X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendi kafemde mantı açmak istiyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendi kafemde mantı açmak istiyorum

  • Giriş Tarihi: 3.8.2013

Yurtdışında yaşamak istiyor, iyi yemek yapıyor, ufak bir kafe açma hayali kuruyor. Gulyabani ve Rüzgar Gibi Geçti filmleri için bu yaz kamera karşısına geçen 25 yaşındaki oyuncu Ceyda Ateş, yeni sezonda bir TV dizisinde yer alacağını söylüyor

Ceyda Ateş sinema ve televizyon dünyasının yıldızı parlayan isimlerinden... Beş yaşında çocuk güzeli seçilmesiyle başlayan oyunculuk kariyerinde her yıl çıtayı biraz daha yükseltiyor. Kavak Yerleri, Yer Gök Aşk, Elveda Rumeli gibi onlarca dizide konuk oyuncu olarak ekranlarda boy göstermeye başlayan Ateş, ardından Adını Feriha Koydum'da ikinci role ve başrole kadar yükselmeyi başardı. Şu sıralar onu daha çok Ege sahillerinde erkek arkadaşıyla tatil yaparken görsek de o boş durmuyor. Şan dersleri alıyor, yurtdışında dil eğitimi görmek için okul araştırıyor. Yaz tatiline Rüzgar Gibi Geçti ve Gulyabani isimlerinde iki de sinema filmi sığdıran 25 yaşındaki genç oyuncuyla yeni projelerini, ilişkisini ve gelecek hayallerini konuştuk.

ÇIKMAM GEREKEN ZİRVELER VAR
Röportaj için Galata'da buluşuyoruz. Buranın Ceyda Ateş için önemi büyük. Çünkü ilk başrol projesi olan Evlerden Biri'nin bazı bölümleri bu semtte çekilmiş. "Bu semtin ruhunu seviyorum. Bir de sokaklarındaki küçük butiklerinden alışveriş yapmak hoşuma gidiyor. Tasarım ayakkabı, çanta ya da elbise bulabiliyorum," diye söze giriyor. İki sinema filminde birden başrol oynamaktan mutlu. Hemen sinema projelerinden söz etmeye başlıyor. Ekim ayında vizyona girmesi beklenen Rüzgar Gibi Geçti'de hüzünlü bir aşk hikayesi anlatılıyormuş. Bu filmde kalp kırıklığı yaşayan genç bir kızı canlandırmış. İkinci filmi ise dört arkadaşın dağ evinde başından geçen hikayelerden oluşuyor. "Herkes korku sanıyor ama gerilimle komedinin bir arada olduğu ilginç bir film," diye özetliyor. Yeni sezonda televizyonda olup olmayacağını soruyorum. Ağustosta çekime başlayacağı ve eylülde yayınlanacak bir projede yer alacağını söylüyor. Hatta bu proje için şan dersleri bile alıyormuş. "Ama yapımcımla sözleşmem gereği bilgi vermem yasak," diyerek bu konuyu geçiştiriyor. 20 yıldır objektifler ve kameralar önünde geçen bir hayat onunki... Peki ama geldiği noktadan mutlu mu? Gururla anlatmaya başlıyor: "20 yıl boyunca her sene yenilendim, kendime daha çok şey kattım. Şu anda yaşıtlarımla karşılaştırdığımda olmam gereken yerdeyim. Ama daha çıkmam gereken zirveler var."

MUTFAKTA ÇOK HAMARATIM
Söz kazançlarına ve yatırımlarına geliyor... "TV dünyasında astronomik rakamlar konuşuluyor. Siz de onlarca projede yer aldınız. Para biriktirdiniz mi? Nelere yatırım yaptınız?" diye soruyorum. Yanıtı "Evet, çok büyük paralar var. Ama isminiz belli bir yere gelince bu rakamlar geçerli. Ben Gurbet Kadını projesinden sonra iyi kazanmaya başladım. Kazandıklarımı da hep eğitime harcadım. Aileme de hiç yük olmadım. Bir otomobil aldım, şu an onu ödüyorum. Bir de ev alma hayalim var. Ticaret soruyorsanız çok anlamam. Ama hayalimde ufak bir kafe açmak var. İnsanlarla ilgilenmeyi ve yemek yapmayı çok seviyorum. Mantıyı bile kendim açarım. Dışarıdan yemek yapmayı bilmeyen bir kız gibi görünüyorum ama her türlü yemeyi yapabiliyorum," oluyor.

