X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Canavarla robotun hesaplaşması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Canavarla robotun hesaplaşması

  • Giriş Tarihi: 20.7.2013

PASİFİK SAVAŞI Pasific Rim **

Canavarlara, yaratıklara takıntılı olduğu bilinen Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro biz seyircilere sinemada insan dışı her türlü varlığın hep kötü olmadığını göstermeye çalıştı bunca zamandır. Onların da kendi doğası olduğunu tıpkı insanlar gibi kötülerinin yanında iyilerinin de olduğunu anlattı. En azından Blade 2, Hellboy serisi ya da başyapıtı Pan'ın Labirenti'nde ortaya böyle bir manzara çıkıyordu. Pasifik Savaşı'nda bu iyimserliğini ya da ezber bozan yaklaşımını bir kenara koyuyor. Çünkü film, Japon sinemasında büyük yıkımların dışa vurumu olarak beyazperde yer alan Kaiju'ları, dünyayı istila etmeye çalışan yaratıklar olarak konumlandırıyor. Onlar, dünya dışı kötü yaratıklar olarak kendi boyutlarından, okyanusun altından açılan bir koridor sayesinde dünyaya geliyor ve insanlığa saldırıda bulunuyorlar. İnsanlıksa kendini Jaeger adlı, en az iki pilotun kontrolüyle kullanılabilen büyük robotlarla savunuyor. Biz de film boyunca robotlarla canavarların kapışmasını izliyoruz. Aslında del Toro birkaç rauntluk görsel bir dövüş şovu sunuyor bize, hem de üç boyutlu olarak. Kimi zaman kıyı kentlerini, ama çoğunlukla Pasifik Okyanusu'nu bu dövüşün ringi olarak seçmiş. San Francisco'daki Golden Gate Köprüsü, Sidney Operası ve birçok gökdelen dövüşe kurban giden yapılar. Dövüş kareografisi, efektler yerli yerinde. Heyecanlanmamak elde değil. Hatta kimi anlarda del Toro Voltran'ı çekse de izlesek diye iç geçiriyor insan. Ama bu görkemli şovun hikayeleştirme kısmı oldukça yavan. Daha doğrusu senaryo bu görkemli dövüş şovunu taşıyacak kadar inandırıcı bir hikaye sunamıyor. Hal böyle olunca dövüşler öncesi seyirciyi ateşleyecek olay örgüsü zayıf kalıyor. Del Toro'nun yetenekleri düşünüldüğü zaman insan ister istemez üzülüyor.