X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hırka-i Şerif için 1 milyon kişi yollara düşüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hırka-i Şerif için 1 milyon kişi yollara düşüyor

  • Giriş Tarihi: 13.7.2013

Hz. Muhammed'in Miraç'a çıkarken giydiği hırkası, namıdiğer Hırka-i Şerif, 402 yıldır İstanbul'un Fatih semtinde bulunuyor ve sadece Ramazan'da görülebiliyor. Her Ramazan'da Hırka-i Şerif'i 1 milyon kişi ziyaret ediyor. Kutsal Emanetler'in bulunduğu Hırka-i Şerif Dairesi dün kapılarını açtı. Muhafız Ailesi'nden Barış Samir: "Hırka-i Şerif'i canımızdan öte koruyoruz"

Ramazan'ın gelmesi bir başka heyecanın da habercisi. Bu, Hz. Muhammed'in Miraç'ta üzerinde olan Hırka-i Şerif'i görme heyecanı. Yüz binlerce insan uzak yolları, bir dakika bile olsa, dünya gözüyle Peygamber Efendimiz'in Hırka-i Şerif'ini görmek için kat ediyor. Tıpkı 1400 yıl önce Veysel Karani'nin büyük bir aşkla Hz. Muhammed'i görmek için yolları kat etmesi gibi. Sadece Ramazan'da ziyarete açılan Hırka-i Şerif'i ay içerisinde 1 milyon kişi ziyaret ediyor. Asılardır bu kutsal emaneti Hırka-i Şerif Muhafız Ailesi koruyor. Muhafız Ailesi'nden olan Barış Samir ise 59. kuşak muhafız. Çocukluğu Hırka-i Şerif Camii'nde geçmiş. Son beş yıldır muhafızlık görevini diğer aile fertlerinden devralmış. Barış Samir ile Hırka-i Şerif'in nasıl korunduğunu, Osmanlı'daki ziyaret usulünü, Muhafız Aile'yi ve bugünü konuştuk.

- Muhafız Aile olarak Hırka-i Şerif'in güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?
-
Hırka-i Şerif dairesine, Muhafız Aile fertlerinin parmak iziyle girilebilir. Parmak izi kapının kilidinin dönmesine müsaade ediyor, anahtarla da açıyoruz. İçeride de ekstra bir alarm sistemi var. O kodu da giriyoruz. Üç kademeli bir sistem bu. Ayrıca kamera sistemiyle 24 saat gözlem altında emanet! Cep telefonumdan her an kontrol edebiliyorum! Bir de yaklaşık 35-40 kişilik ekiple elimizde telsizlerle irtibatı sağlayarak ziyareti sağlıyoruz. Her şey aile, Hırka-i Şerif Vakfı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılıyor, ama ağırlıklı olarak Hırka-i Şerif Vakfı'nın bize tahsis ettiği personelle ziyareti gerçekleştiriyoruz.

KADİR GECESİ MANEVİYATI BİR BAŞKA
- Peki, Ramazan ayı içerisinde kaç kişi ziyaret ediyor emaneti? Hangi saatler arasında açık?
- Her yıl 1 milyon civarında ziyaretçi geliyor. Günde yaklaşık 30-35 bin ziyaretçimiz oluyor. Ziyaret esnasında bir aile vekilimiz ile Vakıflar Müdürlüğü'nün tahsis ettiği bir vekil bulunur. Hırka'nın başında bekler ve ziyaret süresince, dizimizin bağı çözülmedikçe ayakta dururuz. Ramazan'ın ilk cuması, hafta içi 10.00'da açılır ve ikindi namazından hemen sonra kapatılır. Hafta sonu ise 09.00'da açılıp, ikindi namazından sonra kapatılır. Ama Kadir Gecesi'nde durum farklı... Her zamanki gibi ikindi namazıyla kapatılır, ama akşam namazından sonra tekrar açılır ve sabaha kadar da açık kalır. Özellikle Kadir Gecesi'ni herkesin görmesini isterim, o günün maneviyatı farklı!

- Osmanlı'daki ziyaret usulu nasılmış, padişahlar özel olarak mı ziyaret ederlerdi?
- Tabii, ama önceleri Hırka-i Şerif, Ramazan'ın 15. gününde, Muhafız Aile'ye tahsis edilen konakta ziyarete açılırmış. Abdülhamit Han döneminde şimdiki avluda küçük bir ziyaret odası açılıyor. Abdülmecit Han, Hırka-i Şerif Camii'ni yaptırdıktan sonra ziyaret adabı şöyle: İlk olarak Topkapı Sarayı'nda padişah, erkanıyla birlikte Hırka-i Saadet'in üzerine serilen bir mendil (destimal) ile öperek ziyarete açıyorlar. Hırkaya edepten asla dokunulmadığı için destimalleri daha sonra kimi kefenine koymak, kimi de sarığında taşımak için değerlendiriyor. Sonra alayla Hırka-i Şerif'e gidilir Valide sultan dualarla açar.

- Osmanlı hanedanı ile Hırka-i Şerif ailesi arasında nasıl bir ilişki vardı?
- Ailenin başındaki kişi Hırka-i Şerif Şeyhi olarak anılıyor, saraydan maaş ve erzak da tahsis ediliyor. O kadar önem veriliyor ki, Hırka-i Şerif çocukları şehzadelerle beraber sünnet oluyorlar. Sonra bu değişiyor.