TEK ZAAFIM AYAKKABI
Lüksle arasının ayakkabı dışında pek olmadığını da şu sözlerinden anlıyoruz: "Pasajdan 5 liraya bir tişörtü çekimde dahi giyiyorum. Lüks çanta, elbise tutkum yok. Tek zaafım ayakkabılar. Zeren Akman'ın tasarladığı ayakkabıları çok seviyorum. İleride onunla birlikte bir ayakkabı koleksiyonu yapmayı da düşünüyorum."

YAŞIMIN OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ İLİŞKİ YAŞIYORUM
Aşk konusunda oldukça dürüst. "Gizleyecek, saklayacak bir şeyim yok," diyor. Bir süredir cemiyet hayatının yakından tanıdığı ailelerden birinin oğluyla, Buğra Toplusoy ile aşk yaşıyor: "Ben bugüne kadar yaşadıklarımı ne ailemden ne de basından saklamadım. Yaşım 25 ve olması gerektiği gibi bir ilişki yaşıyorum. Bunu da dolu dolu yaşıyorum. Bunun iyi ya da kötü yanını düşünmedim. Bazılarının yakalanmamak için kaçmalarını strateji ve oyun olarak değerlendiriyorum. Evet, erkek arkadaşımla tatile gittim. Güzel bir ilişkim var. Mutluyuz, huzurluyuz. En önemlisi birbirimizi anlıyoruz ve saygı duyuyoruz. Kaçmak, saklanmak, "Biz arkadaşız," demek bana komik geliyor." Yine de ailesi ve menajeri zaman zaman onu "Geride kal, çok kendini gösterme," diye uyarıyormuş. "Ben gece kulüplerinde gezmiyorum ki, tatilde yakaladıklarında çekiyorlar," diye durumu açıklıyor.

YURTDIŞINDA YAŞAMAK ÇOCUKLUK HAYALİM
Gelecekle ilgili birçok hayali var Ateş'in. Bunlardan biri de yurtdışında yaşamak. Çocukken annesine "Ben ileride yurtdışında yaşayacağım," dermiş. Amerika hayali hâlâ içinde ukde... İngilizce CV bile hazırlatmış. "Belki Hollywood olmasa da Avrupa'da şansımı denerim," diyor. Kazandıklarıyla da bir oyunculuk okulu açmak istiyor. "Maddi gücü yetmeyen çocuklara tiyatro sevgisi aşılmak istiyorum," diye anlatıyor.

AŞK UĞRUNA İŞİ BIRAKAMAM
Sıkı bir Instagram kullanıcısı. Ve hesabından sık sık özel hayatıyla ilgili kareler paylaşıyor. Sevgilisinden o kadar içten ve aşk dolu bahsediyor ki sanki o istese oyunculuktan vazgeçermiş gibi geliyor. Ama o sevginin sınırsız fedakarlık olmadığı kanısında: "Sevdiğiniz insan için fedakarlık yaparsınız. Zaten sevgi demek, paylaşım demek. Ama kimse kimseye 'Her şeyi bırak,' diye bir yaptırımda bulunamaz. Her şeyden vazgeçmek sevginin ispatı değildir. Benim önceden kurduğum bir hayatım var. Fedakarlık yapabilirim ama bu her şeyi bırakmam anlamına gelmez," diyor.

AT BİNİYOR, BAL MASKESİ YAPIYOR
Göz önünde olunca ve güzel olunca herkes bakım için ne yaptığını merak eder. Çocuk yaştan itibaren at binen oyuncu ayrıca yüzüyor ve pilates yapıyor. Günlük hayatta makyaj yapmıyor ve her gün cildini soda ve gül suyu ile yıkadığını anlatıyor. Maske yerine üzüm çekirdeği sürüyor. Haftada bir gün de bal maskesi yapıyor. Saf balı cildinde 15 dakika bekletip yıkıyor.

KİTABA ÇOK PARA HARCARIM
Tatil yapmayı, otantik yerler keşfetmeyi çok seviyor. Balat ve Galata İstanbul'da en sevdiği semtler. Bodrum, Gümüşlük'ün de Ateş için ayrı bir yeri var. Bu yaz erkek arkadaşı Buğra Toplusoy ile Yunan adalarını gezmişti. Simi adasından çok etkilendiğini söylüyor. Dubrovnik de en favori tatil destinasyonları arasındaymış. Tatile çok para harcamadığını söyleyen Ateş, "Kitaba çok para yatırırım. Sırf cildini beğendiğim için bile kitap alabilirim. Özellikle mesleğimle ilgili bütün kitapları alıyorum," diyor.