X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Balat pırlanta gibi parlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Balat pırlanta gibi parlıyor

  • Giriş Tarihi: 20.7.2013

Sahilden içeri adım atar atmaz büyülü eski cumbalı evler dizi dizi sıralanıyor. Masal diyarı gibi. Emlakçıya "Kaç para?" deyince, milyonlar konuşuyor. Anlıyoruz ki parasını Balat'a yatıranlar epey fazla. Bu tarihi semt şimdilerde antika bir gerdanlık gibi ışıldıyor

Ozanın dediğinden uyarlama yapıp: "Cahildim 'site'lerin rengine kandım... Geçmişim sensin, geleceğim sen..." Balat'ın yokuş sokaklarında, kısa katlı, yüksek tavanlı evlerin cumbaları altında gezerken aklına geliyor, mırıldanıyor insan... Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi, kısa da olsa terk ettiğine, şehir dışındaki banliyölerin renkli ışıklarına aldandığına pişman oluyor... Haliç'in çürük yumurtayı andıran ötrofikasyon kokusu gidip, yerli yabancı efektif nüfus akın etmeye başlayınca bir farklı geliyor göze. Bir yandan evler eski, döküntü... "Ama mimarlar artık yeniliyor," diye düşünüp "Kaça?" diye sorunca emlakçıya... "Uff amma geç kalmışım," diye düşünüyor insan... Alan almış, milyon dolarlardan açılıyor kapılar. Emlak danışmanları semte özellikle zengin Ortadoğulu yatırımcıların ilgi gösterdiğini söylüyor. "Al, pansiyon yap, kafe aç," diye başlıyor emlakçılar. Haklılar belki de, şehrin göbeği, iki adım sonra tarihi yarımada, Taksim, Karaköy, sahile in onlarca çeşit balık restoranı, gurme destinasyonu, sağda solda sanatevleri... Marmaray geliyor, yakında marinaya lüks yatlar demirleyecek... İhalesi yapıldı bile... Kuşkusuz Balat'ı ilk keşfeden akıllı biz değiliz. İstanbul'a gelen, ilk buraya konmuş, korunaklı denizin, manzaranın kıyısına... İstanbul'u fethettikten sonra Fatih'in beraberinde gelenler de buradaki Rum yerleşkelerinin çevresine konuşlanmış, Eyüp'e doluşmuş. Rumlar her yerden çekilmiş, göç etmiş de Balat'ı bırakmamış. Patrikhanelerine, kiliselerine sahip çıkmış. Bizansın, Osmanlı'nın yüzyılları boyunca şehrin merkez ve en değerli semtlerinden olan Balat'ın kaderi Cumhuriyetle, özellikle de 1950'lerden sonra değişmiş. Anadolu'dan, Kastamonu'dan alınan göç... Kirlenen Haliç, zenginliğini azaltmış... Yerlisi kaçıp gitmiş Balat'ın.

YENİDEN DOĞAN ANKA KUŞU GİBİ
Son yıllarda ise yavaş yavaş yeniden cazibe merkezi oluyor. 1994'ten itibaren atılan adımlarla Haliç'te başlayan büyük temizlik, son 10 yılda Fatih Belediyesi'nin açıkladığı kapsamlı kentsel dönüşüm projeleriyle gündeme gelen semt, küllerinden yeniden doğan Anka kuşu gibi. Türkiye'nin en önemli özel üniversitelerinden Kadir Has ve dizi dizi ünlü balık restoranları sırtını dayayıvermiş Balat'ın tepelerine. Sahil şeridindeki hareketliliği geçtikten sonra, masal diyarı gerçek Balat başlıyor. Orhan Pamuk'un Beyaz Kale'sindeki eski İstanbul gibi dar sokaklar ve birbirine bitişik evler, evler, evler....

