X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Avokadonun tam zamanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Avokadonun tam zamanı

  • Giriş Tarihi: 4.5.2013

Yağ yakımını hızlandırır, yaşlanmayı yavaşlatır, kalbe dost, kolesterole düşmandır. Çiğ de yenir, pişirilerek de... Üstelik şu sıralar, lezzetli avokado yemek için çok uygun bir dönem

Doğanın henüz yeni yeni insan egemenliğine girdiği dönemlerde, tarih öncesi çağlarda, sadece Orta ve Kuzey Amerika'daki insanlar avokadoyu tadabiliyorlardı. Ta ki Hernan Cortes, 1519'da Meksika'yı fethedene dek... 20. yüzyıla kadar avokado üretimi kendi topraklarının dışında yapılmadı. Bu nedenle Avrupa'da sadece aristokratlar tarafından tüketilebiliyordu. Eski çağlarda yaşasaydım ve avokado gibi hazırlanması pratik, lezzetli, doyurucu ve sağlıklı bir meyveden yoksun kalmış olsaydım, kendim için üzülürdüm. 'Avokado' kelimesi, dilimize İngilizce 'avocado' kelimesinden, bu kelime ise İspanyolca 'aguacate' kelimesinden gelmektedir. Bu kelime de İspanyolcaya Nahuatl dilinde testis anlamına gelen 'ahuacatl' kelimesinden gelmektedir. Azteklerin de içinde bulunduğu Nahuaların, ya şeklinden dolayı ya da atfettikleri afrodizyak özelliklerden dolayı bereket meyvesi de dedikleri avokadoya bu ismi uygun gördükleri düşünülüyor. Son zamanlarda ülkemizde üretimi gittikçe artan avokadonun farklı türleri olduğundan, yılın büyük bölümü tezhahlarda bulabiliriz. Ancak şu sıralar, lezzetli avokado yemek için çok uygun bir dönem. Avokado olgunlaşıp yumuşadıkça lezzet kazanır. Parmağınızla bastırdığınızda, kolayca içine çökmelidir. Tezgahlarda genellikle çok sertlerine ya da dışı kararmış ve yumuşak olanlarına rastlıyoruz. Canlı yeşil renkte, kabuğu buruşmamış, orta yumuşak ya da sert olanları tercih etmenizi öneririm. Böylece çok kararmadan, içi çürümeden, istediğiniz olgunluğa elinizin altında ulaşır. Avokadonuz, gazete ya da kese kağıdına sarılı şekilde ve oda sıcaklığında, bir-iki gün içerisinda kullanılacak kıvama gelir. İşlemi hızlandırmak için kalorifer kenarlarında ya da güneş alan yerlerde de muhafaza edebilirsiniz.

HER KÜLTÜRDE KULLANImı FARKLI
Avokadoyu kolayca soymak için, boydan ikiye bölün. Şeftaliyi ortadan ayırır gibi ikiye ayırın. Bıçağı sertçe çekirdeğine saplayın. Çekince, bıçakla beraber çekirdek de çıkacaktır. Elinizde kalan iki yarım avokadonun kabuğunu kolaylıkla soyabilirsiniz. Eğer avokadonun kabuğu kolay soyulmuyorsa, yenecek kadar olgunlaşmamış demektir. Ne zaman avokado soysam ve etrafımda kimse olmasa, kabuğa yapışık kalan kısımları yüzüme sürer ve 15-20 dakika bekletirim, kuru ciltleri nemlendirmek için birebir. Bazı doktorlar, içerdiği antioksidan Glutathion sayesinde yağ yakımını arttıran ve yaşlanmayı geciktiren avokado yaprağı çayını da öneriyor. Avokado çabuk kararır. Keser kesmez, üzerine limon ya da turunçgil suyu sıkarak bunu geciktirebilirsiniz. Eğer bir avokadonun sadece yarısını kullanacaksanız, diğer yarısını çekirdekle bırakmanızı ve ışık almayacak şekilde alüminyum folyoya sararak buzdolabında saklamanızı öneririm. Doğduğu topraklarda, yeme alışkanlıkları çerçevesinde, genellikle avokado, baharatlar ve acı biberle tatlandırılarak, bir çeşit sos olan 'guacamole' olarak hazırlanıyor. İlk çağlarda guacamolenin domates ve acı biber eklenerek hazırlandığı düşünülüyor. Zamanla değişik uygarlıklar, her tür lezzet uyumuna uygun yumuşak, tatlı ve dokulu bu meyveyi, kendi alışkın oldukları besinlerle harmanlamışlardır. Japonlar susamlı ve wasabili guacamole hazırlarken, Kaliforniya'da keçi peynirli ve fıstıklı çeşitlerine rastlayabilirsiniz. Jamaica'da ise mangolu, hindistan cevizli, acı biberli ve misket limonlu tatlı-acıekşi karışımlar karşımıza çıkıyor. Creole mutfağında ise bu meyve şeker ve limonla tatlandırılarak tatlı olarak sunuluyor. Yağ oranı yüksek (yüzde 75) olan avokado, yüksek ısılarda eridiğinden genellikle çiğ tüketilir. Kimilerimiz avokadonun şişmanlattığını düşünür ancak içerdiği tekli doymamış yağlar faydalıdır, kolesterolle savaşta önemli rol oynarlar.

