X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Veysel kadar olsak yeter!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Veysel kadar olsak yeter!

  • Giriş Tarihi: 18.5.2013

Çocuk insanın atasıdır," denir ya, Güzelliğin On Par' Etmez filminin baş karakteri 12 yaşındaki Veysel de tam bu söze uygun bir portre çiziyor. O çocuk aklıyla, büyüklerin bile baş edemediği karmaşık konularla başa çıkabiliyor. Karmaşık konudan kastımız, Kürt sorunu. Avusturya'ya sığınmış dört kişilik bir mülteci ailenin içinde çözümsüz bir şekilde duruyor bu sorun. Aile reis Kürt, bir dönem dağa çıkmış sonra tekrar dönmüş, anne ise Türk... Türkiye'de baskı görünce çareyi Avusturya'ya göç etmekte bulmuşlar. Evin büyük oğlu, ailenin sıkıntılı günlerinin sorumlusu olarak babayı görüyor, Türk kimliğine sığınıyor. Gittikçe de milliyetçi çizgiye kayıyor. Ona göre babası terörist. Baba oğluna derdini anlatamıyor, anne ise çatırdayan aileyi toparlamaya çalışıyor. Veysel ise bütün bunları o çocuklara özgü 'önyargısız bir bakışla' izliyor. Bu çatışmanın sebebine pek anlam veremiyor. Aslında o, bir yandan yeni yaşamına alışmaya çalışırken diğer yandan sınıfındaki akranı olan bir kıza aşkını hissettirmenin peşinde. 'Tutunamayan Türk genci' izlenimi veren komşusu sayesinde de Aşık Veysel'le bu vesileyle tanışıyor... Kapı komşuna göre 'Kürt Romeo' o. Yönetmen Hüseyin Tabak'ın filmi Veysel üzerinden kurması boşuna değil. Göçmen olma haline, aile ilişkilerine, Kürt sorununa, aşka Veysel gibi çocuk aklının getirdiği bakış açısıyla bakmamızı istiyor. Çünkü o çocuk aklının saflığı, meselelerin keskin yönlerini çok görmüyor ya da sorunları keskinleştirmiyor diyelim. Daha insani bir noktadan hayata baktırıyor insana. Tabak da insani bir bakış açının önemini vurguluyor. Büyük oranda Altın Portakal jürisinin de sevdiği bu yaklaşımdı. Onun için en iyi film ödülünü gönül rahatlığı ile verdiler.

BARIŞ SÜRECİNDE KATKI
Tabii Hüseyin Tabak karmaşık gibi duran birkaç büyük meseleyi içine alan filmi kotarırken, büyük oranda yazdığı iyi senaryonun faydasını görüyor. Filmi taşıyan en önemli unsur senaryo ise bir diğeri de oyuncu performansları, Nazmi Kırık (baba), Lale Yavaş (anne) ve Orhan Yıldırım (komşu) pek tabii Veysel'i oynayan Abdülkadir Tuncer hem üst düzey bir performans sergiliyorlar hem de bütünlüklü bir oyunculuk. Velhasıl Hüseyin Tabak, ilk uzun metraj filminde hem Aşık Veysel'in öğretisini hatırlatıyor hem de içerik ve sinematografik olarak doyurucu bir filme imza atıyor. Özellikle şu barış süreci döneminde bu filmin anlamı daha da büyüyor.

***
Güzelliğin On Par' Etme z
Yönetmen:
Hüseyin Tabak Oyuncular: Lale Yavaş, Abdülkadir Tuncer, Nazmi Kırık, Orhan Yıldırım Yapım: Avusturya