X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Onun sırrı takım elbiseyi iyi taşıması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Onun sırrı takım elbiseyi iyi taşıması

  • Giriş Tarihi: 6.4.2013

Yeni sezonu yarın ABD'de başlayacak olan Mad Men dizisinin oyuncuları, gazetecilerle Los Angeles'ta buluştu. Cumartesi SABAH da oradaydı. Dizide Don Draper'ı canlandıran Jon Hamm'le konuştuk

Aylarca haber almayı beklediğimiz Mad Men, yarın ABD'de film tadında iki saatlik bir bölümle hayranlarıyla buluşacak. Bu buluşmanın öncesinde dünyanın dört bir tarafından basın mensupları, ki buna ben de dahilim, Los Angeles'ta Mad Men dizisinin neredeyse tüm oyuncularıyla bir araya geldi. Herkesin merakla beklediği tek ismin Jon Hamm olduğunu söylememe bile gerek yok sanırım. Jon Hamm bugün birçok kadının rüyalarını süsleyen, Mad Men'de canlandırdığı Don Draper karakteriyle popüler olan bir isim. Eğer Jon Hamm, The Sopranos'un yazarı ve yapımcısı olan Matthew Weiner'ın dikkatini çekmese ve Weiner kendisine Don Draper rolünü teklif etmese, dünya ondan mahrum kalacaktı! Neyse ki mahrum değiliz ve neyse ki o basın toplantısında Don Draper'a hayat veren adama iki metre mesafeden yarım saat bakma şansı elde ettim. Mad Men, 1960'lar Amerikası'nda, New York'taki bir reklam şirketinde yaşananları anlatıyor. Diziye reklam şirketinin üst düzey yöneticisi Don Draper ve hayatındaki insanlar konu ediliyor. Ayrıca ABD'de, 1960'lar günümüze yaşanan sosyal değişiklikler gözler önüne seriliyor. Yarın, ABD'liler Mad Men özlemlerini giderecek. Ama, bizim diziyi CNBC-e ekranlarında izlememiz biraz daha zaman alacak gibi. Şu aralar Türkiye'de beşinci sezonu e2'de yayınlanan diziye dair ipuçlarını Los Angeles'taki basın toplantısında oyunculara sorduk.

BU SEZONUN TEMASI FANİLİK
Önemli bir noktayı peşin peşin söylemeliyim: Son haftalarda Jon Hamm'in Amerikan magazin basınına bolca malzeme olan büyük penisine dair herhangi bir soru basın toplatısında dillendirilmedi. Konu, Hamm'in birkaç iç çamaşırı firması reklamında oynaması için teklif aldığına dair yapılan dedikoduyla sınırlı kaldı. Yeni sezonunun detaylarını anlatmasa bile en azından bazı tüyolar veren Hamm, bu sezonun temasının fanilik olduğunu vurguluyor ve ekliyor "Don gençleşmiyor, etrafında hep gençler ve o kültür var. Don tıpkı yaşlanan bir aslan gibi. Peggy ve Pete'in güçlerini göstereceklerini, hatta öne çıkacalarını söyleyebilirim. Bu sezonda benim yaşımda birinin olması bir yandan etkileyici, bir yandan kabul edilmesi zor bir durum. Açıkçası her birimizin karakterinde olgunlaşma ve törpülenme olacak." 70'lerin anlatılacağı sezon için heyecanlı olan Jon Hamm "Hikaye sadece Amerikan tarihinin değil, dünya tarih ve kültürünün çalkantılı dönemlerini de arka planda işliyor. Bunun etkisiyle bu insanların hayatlarını oluşturma tarzını izlemek, değişen manzarayı görmek insana ekstra bir zenginlik katıyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde Don keşfetmeye devam ediyor," diyor. Canlandırdığı karakterin gelgitlerine de vurgu yapan Hamm, "Don bazı zamanlar kendini seviyor. Sürekli bir mücadele içinde olması ve tavırları onu sevimsiz kılıyor. Etrafı, onu mutlu ve tatmin etmeye çalışan insanlarla dolu. Oysa, temelinde bölünmüş bir kişilik var karşımızda: Biri Dick Whitman ve diğeri Don Draper. Bunlardan hangisi kazanacak? Umarım, bu sorunun cevabını sezon finalinde öğreneceğiz."

Farklı roller arıyorum
"Eğer bir Mad Men filmi yapılırsa umarım bana da bir rol verirler," diyecek kadar mütevazı. Ama rasyonel de düşünebiliyor. Bunu "Öyle bir film yapılırsa muhtemelen benden daha ünlü birileriyle çekmek isterler," demesinden anlıyorum. Hamm, Don Draper gibi baskın bir karakterin kariyerini olumsuz yönde etkilemesine izin vermeyeceğini söylüyor: "Mad Men başarılı olduğunda ve insanlar diziyi fark ettiğinde, bana sinema teklifleri gelmeye başladı. Ama gelen tekliflerin çoğu, Mad Men'deki Don Draper'ın benzeri olan, masanın başında takım elbisesi ve şapkasıyla oturan, kadınları tavlayan bir adamı oynamam yönündeydi. Bunlar hiçbir şekilde ilgimi çekmiyor. Don, sadece takım elbisenin çok yakıştığı bir adam. Benim ilgimi çeken daha ziyade The Town'daki gibi bir karakter ya da Bridesmaids filmindeki gibi aptal bir adamı oynamaktı. Mesela 30 Rock dizisindeki rol daha farklı ve heyacan vericiydi. Önümüzdeki dönemde Ari Folman'ın animasyon filminde oynayacağım. Don Draper'ı bir kenarda bırakıyorum seçimlerimi yaparken. Onun dışındaki karakterler beni heyecanlandırıyor," diyor.

Dram komedi, hatta fantastik
"Yaptığımız işi, bazen arkası yarın, bazen drama, bazen komedi, bazen korku, bazen 60'ların casus filmi gibi hissediyorum. Bazen de yapımcımızın dediği gibi fantastik bir dizi olduğunu düşünüyorum. Ama biz çok şanslıyız. Bize harika bir dünya sunuldu, dört gözle bir sonraki sezonu bekliyorum. Ama bu, birbirinden farklı, garip karakterleri canlandıracağım projeler içinde yer almayacağım demek değil. Hayatın ne ge tireceği belli değil."

10 Yıl boyunca umutsuzca iş aradı
Hamm, geç keşfedilen ve keşfedilene kadar kendi tabiriyle tavana bakarak "Acaba bugün biri arayıp bana bir rol teklif eder mi?" ümidiyle 10 yıl iş arayan bir oyuncu. Missouri Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra bir süre lise öğretmenliği yapan Hamm, bir gün bavulunu toplayıp Hollywood'a gider. 1990'ların sonunda başladığı oyunculuk kariyerinin ardından, 2000'lerde çıkışını yapar, Providence, The Division dizilerinde boy gösteren aktör, Weiner'ın dikkatini çekince Mad Men'in başrolünü kapar.