KAHVALTIDA BİLE YENİR
Kalbe dost, lif, demir, magnezyum, protein, potasyum, E, A ve K vitaminleri açısından çok zengin bu yeşil meyveyi sofranızdan eksik etmeyin. Soyup, limonlayıp salatalara ekleyin ya da sevdiğiniz bahartları ve otları ekleyip garnitür olarak sunun. Kahvaltıda bile kızarmış ekmeğin üstüne sürerek, peynir ve domatesle, keyifli bir şekilde tadına varacaksınız. Baskın bir tadı olmadığından, avokado hemen her şeyle uyum yakalayabiliyor. Haşlanmış tavuklu ya da jambonlu sandviçlere çok yakışıyor. Balık ve deniz ürünlerinin zengin tatlarını, yumuşak dokusuyla daha da çok ortaya çıkarıyor. Eğer benim gibi siz de muz sevmiyorsanız, smoothie yaparken muz yerine avokado kullanmayı deneyebilirsiniz. Biraz ezip, süzme yoğurtla ve taze otlarla karıştırarak dip soslar elde edebilirsiniz. "Ne yersek oyuz," düsturunu benimsetmiş olan,18. yüzyılın önemli gastronomlarından Brillat-Savarin "İnsanlık için, yeni bir yıldızın keşfindense yeni bir yemeğin keşfi daha yararlı," derdi. Siz de ona kulak verin ve mutfakta, yaratıcılığınızın sizi ele geçirmesine izin verin.

AVOKADOLU OMLET
Malzemeler :
*
3 yumurta
* 1 çay bardağı süt
* 1 yemek kaşığı zeytinyağı
* Yarım avokado
* 1 tutam tuz
* 1 tutam beyaz ya da karabiber (beyazın tadımı daha yumuşak olduğundan tercih ediyorum)

YAPILIŞI: Yumurtaları, sütü, tuz ve biberi iyice çırpın. Zeytinyağını ve avokadoları tavaya koyup, tava iyice ısınınca yumurtaları dökün. 1-2 dakika yüksek ateşte renklendirdiğiniz omletin kapağını kapayın ve orta-kısık ateşte pişirmeye devam edin. Süt ve pişirme tekniği sayesinde omlet hafif kabaracak ve pufidik bir doku elde edecektir. Bu omleti zevkinize göre başka sebzelerle zenginleştirebilirsiniz. Eski kaşarı ve gruyere peynirini de bu tarife çok yakıştırıyorum.

AVOKADO MÜREKKEBİ
Baskı uygulanınca avokado çekirdeği, badem sütü kokusu ve tadında bir sıvı salar. Tanen (tannik asit) yönünden zengin olduğu için bu sıvı, havayla birleştiğinde kırmızıya dönüşür. İspanyol fatihler, bu silinmez mürekkeple birçok resmi belge yazmışlardır. Bu belgeler halen Colombia'da, Popayan'da arşivlerde saklanmaktadır.

TAZE OTLU SOMON TARTAR vE AVOKADO SALATASI
Malzemeler
(4 kişilik):
* 400 gr somon
* 1 avuç ince doğranmış dereotu
* 1 avuç ince doğranmış maydanoz
* Yarım avuç ince kıyılmış frenk soğanı
* Yarım ince doğranmış kişniş
* Yarım limon kabuğu rendesi
* 2 yemek kaşığı susam
* 1 çay kaşığı sumak
* 3 yemek kaşığı soya sosu
* 2 yemek kaşığı zeytinyağı
* 1 yemek kaşığı susam yağı
* Yarım limon suyu
? 2 avokado

YAPILIŞI: Avokadoyu çatalla hafifçe ezin, kararmaması için üstüne azıcık limon suyu sıkın. Tartar yapmak için somonu küçük küpler halinde kesmeniz gerekiyor. Bu işlemi, 20-25 dakika buzlukta beklettikten sonra, somon daha kolay kesilebilecek bir sertliğe ulaştığında gerçekleştirmelisiniz. Böylece bıçağın altında yumuşak etli balık ezilmez ve elimizin ısısından mümkün olduğunca az etkilenir. Bütün taze otları, narı, susam, sumak ve limon kabuğu rendesini somona ekleyin. Kalan bütün malzemeleri karıştırıp somonun sosunu hazırlayın. Servis etmeden önce tartarı sosla harmanlayın. Avokadonun eşliğinde, birkaç dilim kızarmış ekmekle denemenizi tavsiye ederim. Eğer tartarı hemen servis etmeyecekseniz limon sulu sosu son anda ekleyin çünkü asitli gıdalar, balığın dokusunu ve rengini değiştirir. Halk arasında bu değişim bir tür 'pişme' olarak bilinir. Ancak limon suyu, proteinin içerdiği albumin tabakasının oksitlenerek gösterdiği tepki yüzünden besinlere 'pişmiş' bir görünüm verir, pişirmez. Tartarı, bir Güney Amerika yemeği olan Ceviche'den ayıran tek özellik marinasyon aşamasıdır. Tartara sos son anda eklenir, Ceviche yapılan balıklara ise asitli soslar, servis etmeden saatler önce eklenir.