X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ayrılık acısının paydalarından biri: Pişmanlık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ayrılık acısının paydalarından biri: Pişmanlık

  • Giriş Tarihi: 8.6.2013

Bazılarımız, bir ilişkiyi bitirmekten ve bir daha asla sevdiğimiz kişiyi görmemekten korkarız. Ya ileride pişman olursak? Geri dönüşü olmayan bir karar almak zor gelir, korkarız. Peki bu duygudan kurtulmak için ne yapmalı?

Bazen bir ilişkiye bağımlı hale geliyoruz. Sigara içene karşı çıkıyoruz. Alkol bağımlısını tedavi ediyoruz. Uyuşturucu kullananları tutukluyoruz. Ama aşka ve neredeyse bitmiş bir ilişkiye bağımlı olunduğunda pek de ciddiye almıyoruz. Arkadaşları, kendi fikirlerince kişiyi vazgeçirmeye çalışıyor. İkna etmeye çabalıyor. Hatta kişinin kendisi bile aslında vazgeçmenin doğru olduğunu biliyor. İçten içe herkes neyin doğru olduğunu biliyor. Ama uygulamaya gelince, hayatlarını bitmiş ya da asla kendilerine yar olmayacak bir ilişkiyi ayakta tutmak uğruna gözlerini kırpmadan harcayabiliyor insanlar. Neler oluyor? Geçtiğimiz hafta ayrılık acısının en önemli paydalarından biri hırs demiştik. Bu kez bir diğer bağımlılık yaratan duygudan bahsetmek istiyorum... Pişmanlık...

BİR BAŞKA AYRILIK ÖYKÜSÜ
Erkek kadını çok seviyordu. Onu şımartıyordu. Kadının ilk günlerde pek de gönlü yoktu ama erkeğin aşırı ilgisi zaman içinde dikkatini çekmiş, aklını çelmişti. Nihayet gönlünü açtı. "Ben bu kutuyu açtığımda, o benden sıkılmaya başladı Seda Hanım," diyordu. Kalbini sanki kara kaplı bir kutu gibi tarif ediyordu. Belli ki erkeklere güveni yoktu ve kırılmak korkusuyla zaten duygularını kontrol etmeye çalışıyordu. Gerçekten de bir süre sonra erkek sıkılmaya ve uzaklaşmaya başladı. İlk belirtileri, telefonunu zaman zaman açmayarak, artık telefonunu saklayıp ortada bırakmayarak vermişti. Ama genç kadın bunu anlamak istemiyordu. "Ben ona ne kadar kırılgan ve hassas olduğumu söylemiş, uyarmıştım. Yine de bunu bana yaptı," diyordu. Belli ki erkeğin canı başka kadınlarla, derin bir bağ kurmadan günübirlik ilişkiler yaşamak istemişti. Ve bu kırılgan kadına "Canım, beni bekle, sana geri döneceğim. Belki evleniriz," demişti. Genç kadın bu şekilde onu bekleyerek tam iki yılını harcamıştı. Şimdi soruyordu: "İyi de ben bu adamdan vazgeçersem, boşa geçen iki yılımın hesabını kim soracak?"

AYRILIRSAM PİŞMAN OLURUM
Evet, bazılarımız, bir ilişkiyi bitirmekten ve bir daha asla sevdiğimiz kişiyi görmemekten korkarız. Ya ileride pişman olursak? Geri dönüşü olmayan bir karar almak bize zor gelir. Ve korkumuz yüzünden, aklımız bize oyunlar oynar. İlişkiye tutunabilmek için çeşitli bahaneler üretmeye başlarız. Sordum, "Peki ne yapıyorsun, onun hayatında başkaları varken?" Yanıtladı: "Ben de ara sıra onu çağırıp birlikte oluyorum ve bunu yaparken acı çekmiyormuşum gibi rol yapıyorum." İşte bu çok ağır bir bedel.

ŞUNLARI BİLMELİYİZ
1. O kişiyle cinsellik paylaşıldığında, o birkaç saat boyunca sanki ilk günlerdeki ilgiyi yeniden alıyormuş gibi hissederiz. Ama bu sadece bir yanılgıdır. Ve bizi olmayan bir şeye bağımlı kılar. 2. Bu şekilde yaşam enerjimizi karşı tarafa kaptırırız. Onun hayatı çok daha bereketli ve çekici hale gelir. Biz matlaşırız. Küçülürüz. Olumsuz duygular içinde kalırız. 3. Sanki ona boşa geçmiş iki yılın hesabını soracakmışız gibi hissedebiliriz ama aslında tam tersine onun ekmeğine daha fazla yağ sürmüş oluruz. Hayatımızdan daha uzun süreyi boşa geçirmeye devam etmek demektir bu. Daha iyi birinin hayatımıza girebilmesini de engelleriz. 4. Süre uzadıkça, hayatımıza yeni biri giremedikçe, hayatta sanki başka bir aşk bulamayacağımıza dair bir yanılgı ve inanç geliştirmeye başlarız.