X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yalnız değilim' dedirten bir anne kitabı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yalnız değilim' dedirten bir anne kitabı

  • Giriş Tarihi: 13.4.2013

İkizlerin hayatıma girdiği ilk günler hakikaten zordu sevgili okur. Loğusa sendromu, uykusuzluk, yorgunluk... Bunlar yazarken kolay ama yaşarken hiç öyle değildi. Sonraları ben onlara alıştım, onlar da bana ama o ilk günlerde annem ve kocamdan sonraki en büyük destekçilerim internet anneleri oldu diyebilirim. Her başım sıkıştığında Twitter'dan onlara danıştım. Hem fikir aldım hem yanlız olmadığımı hissedip rahatladım. İçlerinde pek çok blogger da var bu annelerin. Çoğu kendi bebekleri ya da çocuklarıyla ilgili tecrübelerini yazıyor bloglarında. Fakat biri var ki, bu işi büyük bir ciddiyetle yapıyor. Son derece önemli konulara dikkat çekiyor ve yeri geldiğinde eğitim sistemiyle ilgili herkese kafa bile tutuyor. Pek çoğunuzun tanıdığı Blogcu Anne Elif Doğan'dan bahsediyorum. Elif Hanım son olarak bir kitap çıkardı. Adı: Annelik Her Zaman Tozpembe Değil. Ne kadar da haklı... Kitap, Doğan'ın 'annece' deneyimlerinden oluşuyor. Blogcu Anne bu kitapta annelere yol gösterme kaygısı taşımamış. Yani 'bebeğinizin yeme problemi için şunu şunu yapın' ya da 'çocuğunuzun disiplin sorunu için şu taktiği uygulayın' gibi şeyler yok bu kitapta. Biraz gülümseten, çoğunlukla da 'Yalnız değilmişim,' dedirten bir içeriği var. Kitabın girizgahında şunları diyor Blogcu Anne: "Blogumda 'uzman anne' iddiam olmadı hiç. Kitabımda da yok. Zaten kendi çocuklarım dışında hiçbir konuda uzman değilim. Aslında kendi çocuklarım üzerine uzman hiç değilim, ki blogumun -şimdi de bu kitabın- çıkış noktası bu." Anne halleri, gebe halleri, çocul çocuk halleri, anne baba halleri, kardeş halleri, açık mektuplar ve anne sözlüğü bölümlerinden oluşan kitabın başında, Elif Doğan'ın Anne Hakları Evrensel Bildirgesi var. Bu bildirgeden birkaç örnek vereyim size:
Bütün anneler eşittir.
Hiçbir anneye, sütünün yetersiz olduğu konusunda baskı yapılamaz.
Hiçbir anneye, kendisi sormadıkça, çocuğunun neden ağladığı konusunda fikir beyan edilemez; çocuğu aç bıraktığı ya da hasta ettiği ima edilemez.
Hiçbir anne, çocuklarını yatağına yatırıp 'İyi geceler,' dedikten sonra 'Çişim geldi, kakam gitti, susadım,' bahaneleriyle getir götür işlerine tabi tutulamaz.
Her anne, haftada bir kere bile olsa çayını sıcak içme hakkına sahiptir. Kitapta bir de espirili bir dille yazılmış ama tamamen gerçekleri yansıtan (!), baloncuklar içine alınmış 'annelik tanımlamaları' dikkati çekiyor. İşte onlardan bazıları da şöyle:
Bir sürü çocuk ağlaması arasından kendi çocuğunun sesini ayırt edebilen dedektöre anne denir.
Çocuğundan ayrı olduğunda suçluluk duymadığı için suçluluk duyan rahatsız kişiye anne denir.
Yanağındaki öpücüğün ıslaklığını silmeye kıyamayan kişiye anne denir.
'Bayan arabası' kavramı, çocuğu olmayan kadınların arabaları için geçerlidir.
Anneler çocuklarını ağlatmazlar, hasta etmezler, aç bırakmazlar!
Şimşek McQueen ve ekibini ezbere bilen kişiye anne denir.
Anne olmadan annelik hakkında ahkam kesmek ile doktor olmadan ameliyata girmek aynı şeydir.