KÖHNE BİNALAR 2 MİLYON DOLAR
Daracık sokaklarında gezinirken, küçücük emlak ofisleri hemen göze çarpıyor. Eskiden üç-beş emlak ofisi varken bugün bu sayı 20'lere varmış. İsmini, sahiplerinin memleketinden alan Kastamonu Emlak'tan içeri giriyorum. Yıllardır semtte gayrimenkul danışmanlığı yapan Yaşar Küçük semtin artan fahiş fiyatlarına sözü getiriyor: "Çok değil geçen yıl 200 bin lira olan evler bu yıl 450 bin TL oldu. 2 milyon dolara satılan köhne binalar var," diyor.

EN İYİ, EN LEZZETLİ YEMEKLER NEREDE?
Lezzetse söz konusu Balat'ta elbette doğru adres Cibalikapı Balıkçısı. Rüştünü çoktan ispatladı. Yabancı müşteri sayısı günden güne artmış. Menüde otlar hiç eksik olmuyor. Ama yaz aylarında en çok da asma yaprağında sardalya gidiyor. Bir de parmesanlı ızgara midye varsa menüde, değmeyin keyfinize... Bir diğer lezzet diyarıysa Daphnis Hotel'in yeni açılan restoranı Rumeli Meyhanesi... Hem yemekler güzel hem de sohbet...

TARİHİ SEMTİN OLMAZSA OLMAZLARI
Sahildeki Çanak Mangalda Kurufasulye'de kurufasulyenin, manda yoğurdunun ve irmik helvasının tadına bakmamak olmaz. Ramazan'a özel 28 liradan iftar menüleri de var...
Adı Mavi Köşe ama semt ahalisi Arnavut Köftecisi diyor. Burada köfte yiyen mutlaka bir kez daha geliyor...
Molla Aşkı Teras'ında oturup çay yudumlarken insan İstanbul'a bir kez daha aşık oluyor. Pierre Loti'ye rakip olur mu? Olur mu olur!
Hazır Ramazan'dayız, 45 yıllık Cihan Tulumba ve Baklava'nın lokmasını tatmadan olmaz. Kilosu 6 TL.
"Halka tatlısı severim," diyorsanız istikamet Antepoğlu...
Balat Turşucusu'nun turşu suyu dillere destan. Fiyatı 50 kuruş. Şalgamın fiyatıysa 3 lira.
Balat İşkembe 25 yıldır hizmette... 24 saat açık... Erkan Can, Gökhan Özen... Kimler yok ki işkembesinin müdavimi... Porsiyonu da 7 TL.
Balat'ın en popüler, en modern kafesi Cafe Vodina. Aynı isimli caddede... Semt kadınlarına meslek kazandıran bir atölye aynı zamanda burası. İster mantısı, ister sarması. Hafta sonu da 20 liralık açık büfe kahvaltısı... Hepsi müthiş...
Galeta için adres: Evin Pastanesi. Bilen bilir. Evin Hanım'ın galetaları, pastaları dillere destandır. Zaten kaç yer kaldı ki anasonlu, susamlı, kepekli galeta yapan...

SANATÇILAR AKIN EDİYOR
Balat, özellikle de son yıllarda dizi ve sinema filmleri için doğal bir plato görevi görüyor. Zaten semtte her an Kenan İmirzalıoğlu'na kurufasulye ya da Hazal Kaya'ya enginar yerken rastlayabilirsiniz. Pelin Batu, Çağatay Ulusoy, Meltem Cumbul da Balat sokaklarında yürürken karşılaşabileceğiniz medya dünyasının diğer ünlü simaları. Yönetmen Ezel Akay da semte taşınan isimlerden. Ama son zamanlarda bir de plastik sanatlardan göç var semte. İsmail Acar çevrenin en ihtişamlı köşkünü satın alıp atölyeye çevirme yerine dizi setlerine kiraya vermeyi yeğlese de Cahide Erel, Yahya Bağcı gibi sanatçılar çalışmalarını semtte sürdürmeye devam ettiler. Aynalı Çarşı'daki mini sanat-evleri de cabası... Balat, şehrin yeni sanat merkezi olur mu, onu da zamanla bekleyip göreceğiz.