Dizi çekmek tiyatrodan daha gerilimli

Giriş Tarihi: 27.4.2013

atv'deki Karadayı dizisinin Osman'ı Emir Çubukçu, D22 adlı tiyatronun da kurucuları arasında. Çubukçu "Oyuncu olmaya ortaokuldayken karar verdim," diyor

Önce tiyatrodan söz edelim... Emir Çubukçu'nın arkadaşları Can Kulan ve Berkay Ateş ile birlikte kurduğu D22 adlı tiyatronun ilk oyunu Bent. Oyunu, kurucu öğrencilerin konservatuardan hocası olan Meltem Cumbul yönetiyor. Martin Sherman'ın 1976'da yazdığı oyun, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin eşcinsellere uyguladığı korkunç baskıları, soykırımı anlatıyor. Çubukçu da oyunda rol alan isimlerden. atv dizisi Karadayı'da ise Çubukçu, Necdet karakterinin kardeşi Osman'ı canlandırıyor. Songül'e duyduğu karşılıksız aşk, Karadayı fanlarının dilinden düşmüyor. Bir o kadar da Çubukçu'nun oyunculuğu konuşuluyor. Hâl böyle olunca, Emir Çubukçu ile konuşmak şart oldu.

ÇOCUKKEN OYUNLARA GİDERDİM
- Sanata ilginiz ne zaman başladı?
- 24 yaşımdayım, İstanbul'da doğdum. Ailemizde sanatçı yoktu, ama annem ve babam sanata düşkündü. Küçük yaşımdan itibaren onlarla tiyatro oyunlarına giderdik. Bu durumun etkisiyle ortaokuldayken oyuncu olmaya karar vermiştim.
- Küçük yaşta tiyatroyla haşır neşir olmak yol haritanızı çizdi yani.
- 10 yaşımdayken Suç ve Ceza gibi ağır oyunlara giderdim. Bir gün babam beni Kuva-i Milliye oyununa götürdü. İki saat boyunca Nazım şiirleri okundu. Söylemekten utanıyorum ama ben uyudum. Büyük bir alkışla uyandım ve 'Ben bu işi yapacağım,' dedim. Sonra tiyatro kursuna gitmeye başladım. Ailem de bu konuda çok destek oldu. Öğrencilik yaşamım boyunca 'Tiyatrocu olacağım,' dedim. Sonra konservatuara hazırlandım ve Mimar Sinan Üniversitesi'ni kazandım.

MELTEM CUMBUL'UN KATKISI BÜYÜK
- Piyasada hiç görünmeden tiyatro kurma fikri nasıl oluştu?
- Biz mezun olmadan tiyatro kurmaya karar vermiştik. Başka şansımız olmadığını düşündüğümüz için tiyatro kurduk. Anlatmak istediğimiz şeyleri istediğimiz gibi anlatabileceğimiz bir yer yoktu.
- Meltem Cumbul'un oyununuzu yönetmesinin avantajını kullandınız mı?
- Son sınıfta hocamızdı ve çok iyi çalışıyorduk onunla. Bir gün tiyatroyu kurduğumuz arkadaşlarımdan Berkay Ateş, 'Meltem Hoca'ya oyun yönetmesini teklif edelim,' dedi. Kabul etmesi bizi de şaşırttı. Sanırım bize inandı. Onun çok büyük katkısı oldu.
- Oyunun metnini okuyana kadar eşcinsellik üzerine düşünmüş müydünüz?
- Provalara başlamadan önce bu söyleşiyi yapsaydık, 'Evet, eşcinsellik üzerine düşünüyorum,' derdim ama şu anda gerçek anlamda hiçbir şey düşünmediğimi farkettim. Samimice bir şeyler düşünmek ve fark etmek çok farklıymış. Bu oyunla birlikte öteki olmanın nasıl bir şey olduğu üzerine uzun uzun düşündüm. Sadece eşcinsellikle ilgili değil bu durum; dili, dini, rengi farklı olanın, ötelenenin ne kadar zorluklar yaşadığını anladım.

KONSERVATUVAR ÇOK KEYİFLİYDİ
- Konservatuvar eğitiminden şikayet eden kesimden misiniz?
- Ben şikayetçi değilim. Kolay bir okul olduğunu söyleyemeyeceğim ama zorluk orada okuyan kişiyle de ilgili. Bir sanat okulu kolay ya da zor diye kategorize edilmemeli. Sanat eğitiminin belli şartları var ve ona uyum gösteremiyorsanız zor gelebilir. Konservatuvarı çok iyi ve keyifli hatırlıyorum. Bugün bir tiyatromuz varsa, orada tanıştığım insanlar sayesinde...
- Çok oyuncu var, çok fazla alternatif tiyatro var. Bunların arasında yaşamak zor değil mi?
- Çok olması çok güzel bir şey. Çünkü yeni mezun olan kişi umutsuzluğa kapılmıyor en azından. Çünkü mezun olduğunuz zaman en büyük sıkıntı işini yapamayacağını düşünmek oluyor.

DİZİ OYUNCULUĞU ÇOK FARKLI
- Karadayı'daki rolünüz tam bir platonik âşık. Karakteriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Bu karakter bana çok uzak biri. Zor şartlar altında da vicdanlı kalabilen insanlardan. Aynı şartlar altında büyümesine rağmen kendinden çok farklı olan bir ağabeyi var.
- Dizilerde rol almaya burun kıvıranlardan mısınız? -
Dizi ve tiyatro arasında çok fark var. Bir kere teknik olarak çok farklı. Milyonlarca seyirci, bir tek kamera ve her şeyi gören bir göz var ve o gözün sizi açtığı milyonlarca insan var. Dizi bu yüzden tiyatroya göre çok daha gergin bir şey. Tiyatroda ben 85 kişiye oynuyorum. En çıplak halimi 85 kişi görebilir. Ama dizilere asla burun kıvırmıyorum.
ARKADAŞINA GÖNDER
Dizi çekmek tiyatrodan daha gerilimli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz