X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milyon dolarlık lezzet durağı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milyon dolarlık lezzet durağı

  • Giriş Tarihi: 8.6.2013

İngiliz-Türk yatırımıyla açılan Duke, yazın İstanbul'un en gözde restoranlarından biri olmaya aday. Fransız asıllı şefin, kuzu etli mercimek çorbasından suşiye kadar menüsü çok zengin

TRUMP Tower'ın özel bir asansörle çıkılan ikinci katındaki Duke, daha açılmadan efsanesi yayılmıştı: İngiltere'nin başarılı restoranlar grubu D&D, İstanbul'un aynı düzeydeki restoranlar grubu Borsa ve işadamı Mehmet Ali Yalçındağ'ın bu ortak girişimine, 5 milyon dolarlık yatırım yapıldığı söyleniyordu. Kapıdan girince doğru terasa yönlendim ve Duke'ün açılışının yaz başına ertelenmesinin ne kadar isabetli olduğunu fark ettim. Burası bugüne dek İstanbul'da gördüğüm mekanların en etkileyicisi. Maslak gökdelenlerine bakarken kendimi New York'ta gibi hissettim. 200 kişilik bu uçsuz bucaksız teras, eminim bu yazın en gözde uğrak yerlerinden olacak. Kapalı kısmı da teras kadar etkileyici, Duke'ün. Girişin sağında, duvar boyunca açık mutfak yer alıyor. Mutfak ile duvar boyunca tavana kadar yükselen şarap kavının arasına büyük bir 'şef masası' yerleştirilmiş. Girişin sol tarafında kalan kısımda masalar, beyaz örtülü. Aradaki görkemli barın sağ tarafı ise daha resmiyetten uzak. Burada irili ufaklı Amerikan servisli masalarda günün her saatinde oturup bir şeyler atıştırırken, bir yandan internette turlamak mümkün. Fransız asıllı şef Mickael Weiss, 10 yılı aşkın süredir Conran grubunun en önemli mekanlarından, Londra'daki Cocque d'Or'un mutfağını yönetiyor. Yardımcısı Michael Muir ve tatlılara imzasını atan Sandy Abut da İngiliz. Suşileri ise bir Asyalı hazırlıyor. Yemek listesi, her türlü beklentiyi karşılayacak biçimde düzenlenmiş. Günün modasına uygun olarak bazı yemekler, birkaç kişinin paylaşacağı türden büyük porsiyonlar halinde servis ediliyor. Izgara ve taş fırın yemeklerinin menüde ayrı bir yeri var. Suşi ve tatlı menüleri de ayrı. Restoranda pişirilip sıcak sıcak servis edilen ekmekler, sofranın ilk güzel sürpriziydi. Ardından benim da aralarında bulunduğum bir grup davetliye günlük menüden seçilen çeşitler azar azar servis edildi. Yemeğe kuzu etli mercimek çorbası (14 TL) ile başladık. Bunu kavrulmuş kabak çekirdekleri, incecik kıyılmış roka ve biber yağı ile hazırlanmış safranlı rizotto (29 TL) izledi.

PORSİYONLAR İKİ KİŞİLİK
İlk ana yemeğimiz çim çim karides, kapariyle zenginleştirilmiş mönier usulü kalkan fileto (90 TL), tavasına alışkın damaklara hoş bir çeşni oldu. İkinci ana yemek ise yanında 'Yorkshire Pudding' denen İngiliz usulü içi boş bir tür yumurtalı ekmek ve yaban turpu kremasıyla servis edilen fırında rozbifti (55 TL) ve tek kelimeyle nefisti. Tatlılar da baş döndürücüydü. Yanında orman meyveleriyle limonlu tart 14 TL), limonla marine edilmiş taze hurma taneleriyle sunulan karamel soslu hurma puding (16 TL), ev yapımı dondurma ve sorbeler (18 TL) birbirini izledi. Tatlıların ortak özelliği iç baymamaları ve damakta erimeleriydi. Hiç hoşlanmadığım hurmayı, bu yemekte ilk kez sevdim. Duke'ün şarap listesi de muhteşem. Dünyanın dört bir yanından fiyatları 75 ile 5 bin 400 lira arasında değişen 198 şarap servis ediliyor. Bunların 33'ünü kadehle ısmarlamak da mümkün. Özetle Duke, çıtayı epey yükseltip, Türk restorancılığını farklı bir boyuta taşımış.

BEĞENDİKLERİM
2200 metrekarelik alanda oluşturulmuş mükemmel bir restoran. Çok usta aşçıların elinden çıkma çok lezzetli yemekler, zengin şarap listesi, gayet başarılı servis de cabası.

BEĞENme DİKLERİM
İki handikabı var. En önemlisi her daim tıkalı Mecidiyeköy trafiğinin göbeğinde yer alması, ikincisi ise Trump Tower da olsa, bir alışveriş merkezinde konumlanması.

Mutfak *****
Servis *****
Ambians *****
DUKE
Trump Towers Alışveriş Merkezi Kat: 2, No: 214- 215, Mecidiyeköy-İstanbul Tel: (212) 520 26 26