- Nasıl?
- Cumhuriyet ile birlikte aileye tahsis edilen her şey kesiliyor. O dönem dedem 17 yaşında. Çok iyi bir eğitimi var; Fransızca ve Arapça biliyormuş. Bu destek kesilince günde üç işte birden çalışmak zorunda kalmış. Şeyhlik unvanı da verilmemiş. Dedem Mehmet Haşim Köprülü çok zor şartlarda ailesine bakmak durumunda kalmış. Yıpranmasından dolayı 60'ında vefat ediyor.

- 80'lerde Fatih Müftülüğü Hırka-i Şerif'i neden Muhafız Aile'nin kontrolünden almaya çalıştı?
-
Fatih Müftülüğü'nden adamlar caminin içinde para toplamak için, Ramazan'ın 15. gününde değil de başında ziyarete açılmasını talep ediyorlardı. Biz de dertlerinin para olduğunu biliyorduk. İtiraz ettik. Ama kapıyı kaynakla keserek içeri girdiler. Efendimizin vasiyetine karşı da büyük bir saygısızlık yaptılar. Biz de hukuksal süreci başlattık. Davayı kazandık.

- Satın almak isteyenler de çok olmuş galiba. Ne teklif ettiler?
- Bizim zamanımızda değil, ama dedeme teklif edenler olmuş. Anlattığım gibi dedem çok zorlu bir hayat yaşamış. O dönem Suudi Arabistan'a emanetle birlikte gelmesini teklif ediyorlar. 'Gelirsen, biz sana burada çok güzel bir hayat kurarız,' demişler. Rededince 'O zaman Hırka-i Şerif'i bize ver, yüklü bir para verelim,' denmiş. Tabii dedem gülerek 'Hırka-i Şerif benim değil ki benim olmayan bir şeyi satamam! Ben onun muhafızıyım,' diyor. Hatta Boğaz'da saray yapılması da teklif ediliyor. Yine gülerek karşılıyor teklifi, kabul etmiyor.

ÖNCE KUŞADASI, SONRA İSTANBUL
Hırka-i Şerif'in hikayesini bilenler bilir; bilmeyenler için özetleyelim. Hasta annesine bakan çoban Veysel Karani, ölmeden önce Hz. Muhammed'i görmek için Yemen'den Medine'ye gider. Fakat Medine'de Peygamber Efendimiz'in evine gittiğinde onun evde olmadığını öğrenir. Annesine söz verdiği için de beklemeden Yemen'e geri döner. Bu ziyaretten haberi olan Hz. Muhammed, Veysel Karani'nin annesine duyduğu sevgiyi ve bağlılığı yüceltmek için, Miraç'a çıktığında üzerinde olan Hırka-i Şerif'in ona hediye edilmesini vasiyet eder. VHz. Ömer ve Hz. Ali, Yemen'de Veysel Karani'yi bulur ve vasiyeti yerine getirirler. Veysel Karani, 657 yılında Sıffın Savaşı'nda Hz. Ali yanında savaşırken şehit düşer. Hiç çocuğu olmağı için de kardeşi vesilesiyle hırka kuşaktan kuşağa aktarılır. O günlerde Kuzey Irak çok çalkantılı olduğu için Muhafız Aile Kuşadası'na göç eder. 1611'de Osmanlı Padışahı I. Ahmet, Muhafız Ailesi'ni ve Kutsal Emanetleri İstanbul'a getirtir. O gün bugündür de Hırka-i Şerif Fatih'te bulunuyor.

ZELZELE DE OLDU, PARÇASI DA ÇALINDI
Hırka-i Şerif ile ilgili çeşitli menkıbeler var. Bunların bir kısımını Mehmet Haşim Köprülü'nün Hırka-i Şerif kitabında yazdığını yine Barış Samir'den öğrendik. İşte en ilginç menkıbeler:
"En etkileyicisi, ilk getirildiği dönemde hırkanın yerini kabul etmediği inanışı. Hırkayı bir yerden başka yere götürüyorlar, zelzele oluyor, başka bir yere götürüyorlar yine zelzele oluyor. En son buraya getirip koyuyorlar, ondan sonra zelzele duruyor. "
"Hırka-i Şerif açık ziyaret edildiği dönemlerde bir kadın gizlice hırkanın bir köşesinden bir parçasını keser. Parçayı kesen kadın evinin merdivenlerinden çıkarken düşer ve ölür. Bu hadiseden sonra hırkanın bohça içinde ve kapalı bir şekilde ziyarete açılmasına karar verilir."
"Sultan Abdülaziz bir ziyareti sırasında hırkanın bohçadan çıkarılmasını ister. Muhafız: 'Bu şekilde ziyaret ettirmeye yetkili değilim sultanım,' der. Ama Abdülaziz ısrar eder ve hiddetlenir. Fakat biraz sonra da sendeleyerek odadan çıkar. Etraftakiler merakla ne olduğunu sorar. Abdülaziz 'Israrım sırasında iki kaşımın arasına bir kılıç darbesi yedim ve sersemledim,' der.
"Bir gün birisi Hırka-i Şerif Camii'nde abdestsiz bir şekilde uyuya kaldığı sırada bir tokat yer. Ama uyandığında kimse etrafta yoktur ve cami kapısı da kilitlidir.

DİĞER EMANETLER
Hz. Muhammed'in Sakal-ı Şerif'i de Hırka-i Şerif ile birlikte aynı yerde ziyaret edilebiliyor.
Veysel Karani'nin takkesi ve bel kemeri de Hırka-i Şerif'in yanında bulunuyor.
Ziyarete açık olmayan Paşmak- ı Şerif'i (Hz. Muhammed'e ait olduğu söylenen patik) Hz. Hüseyin'e atfedilen gömlek, Kâbe örtüleri, kaftanlar ve padişahların giydiği 'tılsımlı gömlekler' de emanetler arasında.