X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşkı hırsa kurban etmeyin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşkı hırsa kurban etmeyin!

  • Giriş Tarihi: 1.6.2013

Kimi zaman ayrılıktan, ayrılık acısından o kadar çok korkarız ki, ne pahasına olursa olsun, karşımızdakinden bir türlü vazgeçmek istemeyiz. Oysa birini hırsla hayatımızda tutmaya çalışmanın bedeli ağır oluyor...

Bu haftadan itibaren, ilişkilerin en büyük düşmanı olan ayrılık acısını masaya yatırıyoruz. Bu acıyı belki de hepimiz en az bir kez tattık. Üstelik atlatması hiç de kolay olmuyor. Kimilerimiz için yıllarca sürebiliyor. Öyleyse haydi gelin, ayrılık acısı ile nasıl daha kısa sürede başa çıkabileceğimizi konuşalım. Bu acının altında birden fazla olumsuz duygu vardır. Her biriyle tek tek ilgilenmek gerekir. Eğer her bir duygu için zihnimiz netleşirse, acı biter. Hafifler ve yeniden hayata döneriz. Hırs... Pişmanlık... Güvensizlik... Yalnızlık korkusu gibi... Bu hafta hırslarımızı ele alıyoruz. Bundan yıllar önceydi. Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Ben yurtdışındayken onunla hemen hemen her gün telefonda konuşurduk. Sevdiği bir adam vardı. Yedi-sekiz yıllık uzatmalı ilişkileri hakkında konuşur dururduk. Ben telefonda bu uzatmalı ilişkiye neredeyse yıllarca tanıklık ettim. Özetle, ilişkinin ilk üç senesinde herkes mutluydu. Adam arkadaşımla çok ilgileniyor, onu kendince şımartıyor, hediyeler alıyor, seyahatlere götürüyordu. Görüntüde her şey güzeldi. Ama sadece görüntüde... Günün birinde aralarında öyle bir şey gelişti ki, arkadaşım daha fazla devam edemeyeceğini hissetti. Kendisine prenses muamelesi yapan o adam zaten son dönemlerde ilgisini kesmeye başlamıştı. Her gün telefonlaşırken bunun haftada bire inmesi, görüşmelerin sadece hafta sonu ile kısıtlanması, cinsellikte eskisi kadar tutku kalmaması, mesajlaşmaların donuk ve duygusuz hale dönmesi gibi... Arkadaşım her kırıldığında onu arıyor, nedenini öğrenmeye çalışıyor, ama onu kaybetmekten de korktuğu için asla açık yüreklilikle istediklerini söyleyemiyordu.

BİRKAÇ DUYGUNUN BİRLEŞİMİ
İşte olaylar ondan sonra başladı. Sadece üç yıllık bir mutluluğu yeniden yakalayabilmek hayaliyle, dört-beş yıllık bambaşka bir süreç başladı. Kadın ile erkek arasında adeta yıldız savaşlarını andıran bu süreç boyunca, bir küsüp bir barışmalar, anlamsız, aşırı duygusal mail ve mesajlaşmalar ve en önemlisi, kadın için, başka bir erkeğe kalbini açamadan boşa geçirilen yıllar... Kendini gerçek bir ilişkinin içinde sanmalar... Başka partnerleri deneyimlerken onlara da saygısızlık yapmalar... Keşke ilişki burada son bulabilse, öyle değil mi? Ayrılık acısının uzun sürme sebebi, altında birden fazla negatif duygunun olmasıdır. Yani sadece tek bir duygu değildir ayrılık acısı, birkaçının bir araya gelmesidir. Öyleyse bu acıyı yenmek ve yok etmek için her bir duygunun ipliğini ayrı ayrı değerlendirmeli ve kesmeliyiz. Nasıl keseceğiz? Bunu yapmacık olarak, sadece 'karar verdik' diye yapamayız. Aynı zamanda aklımızın netleşmesi gerekir. Buradaki en büyük zorluk, insanların bir ilişkiyi hırs haline getirmesi oluyor. Belki de egolarımız öylesine yaralanıyor ki, kabullenemediğimiz şeylerle yüzleşmemek için, hırs yapıp, ilişki bize artık bir şey vermese bile, hatta kişi yalancı ya da makbul olmayan biriyse bile, onu sürdürmeye uğraşıyoruz. Her ne pahasına olursa olsun... Birini hayatımızda ne olursa olsun tutmanın bedeli ağır oluyor. Hem de her zaman. Bunun sonu yok. Çünkü gitmek isteyen birinin yakasına yapışmak için ya zor kullanacaksınız ya da kuzu maskesinin ardına sığınıp, olayları manipüle etmeye çalışacaksınız. Gitmek isteyen birini zorla hayatınızda tutmaya çalışmak, öylesine büyük bir enerji kaybı ki, eninde sonunda kendinizi tükenmiş hissedeceksiniz. Hayat enerjinizin bitmesi, hayatınıza bolluk ve bereketin girmesini de engelleyecektir, unutmayın. Hem de karşılıklı birbirinize duygusal olarak borçlanır, daha sonra büyük veballer ödeyebilirsiniz. İşte bu yüzden, yapmanız gereken ilk şey, kendi hırsınızı çok iyi tespit etmenizdir.