X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çılgın değil, hafif çatlağım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çılgın değil, hafif çatlağım

  • Giriş Tarihi: 4.5.2013

Sadece yaptığı tablolarla değil, aykırı yaşamıyla da anılan Karolin Fişekçi, bu ayki Esquire dergisinde hakkındaki önyargılardan cinselliğe kadar bütün soruları yanıtlıyor

Yakın geçmişini çok fazla kurcalamaya, deşmeye gerek yok. Zaten kendisinin de telaffuz ettiği gibi "Bazı malum olaylara," girmeye biz de gerek duymuyoruz. Biz, onu, birçoğuna göre 'çılgın' ama kendince 'çatlak' yönüyle tanımak istedik. Ne de olsa, sadece yaptığı tablolar ve açtığı sergiler ile değil, karakteristik özellikleriyle de bir hayli ilgi çeken bir kadın var karşımızda. Kendisini "Dünyanın en seksi ressamı," olarak görmesi, yeterince merak uyandırmasına yetiyor da artıyor zaten. O, tipik bir İkizler kadını; 33 yaşındaki Karolin Fişekçi'den bahsediyorum. Kadın olmaktan çok mutlu; zira kadınlığını, fazlasıyla iyi kullanıyor. Hayata, ilişkilere ve özellikle de erkeklere karşı bakış açısı ve yaklaşımı bir parça farklı. Zaten, bu da onu farklı kılmıyor mu?

- Sıra dışı bir kadın, çılgın ressam... Sizi genelde bu şekilde tanımlıyorlar. Aslında kimdir, Karolin Fişekçi?
- 'Çılgın' denince de benim aklıma; boyaları fırlatarak resim yapan, saçı başı dağınık ya da değişik renkte; hayatı nerede akşam orada sabah yaşayan bir imaj geliyor nedense. Kendim için, 'çılgın' yerine 'hafif çatlak' demem daha doğru olur; çünkü genellikle, bu şekilde tanımlıyorlar beni. Ancak şu da var ki; oldukça uyumlu ve hanım hanımcık biriyim. İsteklerim, fikirlerim biraz farklıdır ve o hanım kız, bir anda çatlak bir ressama dönüşebilir. Çok yönlü bir yapı diyelim.

ERKEKLER BENİMLE ARKADAŞ KALAMIYOR
- Nasıl bir aileden geliyorsunuz; ailenizle ilişkileriniz iyi midir?
- Orta sınıf, burjuva ve çekirdek bir aile diyebilirim. Aile bireyleri, birbirine son derece bağlıdır. Benden küçük bir erkek kardeşim var. Beraberce yediğimiz akşam yemeklerinin, pazar kahvaltılarının önemi büyük. Kardeşimle, gündemdeki olayları ve kültür-sanat üzerine çok tartışır, konuşuruz. Özelimizi paylaşmayız. Küçükken çok şımartılmışım ve oldukça yaramazmışım.

- İlişkilerin yanı sıra yaptığı tablolar ile de gündeme gelen genç bir kadın olmak; hayatınızda neleri değiştirdi?
- Beni sadece sanat çevresi ya da belli bir kesim tanırken, çok daha rahattım. Ne yaptığımı anlayabiliyorlardı. Aramızdaki sohbetler, farklı bir ortamda ve bağlamda oluyordu, çok daha entelektüel düzeyde. Ancak ne zaman yaptığım işleri kitleler görmeye başladı, doğal olarak ne yaptığım ve yapmak istediğim pek anlaşılmadı. Ne demişler, 'Zaman, en iyi ilaçtır.' Doğrusu bana karşı olan önyargılar, işlerimi biraz olumsuz etkiledi, ama yapacak bir şey yok; ne olduysa, zamanla hepsi unutulacaktır.

- Net, açık sözlü ve hatta sözünü sakınmayan biri olarak ortaya çıktınız. Korkmak gerekir mi sizden? Yoksa böyle olduğunuz için güvenmek mi lazım?
- Bazı kişiler korksun tabii! Hayatında uzun vadeli ve doğru bildiğini sakınmayan bir arkadaş isteyenlerin korkmasına gerek yok. Yalnız çoğu erkek, benimle sadece arkadaş kalamıyor; onlar da korkabilir.

