daha olgun ve duyarlı biri haline geliyordum.
- Klasik müzik sevginiz nasıl başladı?
-
Klasik müziğe ilgim, ailemin Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Çocuk Korosu'nun seçmelerine katılmamı istemesiyle başladı. Koroda orkestrayla birlikte verilen konserlerden çok etkilendim ve anneme keman çalmak istediğimi söyledim. Annem ısrarla piyano çalmamı istedi ama ben kemanı seçtim. Kemanda ilk öğrendiğim parçaları unutmam ise imkansız.
- Klasik müziğe devam etmek büyük disiplin istiyor. Bunu nasıl sağladınız?
-
İlk öğretmenimin verdiği disiplin, bana hayat boyu yeterli olacak şekilde sıkı ve istikrarlıydı. Tabii ki bundan beş-altı yıl önce günde beş saat çalışmak kolay olmuyordu, ama çalışmak ve gezmek arasında bir denge kurabildiğim zaman her şey düzene girdi.
- Adana'da klasik müzikle ilgili etkinlikler nasıldı? Size yeterli geliyor muydu?
-
Çukurova Devlet Senfoni Orkestra'nın konserlerini kaçırmazdım. Bizim için en büyük müzik kaynağı, her cuma gerçekleştirilen konserlerdi. Bazen çok ünlü solistler gelirdi. Örneğin Alexander Markov gibi solistlerle tanışma ve çalma fırsatları buldum.
evde budama tekniği, kiraz ko nuşulu yor
- 21 yaş, aslında çok genç. İleride müzik tarzınızı değiştirmeyi düşünür müsünüz?
- Caza ilgim var. Okulda aldığım bir doğaçlama dersinde de Berlin Filarmoni Orkestrası'nda çalan bir viyola sanatçısı, bana doğaçlama caz konusunda yeteneğim olduğunu söyledi. Şeflik yapmayı da çok istiyorum.
- Anne ve babanız akademisyen. Böyle bir ailede büyümek nasıldı?
- Profesör olan annem ve babam, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde yıllardır öğretim üyesi olarak çalışıyor. Evde konuşulan konular da dolayısıyla yeni budama teknikleri veya farklı kiraz, şeftali ve elma çeşitleri üzerineydi. Çocukken farklı bir meslek istemiştim, polis ya da dedektif gibi.

Ödünç keman yerine, kendi kemanımla çalmayı isterdim
- Kemanınızın ödünç olduğunu duydum. Birçok genç virtüöz de aslında ödünç enstrümanlarla çalışır. Sizinkinin hikayesi nedir?
- Şu an kullandığım keman, hocam Stephan Picard'ın aracılığıyla kısa bir süreliğine bana ödünç verilen, 100 yıllık bir Alman kemanı. Bundan önceki kemanım ile şu ana kadarki tüm yarışma ve konserlerde başarılar gösterdim. Ancak yaşım ve başarılarım büyüdükçe, daha iyi bir kemana ihtiyacım olduğunu anladım.
- Kemanın sizin için önemi nedir?
-
İçinde müzik olmayan ve keman çalmadığım bir hayat düşünemiyorum. Keman benim bir parçam. Ancak kendime ait bir kemanım olmadığı için önümüzdeki aylardaki yarışmalardan sonra geri vereceğim. Bu beni üzüyor. Hüseyin Sermet ve Efe Baltacıgil ile Beethoven'in Triple Konçertosu'nu seslendirirken, Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası tarafından 1590 yapımı Brothers Amati yapımı keman kiralandığında geri vermek istemedim.