- Kendinizi blogunuzda 'Dünyanın en seksi sanatçısı' olarak tanımlıyorsunuz. Bu tabiri kime ve neye göre söylüyorsunuz?
-
Bu tabiri, rahmetli sanatçı Hüseyin Alptekin başlatmıştı. Beni, yurtdışından gelen sanatçılar ve küratörler ile bu şekilde tanıştırırdı. Ben, hafif yüzüm kızararak ona 'Aman canım ne diyorsun; olur mu öyle?' dediğimde, 'Öylesin, öylesin. Ben yeterince biliyorum.' derdi. Bu, onun başlattığı bir tavırdı ve ben de o tavrı sürdürüyorum. Bir şeyi hayal etmek, yapmanın yarısıdır zaten. Yaşlansam da 'Ben dünyanın en seksi sanatçıyım,' derim. Semiha Berksoy'a ya da Aysel Gürel'e bir şey diyebilir misiniz?

- Çocukluk ve gençlik yaşlarından bu yana, erkeklerle aran nasıldı?
- Onlarla aram hep çok iyi oldu. Erkekler, kızlarla uğraşır, kavga eder ve onları sinirlendirir. Bizim aramızda böyle bir şey olmadı hiç. Genellikle kızlar gereksiz kapris yapıp mantıksız davranırdı ve ben de genellikle erkeklerin tarafında olurdum. Bir de erkek zevkleri var bende. Ergenlikte, erkekler gibi metal müzik dinler, sporla; en çok da futbolla ilgilenirdim. Bunun yanında, romantik komedi yerine, savaş ve mafya filmleri izlerdim.

- Bir röportajınızda 'Fiziksel olmasa bile, zihnen penise sahibim. Birçok erkekten daha fazla...' gibi bir açıklamanız oldu. Ne demek istiyorsunuz?
- Bu, tamamen irade, iktidar sahibi olmakla ilgili. Ben kafama koyduğumu yaparım, yaptığım şeyin arkasında dururum ve doğru olduğuna inandığım her şeyi söylerim. Edilgen değil, etken olmayı severim.

ERKEKTE KOL, GÖGÜS KASINA BAYILIRIM
- Hangi tip erkekler size daha seksi geliyor?
- Çok yüzeysel olacak, ama kol ve göğüs kasına bayılıyorum; bunlara hükmeden zeka, beni en çok cezbedendir. Güldürebilen erkek, elinden iş gelen becerikli ve bakımlı erkek de seksidir.

- Kendinizde en seksi neyi bulursunuz?
- Göğüslerimi, ellerimi, ayaklarımı, bel ve kuyruk sokumumla birlikte tenimi çok seksi bulurum. Ama şimdi her şeyi söylersem, gizem nerede kalacak?

- Doğallığın tanımını yapmanızı istesek, neler söylersiniz?
- Saçımı hiç boyatmadım. Herhangi bir estetiğim yok. Makyaj arada yaparım. Bunlar, tamamen bir doğallık göstergesi ama iş, sadece bunlarla da sınırlı değil. İnsanın hâl ve tavırlarıyla doğal olması, en önemlisi.

- Şu anda bir ilişkiniz var mı?
- Hayır.

- Yemekle aranız nasıldır? 'Erkeğin kalbine giden yok, mideden geçer,' sözüne inanır mısınız?
-
Hayatımda hiç diyet yapmadım. Sağlıklı beslenmeye düşkünümdür. İştahla ve keyifle yemek yemek benim için önemlidir. Öyle sürekli yemek yapmam ama yaptım mı, çok iyi yaparım. Şimdiye kadar, bir erkeğin kalbini kazanabilmem için midesine uğramama gerek kalmadı. Ama sanırım bunu kullananlar var.

SEKSİ KADIN DUŞTAN ÇIKMIŞ HALİYLE DE ÇEKİCİDİR
- Özel hayatınızda nasıl birisiniz?
- İlişkilerimde anlayışlı, sağduyulu ve uyumluyumdur. Tutkularım vardır. Bazı şeyler mutlaka olacaktır, çok inatçı biriyimdir. Genellikle, benim dediğim olur ama bu, kavgayla olmaz; öyle olması gerektiği için öyle olur. Bir dönem, neredeyse bir tür linç kampanyası vardı, ama olur böyle şeyler, çok takmıyorum; her zaman dik dururum.

- Seksapel doğuştan mıdır?
- Seksilik, doğuştandır, bunu, baştan söyleyeyim. Seksi olayım diye de seksi olunmaz, içten gelir. Ancak fiziksel açıdan şanslı olmak da önemli. Bir kadın seksi ise, duştan ya da denizden yeni çıkmış hâli de yeterlidir. Bu, kadınların kişisel eğitimleriyle, kendilerine bakmalarıyla, kendilerini yenilemeleriyle olur ama sıfırdan olmaz; eğiterek geliştirilir ancak.